| bana bir şişede bizin güzel gerçekliğimizden kalan bir miktar esansı verdi. | Open Subtitles | أعطانى حقيبة بها ما تبقى من روح عالمنا الجميل |
| Biliyorum, hava pek iyi sayılmaz ama kalan bir tek bu var. | Open Subtitles | أعلم بأن الهواء ليس كافي ولكن هذا هو كلّ ما تبقى |
| Bill, senden geriye kalan bir şey varsa dinle! | Open Subtitles | بيل، إذا كان هناك ما تبقى منكى هناك، استمعى |
| - Bu, Sovyet döneminden kalan bir çeşit terk edilmiş tesis olmalı. | Open Subtitles | هذا يبدو كالمرافق المهجورة من مخلفات الحقبة السوفيتية |
| - Evet. Şikago'da yarım kalan bir mevzu varmış meğer. | Open Subtitles | -أجل، اتضح أنه لدي عمل غير منتهي بـ "شيكاغو " |
| Elimde kalan bir tek Rose var. Onunla da aramız çok kötü. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي إحتفظت به هو روز أنا أعاني في التعامل معها |
| Bu nedenle elimizde kalan bir tek bu, Jack ! | Open Subtitles | -تلك القمامة ستحملك إلى الوطن حسنا لأنها هي كل ما تبقى لنا يا جاك |
| Sonunda sağ kalan bir grup ufak bir kulübe de kaldılar. | Open Subtitles | ...و فى النهايه ما تبقى من الهنود تجمعوا داخل هذا الكوخ الصغير أرادوا الأستسلام |
| Çünkü buradaki kadının hayatından arta kalan, bir prize takılı fişten güç alan bir makineye bağlı. | Open Subtitles | ...لأن ...ما تبقى من الحياة يعتمد على آلة ...مزودة بالطاقة من قبل حبل |
| Ona kalan bir tek siz varsınız. | Open Subtitles | انت كل ما تبقى له |
| Bize kalan bir tek bu. | Open Subtitles | هذا كل ما تبقى لنا.. |
| Köyümüzden kalan bir tek bizleriz. | Open Subtitles | نحن كل ما تبقى من قريتنا. |
| Bana kalan bir tek beynim var. | Open Subtitles | كل ما تبقى لي هو دماغي |
| Gördüğüm zaman, inşaattan kalan bir çöp yığını olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | وانها، أه ـ ـ ـ وعندما رأيت ذلك اعتقدت انها كانت مجرد ركام من مخلفات البناء |
| Bağımsızlık Günü havai fişek gösterisinden arta kalan bir roket silahıyla. | Open Subtitles | إنه مدفع صواريخ حصلت عليه من مخلفات عرض الألعاب النارية لعيد الاستقلال |
| Ama yarım kalan bir işim var. | Open Subtitles | لكن لدي عمل غير منتهي هنا |
| Şikago'da yarım kalan bir mevzu varmış meğer. | Open Subtitles | "اتضح أنه لدي عمل غير منتهي بـ "شيكاغو |
| Çünkü burada yarım kalan bir işim vardı. | Open Subtitles | - لأن لدي عمل غير مكتمل هنا - |
| Elimde kalan bir tek Rose var. Onunla da aramız çok kötü. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي إحتفظت به هو روز أنا أعاني في التعامل معها |