| Gidip bu işe bir son vermesi daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننته قد يكون من الأفضل لو ذهب إلى هناك وأنهى الأمر, ماذا يمكنه أن يكتشف؟ |
| Bu talep senden gelirse daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | كنت اعتقد انه من الأفضل لو كنتي أنتِ طلبتي ذلك من تلقاء نفسك |
| Daha kötü bir şekilde öğrenmesindense senden öğrenmesi daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | أعتقد أنه من الأفضل أن تعرف هذا منك قبل أن تعرف لوحدها وتصدم |
| Ücra bir yerde buluşursak daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | إعتقدت أنه من الأفضل أن نلتقي بمكان بعيداً عن الأنظار |
| Yine de buna hazır olsak iyi olur diye düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر بأننى ربما يجب أن أكون مُستعدة |
| Sen öldüğün zaman, sana ait bir şeyin bende olması iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه سيكون من الرائع أن أمتلك شيئاً يخصك عندما تموت |
| Hem kenarda köşede yüklü bir miktar paramız da olduğuna göre değişiklik olsun diye, ailecek tatile çıkıp başkaları için endişelenmeyi bırakmamız iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | أريد تعلم فن عدم القيام بشيئ وبما أنه لدينا بعض المال المحفوظ جانبا اكتشفت أنه من الرائع |
| Bara taşınsam daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | إعتقدتُ بأنه قد يكون من الأفضل إذا إنتقلتُ للحانة |
| Birimiz fazladan birkaç saat uyusak iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | اعتقدت أنّ من الأفضل لو حصل أحدنا على ساعات نوم إضافية. |
| Bunu ilk benden duyman daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | واعتقدت بأنه من الأفضل لو سمعت الأمر مني أولاً |
| Şey, o işle bir başka arkadaş ilgilense daha iyi olur diye düşünüyorum. | Open Subtitles | حسناً، كنت أفكر أنه سيكون من الأفضل لو ربما واحد منـّا فقط تعامل معه |
| Ortaklıkların kadın-erkek olması daha iyi olur diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أظن بأنهُ من الأفضل لو كان الشركاء ذكور وأناث |
| Bağışlayın Hanımefendileri, kendim gelmem daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | أعذريني جلالتكِ لقد ظننت أنه من الأفضل أن آتي شخصياً |
| Bunun bir kaza olduğunu bilirlerse... ikimiz için de daha iyi olur diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنه من الأفضل لكلينا أن نقول أن هذا كان حادثاً |
| Evet, yüz yüze söylesem daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | نعم ، اعتقدت أنه من الأفضل أن أخبركم شخصياً |
| Yine de buna hazır olsak iyi olur diye düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر بأننى ربما يجب أن أكون مُستعدة |
| Arasıra birisi onu kontrol ederse iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه سيكون من الرائع اذا قام شخص للإطمئنان عليها من حينً لأخر |
| konuşmamız iyi olur diye düşündüm anlıyormusun biliyor musunu? | Open Subtitles | وأعتقد أنه سيكون من الرائع بالنسبة لنا لمجرد الحصول للحديث، أوو تعلم؟ - أنت تعرف، |
| - Bize eşlik edecek birileri olsa iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | فقط اعتقدت أنه من الرائع الحصول على بعض الرفقه. |
| Sana sürpriz yapmak iyi olur diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | اعتقدتُ أنه من الرائع مفاجأتك. |
| Bir yumurtanın içindeki kimyasallardan duyarsan daha iyi olur diye düşündük. | Open Subtitles | كنا نظن أنه سيكون من الأفضل إذا سمعت الخبر من مواد كيميائية في بيضه |
| Dört sene önce olan olaydan dolayı daha yaptırmadıysan test yaptırsan iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ! نظراً للحادثةِ التي جرت منذُ أربعةِ أعوام أظنُّ أنّ من الواجبِ أن تخضعَ للفحصِ أيضاً |