| Sen sadece hambugerini ye, içeceğini iç. Biz seni kısa sürede oraya götüreceğiz. | Open Subtitles | كُليّ شطيرتك وإشربي شرابك وسنأخذكِ لهم بالوقت المحدد |
| Eğer kalıp içeceğini bitirmek istiyorsan, lütfen kal. | Open Subtitles | إن اردت البقاء وإنهاء شرابك فافعل |
| Şimdi içeceğini bitir tatlım. | Open Subtitles | -قريبًا ، ليس قبل أن تتناولي شرابك عزيزتي |
| Tamam, annen içeceğini içsin. | Open Subtitles | حسناً, ماما تحتاج شرابها |
| İçeceğini üç kez geri gönderdi. | Open Subtitles | أعادت شرابها ثلاث مرات |
| Affedersin delikanlı. İçeceğini ödünç almalıyım. | Open Subtitles | اعذرني , ايها الطفل يجب ان استعير مشروبك |
| Tatlım, akşam üstü senin içeceğini gördüm. Tenis kulübündeki otomatın oradaydım. | Open Subtitles | يا عزيزي لقد رأيت مشروبك الخاص ظهر اليوم |
| Eğer içeceğini arıyorsan, oraya koydum. | Open Subtitles | إن كنت تبحثين عن شرابك فقد وضعته هناك |
| İçeceğini bitir ve Adrian'ı ahıra geri getir. Seninle orada buluşacağız. | Open Subtitles | أنهي شرابك وأحضري (أدريان) للحظيرة، سنتقابلكما هناك |
| Richard, Gavin'in yanında içeceğini başıboş bırakmadın, değil mi? | Open Subtitles | (ريتشارد), انت لم تترك شرابك بمفرده مع (جافين), أليس كذلك؟ |
| İçeceğini üç kez geri gönderdi. | Open Subtitles | أعادت شرابها ثلاث مرات |
| Anlaşılan birileri içeceğini kaybetmiş! | Open Subtitles | -يبدو أن هناك من أضاعت شرابها . |
| - Al bakalım içeceğini. | Open Subtitles | -إليك مشروبك |