| Seni kaçırdıklarını öğrendiklerinde çok kızacaklar. | Open Subtitles | كم سيغضبون حينما يعرفون بأنهم فوّتوا قدومك |
| - Otmar ve Fritz Walter. - Neyse, çok kızacaklar... | Open Subtitles | (أوتمار) و (فريتز والتر) - مهما يكون، سيغضبون عليك - |
| Bana kızacaklar mı merak ediyorum. Alessandra o kadar kırıcı olmadığını söyledi. | Open Subtitles | اتسائل فيما إذا كانوا سيغضبون مني |
| Her şeye çok kızacaklar ama olsun. | Open Subtitles | سوف يكونون غاضبين بشأن كل شيء، |
| Çok kızacaklar eğer... | Open Subtitles | سيكونون غاضبين جدا إذا وصلوا . . |
| Earl, sakın söyleme. Lütfen. Çok kızacaklar. | Open Subtitles | أوه ياإلهي إيرل لاتخبرهم بالحقيقة سوف يغضبون مني كثيرا |
| Hayır, kızacaklar | Open Subtitles | لا ، فانهم سيغضبون |
| Bana çok kızacaklar. | Open Subtitles | إنهم سيغضبون مني |
| Ama çok kızacaklar. | Open Subtitles | ولكنهم سيغضبون جداً |
| kızacaklar | Open Subtitles | -لو أخذناها سيغضبون |
| Çok kızacaklar. | Open Subtitles | سيغضبون جداً |
| Bana çok kızacaklar. | Open Subtitles | سيغضبون علي |
| Çok kızacaklar. | Open Subtitles | سيغضبون جداً |
| Buna çok...kızacaklar. | Open Subtitles | سيكونون غاضبين للغاية |
| TED konferansına çok kızacaklar. | Open Subtitles | سوف يكونون غاضبين بشأن مؤتمر (تيد). |
| Mektuplarını teslim almadıklarını öğrenince çok kızacaklar. | Open Subtitles | سوف يغضبون عندما يعلمون بأنهم لم يحصلوا على رسائلهم. |
| Dostum, malın sadece yarısını geri gönderdiğimizi öğrendiklerinde çok kızacaklar. | Open Subtitles | سوف يغضبون إننا فقط أرسلنا لهم نصف البضاعة |