| Aslında seni bulan bizleriz, tıpkı planladığımız gibi. Anlamıyorum. Rowan kayıptı. | Open Subtitles | كما كنا نريد أن نفعل ...أنا لا أفهم، رولن كانت مفقودة |
| Aylarca uğraştım ve sonu harika bitti bi parça kayıptı ama | Open Subtitles | لقد عملت على ذلك لشهور وفي النهاية كان ذلك جميلاً جداً إلا أن كان هناك قطعة مفقودة |
| Merkeze gidiyorlardı çünkü tanıdıkları birileri kayıptı. | Open Subtitles | . . متجهون إلى منتصف المدينة متجهون إلى منتصف المدينة لأن هناك من يعرفونه مفقود |
| Bu kapı kilitliydi efendim, ve daha da önemlisi anahtarı kayıptı. | Open Subtitles | كان هذا الباب موصداً عن آخره سيدي بالإضافة إلى أن المفتاح كان مفقوداً |
| Onun ölümü gerekli bir kayıptı. Yakında yeni bir çırağım olacak. | Open Subtitles | موته كانت خسارة ضرورية التي كان ستضمن لنا نصرنا وقريباً سيكون عندي مبتدئ جديد |
| Oğlunuz beş aydır kayıptı. Kimliği belirsiz bir serseri ile birlikteydi. | Open Subtitles | لقد كان ابنك مفقودا لمدة خمس شهور، وبمعظم ذلك الوقت كان برفقة أحد الهائمين الغير مسجلين |
| İki haftadır kayıptı ve cesedi bir şehir atık su arıtma tesisinde bulundu. | Open Subtitles | كانت مفقودة لأسبوعين عندما تمّ إيجاد جثتها في منشأة نفايات المقاطعة. |
| Ölüm nedeni boğulma fakat ölmeden önce çok kan kaybetmiş ve kemiklerinden bazıları da kayıptı. | Open Subtitles | سبب الوفاة كان الغرق ، لكنه فقد الكثير من الدماء بالإضافة لأن بعض عظامه مفقودة |
| Beş kompresör kanatçığı kırıktı ve sekiz değişken kılavuz kanat kayıptı. | Open Subtitles | خمسة شفرات للضغط كُسرَت وثمانية مراوح مفقودة. |
| Kadının ruju kayıptı bu yüzden cinayeti aynı adamın işlediğine oldukça eminiz. | Open Subtitles | .. أحمر الشفاه الخاص بها كان مفقود لذا , كنا متأكدين جداً من أنه القاتل ذاته |
| Bir hiçlikte bulunan bu küçük dünya şu ana kadar kayıptı ve unutulmuştu. | Open Subtitles | هذا العالمِ الصَغيرِ في مكان مجهولِ منَسى و مفقود الى الآن |
| Sayın jüri üyeleri, arabanın bu bölümü kayıptı. | Open Subtitles | هذاالجزء،السيداتوالسادةالمحلفين... كان مفقود من السيارة المحطمة |
| Bütün hafta kayıptı ve sonra ıssız bir yerde ortaya çıktı! | Open Subtitles | كان مفقوداً طوال الأسبوع ثم ظهر فى مكان مجهول |
| 80 yıIdır kayıptı, ama birden bir parçası bizimkilerin arasından çıkıyor. | Open Subtitles | كان مفقوداً منذُ 80 سنة. ولكن فجأة هناك جزء منه في الصحف اليومية لدينا. |
| Tek bir şey kayıptı, ama o da sahip olduğu en değerli tabloydu. | Open Subtitles | شيء واحد كان مفقوداً و هي أغلى لوحة يمتلكها |
| Onun ölümü gerekli bir kayıptı. Yakında yeni bir öğrencim olacak... | Open Subtitles | موته كانت خسارة ضرورية التي كان ستضمن لنا نصرنا وقريباً سيكون عندي مبتدئ جديد |
| Bu bütün cemaat için büyük bir kayıptı, bu kilise 200 yıllıktı. | Open Subtitles | كان خسارة كبيرة ليس فقط بالنسبة لنا شخصيا، ولكن، حقا، للمجتمع بأكمله. هذه الكنيسة كان يقف حوالي 200 عاما. |
| - Ben çaldı demedim. Para kayıptı ve tam ona ödediğim kadardı. | Open Subtitles | انا بحثت فى الدرج ,ورأيت ان هناك مبلغا مفقودا و هو نفس المبلغ الذى كانت ستحصل عليه |
| Bobby kayıptı, ama asla ölü olduğu düşünülmedi. | Open Subtitles | كان بوبى مفقودا ولكن لم يفترض أبدا أنه ميت |
| Binlerce yıldır kayıptı, ama çocuk işçilerimiz tarafından günyüzüne çıkarıldı. | Open Subtitles | ضاع مدة ألف سنة و عثر عليه مؤخراً بأفضل عمالة أطفال ضربت بالسياط |
| Ve tahmin edin ne olmuştu? Güvenlik kamerası kayıtları kayıptı. | Open Subtitles | وأحزروا, كل اللقطات من كاميرات المراقبة أختفت |
| Cesetlerin yanında bulduğumuz silahtan çıkan kurşun kayıptı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتتذكّر الرصاصة المفقودة من المُسدّس الذي وجدناه بالقرب من الجثث؟ |
| Gretchen 12 yıldır kayıptı. | Open Subtitles | جريتشين كانت مفقوده منذ 12 عاما |
| Ev dağıtılmıştı ve eşiyle, çocuğu kayıptı. | Open Subtitles | كان مرميا, وابنه وزوجته مفقودين |
| Kızım kayıptı. | Open Subtitles | كيف يمكنني مساعدتك؟ وابنتي في عداد المفقودين |