| Anne, oturma odasında seninle konuşmak isteyen iki adam var. | Open Subtitles | أمي ، هناك رجلان في صالة الإستقبال يريدون الكلام معك |
| Açıkçası, "köpekleriyle birlikte yaşayan iki adam" olayı hiç bana göre değil. | Open Subtitles | بصراحة رجلان يقيمان سوية مع كلب صغير إنه ليس نمط حياة صحيح |
| Kendimi öldürdüm çünkü etrafta beni hırpalamak isteyen iki adam var. | Open Subtitles | لقد أعلنت موتي الزائف لأن هناك رجلان يريدان ضربي حتى يقتلاني |
| Birbiriyle ilgisi olmayan iki adam birer ay arayla küvette boğulmuş bulundu. | Open Subtitles | رجلين بدون صلة واضحة وجدا غارقين في مغطسيهما بفارق شهر كامل بالضبط |
| Yani bir hafta sonunda Bennett'tan daha iyi iki adam buldun. | Open Subtitles | إذاً في عطلة نهاية أسبوع واحدة وجدتِ رجلين أفضل من بينيت |
| İki adam ikisi de diğerini öldürmek istemiyor, ama sadece biri yaşayabilir. | Open Subtitles | رجلان لا احد بينهما ينوي قتل التاني ولكن واحد منهم فقط سيحيى |
| İki adam, aynı senin dediğin gibi adamı öldürmeye hazırlanıyorlardı. | Open Subtitles | لم تواجهني مشاكل البارحة، رجلان ينتظرون لقتل رجل، كما قلتَ |
| Nakliye şirketinden olduğunu iddia eden iki adam heykeli almaya çalışmış. | Open Subtitles | رجلان من شركة النقل يدّعيان أنّه كان هناك من يحاول إعتراضهما. |
| İki adam asla konuşmadılar. Açlık midelerini kemirdi. | Open Subtitles | رجلان يتمشيان ولايتكلّمان قضم الجوع عظامهما |
| Şu kayalıklara iki adam yerleştirsen bütün ekibi paramparça eder. | Open Subtitles | بإمكان أي رجلان عند تلك الحافة أن يمزقوا طواقم العربات إرباً |
| İçeride iki adam var... Biri direksiyonda, diğerinde makinalı tüfek var. | Open Subtitles | سيكون بها رجلان , واحد على عجلة القيادة و الآخر بمدفع فى ركنها |
| Bu şehirde bu iftirayı atabilecek sadece iki adam var: | Open Subtitles | لا يوجد سوي رجلان يمكن أن يكونا مسئولانعنهذاالتشويه: |
| Bir dağın zirvesinde iki adam ve bir kadın varsa, bu sorun yaratır. | Open Subtitles | حيث يوجد رجلان وأمرأة واحدة على قمة الجبل ,هناك مشكلة. |
| İki adam zorla karşı komşumun dairesine girdi ve galiba onlardan birini tanıdım. | Open Subtitles | لقد قام رجلين بإقتحام شقة جاري الواقعة قبلة شقتي أعتقد أنني أميز أحدهم |
| Şimdi, Ben burada ilk TED'de iken Bu fotografı gösterdim: Büyük Ağabey'lerden iki adam, El Dorado'dan kurtulmuş olan sonraki nesillerden. | TED | عندما كنت هنا أول مرة في TED لقد عرضت هذه الصورة -- رجلين من الأخوة المسنين هم أحفاد الناجين من الـ:Eldorado |
| Bu durumda şüphesiz bu iki adam arasındaki mücadele sonuçlanması gerektiği gibi olmuştu. | Open Subtitles | فى هذا الموقف ,فانا لدىً شك بسيط بان المنافسة الشخصية بين رجلين انتهت بالكاد بالأخفاق فى النهاية. |
| Teğmen Schaeffer, iki adam alın ve Laramie kalesine gidin, çabuk olun. | Open Subtitles | ملازم شيفر، خذ رجلين الى فورت لارامي. بسرعة |
| İki adam dev ve tüylü bir yaratıktan bahsediyordu. | Open Subtitles | كان هناك شخصان يتكلمان عن حيوان ضخم مكسو بالفرو |
| Sonunda, her iki adam da ölçülülük yolundan sapmanın sonuçlarını pahayla ödedi, İcarus canı ile, Daedalus pişmanlığı ile. | TED | وفي النهاية، دفع كلا الرجلين ثمنًا باهظًا لانحرافهما عن طريق الإعتدال، فكانت حياة إيكاروس ثمنًا لذلك ودايدالوس بندمه. |
| Arabadaki iki adam seni başka bir adrese bırakmamı söyledi. | Open Subtitles | الرجلان في تلك السيارة إقترحت أنا أنزلك في العنوان الآخر. |
| Şimdi, kalan diğer iki adam hakkında da kayıp ihbarı var. | Open Subtitles | الآن, يوجد شكاوي لأشخاص مفقودة قدمت باسم اثنين من الرجال المتبقية. |
| Arabanın getirilmesini söyledim.. ...şafakta iki adam burayı terk edebilir. | Open Subtitles | لقد قيل لي لأجلب العربة هنا في الفجر لكي يغادر هذين الرجلين |
| Julia, işte sana anlattığım iki adam şunlar. | Open Subtitles | جوليا ، ها هما الرجلين الذين حدثتك عنهما |
| - Gün boyunca iki adam öne, iki arkaya ve kanatlara da ikişer adam istiyorum. | Open Subtitles | خلال النهار، أريد رجلين امام الطابور ورجلان في الخلف واثنين في كل الجناح |
| Birden bu iki adam ortaya çıktı, | Open Subtitles | هؤلاء الرجلين جاءا فوق مِنْ ليس في أي مكان، |
| İki adam öldü, birine sen sebep oldun. | Open Subtitles | لقد تسببت في مقتل رجليْن ،أحدهما قتلته بنفسك و (شادويك) ما يزال قابعاً في أرضه |
| İki adam, takma isimler, sahte kimlikler. | Open Subtitles | شابان يستخدمان بطاقات هوية مزيفة , و أسماء مستعارة متعددة |
| Bizim gibi Tanrı korkusu olan iki adam nasıl oldu da şeker imalathanesine düştü? | Open Subtitles | كيف إنتهى الأمر برجلين يخافان الله في أن يكونا في منزل السُكر ؟ |
| Marina'daki o iki adam beni bayıltıp onu kaçırdı. | Open Subtitles | ،ذانك الرجلين من المرسى .لقد باغتاني واختطفاها |
| Annem ve ben, cimnastik dersimden geliyorduk, ve o iki adam bize saldırdı. | Open Subtitles | كنت وأمي نأتي للبيت بعد درسي في الجمباز. وهذين الرجلين قد سرقانا. |