| Yalnız başına gitmesine izin vererek onu korumuş olmuyorsun! | Open Subtitles | أنت لا تحميها بتركها تغادر بمفردها |
| Will'in, gece yalnız başına ormana gitmesine izin vererek sözünü tutmadığını düşündü. | Open Subtitles | شعر أنّ (ويل) خان ثقته، بتركها تذهب لوحدها للغابة ليلاً. |
| Dayak yememe izin vererek mi? | Open Subtitles | بجعلي أتعرض للضرب؟ |
| Öldüğünü düşünmeme izin vererek mi? | Open Subtitles | بجعلي اعتقد انه مات ؟ |
| Onlara izin vererek, halkının kanını yere akıttın! | Open Subtitles | و بسماحك لهم بدخول منزلك فقد سفكت دماء قومك |
| Lütfen... senin çocuğun, ailen, arkadaşların için iyi olmanı sağlamasına izin vererek, | Open Subtitles | رجاءً شرفي حياة بيث بسماحك لها بجعلك تتحسنين |
| Fasulyeye sapının uzamasına izin vererek yardım eder. | Open Subtitles | انها تساعد الفول عن طريق السماح لها أن يكبر ساق لها. |
| Yine de bir kafese tırmanıp dayaktan canını çıkarmaların izin vererek de yapabilirdin. | Open Subtitles | أظنن أنك تكفر عن ذلك عن بصعودك للحلبة والسماح لنفسك بتلقي الضربات حتى النخاع |
| Bence Betsey'e en çok gitmesine izin vererek yardım edebilirsin. | Open Subtitles | - اعتقد انكِ ستساعدين بيتسي بتركها ترحل |
| Dengesiz bir ajanın saha işini yapmasına izin vererek mi? | Open Subtitles | بسماحك لعميل غير متزن بالعمل الميداني؟ |
| Kalmama izin vererek ne kadar yardımcı olduğunu anlatamam. | Open Subtitles | حسنٌ، لا يسعني إخبارك عن قدر مساعدتك لي... بسماحك لي بالمكوث هنا |
| Ama olduğumuz yere sizin gibi beş para etmez hergelelerin takılmalarına izin vererek mi geldiğimizi sanıyorsun? | Open Subtitles | ولكن أتعتقد أننا وصلنا إلى ما نحن عليه عن طريق السماح لأحمق مُهاجر بإختيارنا وفرد عضلاته علينا؟ |
| Bir kafese tırmanıp seni dövmelerine izin vererek bunu telafi edebileceğini mi sandın? | Open Subtitles | أظنن أنك تكفر عن ذلك عن بصعودك للحلبة والسماح لنفسك بتلقي الضربات حتى النخاع |