| Sanırım caddenin karşısında bir kırtasiye açmak istiyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنك تريد القرطاسية في الجهة المقابلة |
| Eğer Katie yalnızsa, mobilya, kırtasiye veya ev tekstilcilerinin olduğu tarafa doğru gitmiştir. | Open Subtitles | ان كانت كايتي لوحدها المتاجر الوحيدة في الفراغ المحيط التي قد تذهب اليهم مشيا سيكونوا الاثاث القرطاسية او متاجر الاسرة |
| kırtasiye malzemeleri, kumaş, elektronik aletler almaya gidin bu günlerde tüm mağazalarda çocuklarının göz hizasında abur cuburlar bulunduğunu göreceksiniz. | Open Subtitles | إذهب لشراء لوازم القرطاسية ،الإلكترونيات كل متجر هذه الأيام لديه طعام قمامي أمام أعين أطفالك |
| Biliyor musun, düşünüyordum ki, belki, kazan konusundaki kırtasiye işini hızlandırabiliriz. | Open Subtitles | كنت أفكر ربما نسرع في الأعمال الرسمية لحادثتك |
| Ayinden sonra gerekli kırtasiye işlerini hallederiz. | Open Subtitles | بإمكاننا أن نحضر المعاملات الرسمية بعد القداس |
| Altıncı işim Birleşik Devletler Ordusu'nun kırtasiye temin departmanındaydı. | Open Subtitles | وظيفتي السادسة كانت لدى الجيش الأمريكي في قسم المستلزمات المكتبية |
| kırtasiye malzemelerini paylaşmak çıkar sayılır mı? | Open Subtitles | هل مشاركة الأدوات المكتبية تُعتبر مصلحةً؟ |
| Dediğim gibi, ben kırtasiye malzemesi yapmam ama bu adam bana nakit olarak 20,000 dolar para ödedi. | Open Subtitles | كما قلت لا أفعل دعوات لحفلة عادة ولكن الرجل دفع 20 ألف من أجل الدعوات |
| Son 5 yıldır, bu kağıtlardan yapılan defterleri ABD ve koalisyon idarelerinin kırtasiye tedariklerinin içine karıştırıyorum. | TED | لذلك، لمدة سنوات ٥ الماضية، قمت بأخذ أكوام من الورق وطن من هذا، وتهريبها إلى لوازم القرطاسية للولايات المتحدة وحكومات التحالف. |
| Ayrıca o kırtasiye yakın bir arkadaşa verilecek uygun bir hediye olmasına rağmen- | Open Subtitles | "أنا عازب أنا محامى، "وعلى الرغم من أنني أشعر "أن القرطاسية هو هدية مناسبة |
| Buradan kırtasiye malzemeleri satan bir yere gideceğiz. | Open Subtitles | سنذهب إلى محل القرطاسية تالياً |
| Tam olarak, kırtasiye malzemeleri dolabının. | Open Subtitles | على وجه التحديد، خزانة القرطاسية. |
| Sizin sektörde aşırı kırtasiye işi deniyor sanırım. | Open Subtitles | أظن ما تطلقون عليها الأمتثال الصارم للقواعد الرسمية. |
| Bütün kırtasiye dükkanlarını soyduğundan beri kurtarıcı hediyesi kırtasiye malzemeleri oldu. | Open Subtitles | هذه هدية منطقية كونها طُردت من متجر الأدوات المكتبية لسرقتها كل الأدوات المكتبية |
| Ayrıca kırtasiye masrafı 1.09$." | Open Subtitles | أيضاً، 1.09 دولار من أجل" " الأدوات المكتبية |
| Ben sanat yapıyorum, kırtasiye malzemeleri değil. | Open Subtitles | أعمل فنـاً... لا دعوات لحفلة |