Senin için mutlu olacağım, elimden gelirse. | Open Subtitles | حسناً، سأكون سعيدة من أجلك إذا أنا أستطعت |
Mutlu olmam mı. Tabi ki senin için mutlu olurum. | Open Subtitles | يمكن أن أكون سعيدة من أجلك بالطبع يمكنني أن أكون سعيدة من أجلك |
Benim birileriyle dostluk kurmamın sevindirici bir şey olması ve senin de benim için mutlu olman gerekirdi. | Open Subtitles | كان من المفترض كوني مساعدة جيداً و كنت من المفترض أن تكون سعيداً من اجلي |
Benim için mutlu ol. Benim kendi dairemde olmam iyi bir şey. | Open Subtitles | كن سعيداً لأجلي من الجيد أن يكون لديّ منزلي الخاصّ |
İyi bir haber ve benim için mutlu olacağına söz vermelisin. | Open Subtitles | إنها أخبار جيدة وعليكِ أن تعديني بأن تكوني سعيدة لأجلي |
İşler iyi gittiği için mutlu musun? | Open Subtitles | هل انت سعيد من تقلب الامور على هذا النحو ؟ |
İyileşeceğin için mutlu. | Open Subtitles | إنها سعيدة لأنك ستصبحين بخير حال |
Benimle dışarı çıktığın için mutlu musun ya da kız kardeşinin canını sıkmak için bir plan mı? | Open Subtitles | هل أنت سعيد حتى لأنك في موعد معي أم أن هذه مجرد خطة رائعة لإزعاج أختك؟ |
Danny, Augie ile geçirmen gereken zamanın bitmek üzere olduğu için mutlu olmalısın. | Open Subtitles | اذا داني لابد أنك سعيد لأنك قضيت وقتك المطلوب مع أوغي |
Olamaz ya bu, davayı çözdüğümüz için mutlu olan birinin yüzü değil. | Open Subtitles | اوه، لا هذا لايبدو كوجه رجل سعيد لأننا حللنا القضية |
Büyük ihtimalle seni görmek için can atıyordur çünkü o aptal küçük bebeği için mutlu. | Open Subtitles | ربما هي مشتاقة لؤريتك لانها سعيدة من اجل طفلها الغبي |
Kızım için mutlu olmalıyım, değil mi? | Open Subtitles | يفترض بي أن أكون سعيدة من أجل إبنتي, صحيح؟ |
Söylemeden önce, benim için mutlu olmaya ve endişelerini kendine saklamaya çalışacağına söz verir misin? | Open Subtitles | قبل أن أخبرك,ممكن أن تعديني بأن تحاولِ أن تكونِ سعيدة من أجلي وتحتفظِ بأى قلق لديكِ بداخلك؟ |
Benim için mutlu olmayacağını bilmeliydim. | Open Subtitles | كان يجب أن أعرف أنك لا يمكن أن تكون سعيداً من أجلي |
İkinizde benim arkadaşımsınız. Neden sizin için mutlu olmayayım? | Open Subtitles | كلاكما أصدقائي لم لا أكون سعيداً من أجلكما؟ |
"Lütfen benim için mutlu ol, her zaman senin için olacağım gibi. | Open Subtitles | أرجوك كن سعيداً من أجلي كما أنا دائماً من أجلك |
Bir kere bile benim için mutlu olamaz mısın? | Open Subtitles | هل يمكنك ان تكون سعيداً لأجلي مرة واحدة |
Benim için mutlu olmalisin. | Open Subtitles | أعتقد أنّ عليك أن تكون سعيداً لأجلي. |
Yani sadece benim için mutlu misiniz? | Open Subtitles | إذاً هل يمكنك أرجوك أن تكوني سعيدة لأجلي ؟ |
- esprilerine gülüyor, kahve getiriyor. - Belki onun için mutlu olmalısın. | Open Subtitles | ـ يضحكون لنكاتها يجلبون لها القهوة ـ ربما يجب ان تكون سعيد من اجلها |
Senin için mutlu oldum. | Open Subtitles | أعني أنني سعيدة لأنك تتحسن. |
Anneni sakatladığın için mutlu musun? Anne.. | Open Subtitles | هل أنت سعيد بجعل والدتك عاجزة؟ |
Sen kaşarın teki olduğun için mutlu bir ergenlik geçirdin. | Open Subtitles | لقد كنتي مراهقه سعيد لأنك كنتي امراه داعره |
Uppsala'ya gittiğimiz için mutlu değil misin? | Open Subtitles | هل أنت غير سعيد لأننا ذاهبون إلى (أوبسالا)؟ |
Ama bu güzel bir teklif ve dostlarımın benim için mutlu olması çok hoş olur. | Open Subtitles | وقد يكون من اللطيف إن كانوا اصدقائي سعداء من اجلي |
Yani sakın beni yanlış anlama. Annem öldüğü için mutlu falan değilim. | Open Subtitles | أعني ، لاتفهمي خطأ أنا لست سعيداً أن أمي ماتت |
Onun için mutlu olsan da olmasan da bu durum hakkında bir şeyler hissediyor olmalısın. | Open Subtitles | سواء كنتِ سعيدة له أم لا لديك مشاعر حول هذا الموضوع |
Belki de yeni güçlendirilmiş gerçeklik ve bilgisyar gerçekliği gibi harika yenilikler için mutlu olmaktansa, bu yenilikller de aynı dikkat yarışından etkilenecek, belki de bir milyar insanın cebinde zaten var olan bu dikkat yarışını düzeltebiliriz. | TED | وربما عوضًا عن الشعور بالحماس تجاه الواقع المدمَج الجديد والواقع الافتراضي وهذه الأشياء الجذابة التي قد تحدث، والتي ستكون عرضة لنفس السباق نحو جذب الاهتمام، إذا استطعنا معالجة سباق جذب الاهتمام حول الأشياء الموجودة بالفعل لدى مليارات الناس. |
Şimdi yaşadığın için mutlu musun? | Open Subtitles | الان ، هل انت سعيد انك تعيش ؟ |
Bizim için mutlu olduğunu söylemişti ve şimdi bizim için üzgün. | Open Subtitles | قــال بأنه كان سعيدا من أجلنــا و هو الآن حزين علينــا |