| Gözaltına alınmanız için resmi bir özür alacaksınız ama bu arada umarım samimi pişmanlıklarımı kabul edersiniz. | Open Subtitles | سوف يصلك إعتذار رسمي لإحتجازكِ هنا ، ولكن في هذا الوقت فأنا آمل أن تقبلي إعتذاري الشخصي |
| Umuyorum yardıma ihtiyaç duyduğunuz bu dönemde teklifimizi kabul edersiniz. | Open Subtitles | وأرجو أن تقبلي مسـاعدتي لك في هذا الوقت الصعب |
| Umarım bu yardıma muhtaç, zor döneminizde, teklifimizi kabul edersiniz. | Open Subtitles | وأرجو أن تقبلي مسـاعدتي لك في هذا الوقت الصعب |
| Ve bence eğer müvekkilinizin iyiliğini istiyorsanız teklifimi kabul edersiniz. | Open Subtitles | وفي رأيي، إذا كنت تود أن تفعل شيئا في مصلحة موكلك فيجب أن تقبله |
| Sadece "Önerimi kabul edin" demiyor. Dediği şu: "Ya kabul edersiniz ya da..." | Open Subtitles | أنه لايقول اقبلوا بعرضي فقط أنه يقول اقبلوه والأ سوف |
| Dünkü ziyaretimdeki halim için umarım özürlerimi kabul edersiniz. | Open Subtitles | ... زيارتي لك بالأمس كانت مزعجه اتمنى ان تقبلي اعتذاري |
| Umarım özürlerimizi kabul edersiniz, yoldaş. | Open Subtitles | أتمنى أن تقبلي إعتذارنا أيتها الرفيقة. |
| Umarım özrümü kabul edersiniz. Camelot'da misafirlerimizi öldürmeye çalışmayız genelde. | Open Subtitles | أرجو أنْ تقبلي اعتذاري فنحن لا نحاول عادة قتل ضيوفنا في "كاميلوت" |
| Bayan Deborah, umarım kabul edersiniz. | Open Subtitles | آنسة ديبرا,أرجو أن تقبلي به |
| Umarım özrümü kabul edersiniz. | Open Subtitles | وآمل أن تقبلي إعتذاري |
| Umarım özrümü kabul edersiniz. | Open Subtitles | I ـ أأمل ان تقبلي اعتذاري. |
| kabul edersiniz ya da etmezsiniz. | Open Subtitles | يمكنك أن تقبله أو ترفضه |
| kabul edersiniz ya da etmezsiniz. | Open Subtitles | يمكنك أن تقبله أو ترفضه |
| Elimizde koz olmazsa, o zaman teklifi kabul edersiniz. | Open Subtitles | إن لم نحصل على نفوذ حينها, اقبلوا العرض |