Pencereye bir lamba koyacağım... tünemek için eve döndüğünde arayacağım ilk kişi siz olacaksınız. | Open Subtitles | سأضع مصباحاً عند النافذة وستكون أول من أتصل به عند عودتها إلى المنزل. |
Zamanı geldiğinde bunu öğrenecek ilk kişi siz olacaksınız. | Open Subtitles | ستكون أول من يعرف عندما يقرر أن هناك اتفاق |
Eğer onu öldürürlerse, bundan azap duyan ilk kişi siz olacaksınız. | Open Subtitles | ستكون أول من يشعر بالسوء إذا أُعدم |
Öyle olsaydı, öğrenecek ilk kişi siz olurdunuz, değil mi? | Open Subtitles | حسنًا، لو كان لكنت أول من يعرف، صحيح؟ |
Bunu söyleyen ilk kişi siz değilsiniz. | Open Subtitles | لستِ أول من يشير إلى ذلك |
Fakat, hım, birileri olduğunda... duyan ilk kişi siz olacaksınız. | Open Subtitles | ستكونون أول من يعلم |
Bunu düşünen ilk kişi siz değilsiniz, Bay Matheson. | Open Subtitles | (لسـت أول من يفكر فيـه سيد (ماثيسـون |