| Bazen işleri berbat ettiğim olmuştur. Ama bir daha olmayacak. | Open Subtitles | ربما أني حاولت جاهداً وقد أخفقت ،لكن ليس بعد الآن |
| Dinle Şef, uzun lafın kısası işleri berbat ettim. | Open Subtitles | إسمع , أيّها القائد , الموضوع باختصار أنّني قد أخفقت |
| İşleri berbat ettiğim için üzgünüm, evlat. | Open Subtitles | أنا آسف لقد افسدت الامور ،ايها الفتى. |
| Yine işleri berbat ederse, seni istediğin yere, ben kendim yerleştiririm. | Open Subtitles | بعد ذلك لو أخفق سوف أتولى الإنفاق عليكِ بنفسي وتسكينك على حسابي أي مكان تريدين |
| Evet, babam. Geçen gece işleri berbat etti. | Open Subtitles | نعم في الواقع فأبي أفسد الأمور قليلاً في تلك الليلة |
| İşleri berbat ettim. Bir kadının bakış açısına ihtiyacım var | Open Subtitles | لقد أفسدت الأمر وأحتاج إلى وجة نظر إمرأة |
| Onunla dalga geçtin, ismini işleri berbat etmekle eş anlamlı kullandın. | Open Subtitles | أنت تسخر منها و تستخدم إسمها كمرادف للتعبير عن إفساد الأمور |
| O bebek elimizdeki en iyi pediatrik cerrahı hak ediyordu ama işleri berbat ettiğin için orada değildin. | Open Subtitles | إستحق ذلك الطفل أفضل جرّاحي الأطفال الذين لدينا و لم نحظَ به لأنّكَ أخفقت |
| İşleri berbat edip seni incittiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | أنا في غاية الآسف أني أخفقت و ألحقت بك ضرا |
| Beatles gibi işleri berbat edip, İsa'dan büyük olduğunu mu söyledin? | Open Subtitles | أخفقت مثل فرقة "ذا بيتلز" وقلت أنك أفضل من الرب؟ |
| Bu kazancı etkileyecektir. İşleri berbat ettim. | Open Subtitles | هذا سيؤثر على الأرباح لقد أخفقت |
| İşleri berbat ettiğimi biliyorum ama söz veriyorum tekrar olmayacak. | Open Subtitles | أعلم لقد أخفقت هناك ... لكن أقسم أنه لن يحدث مجددا |
| Biliyorum işleri berbat ettim ama gerçekten bunun üstesinden gelmem gerekiyor beni affetmenizi ve arkadaşlarımı özgür bırakacak gücü vermenizi istiyorum. | Open Subtitles | أعرف حقا لقد افسدت الامور... ... ولكن أنا فعلا بحاجة ليأتي من خلال على هذا واحد... ... وأنا أريد أن أطلب منك أن المرجو إعطاء لي القوة للافراج عن أصدقائي. |
| Biliyorum işleri berbat ettim ama gerçekten bunun üstesinden gelmem gerekiyor beni affetmenizi ve arkadaşlarımı özgür bırakacak gücü vermenizi istiyorum. | Open Subtitles | أعرف حقا لقد افسدت الامور... ... ولكن أنا فعلا بحاجة ليأتي من خلال على هذا واحد... ... وأنا أريد أن أطلب منك أن المرجو إعطاء لي القوة للافراج عن أصدقائي. |
| Yine işleri berbat ederse, seni istediğin yere... ben kendim yerleştiririm. | Open Subtitles | بعد ذلك لو أخفق سوف أتولى الإنفاق عليكِ بنفسي وتسكينك على حسابي أي مكان تريدين |
| İşleri berbat eden bir ajanı kurtardığını hatırlıyorum. | Open Subtitles | أتذكرك عندما كنت تخفي أمر عميل أخر كان أخفق |
| Ve işleri berbat etmeyi asla istemem. | Open Subtitles | وأنا لا أريد أبدا أن أفسد الأمور |
| İşleri berbat etmek istemiyorum da ondan. | Open Subtitles | لأنّي لا أريد أن أفسد الأمور. |
| Birçok farklı şekilde işleri berbat ettiğimi biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أني أفسدت الأمر بطرق مختلفة |
| - Luc.. İşleri berbat ettim. | Open Subtitles | لوك لقد أفسدت الأمر |