| Umudumu kaybetmedim. Yeni bir strateji bulmak için zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لم أفقد الأمل , لكن أحتاج وقت لأعمل على إستراتيجية جديدة |
| Ama büyüdüğümde diğerlerinden farklı olarak bu yeteneğimi hiç kaybetmedim. | Open Subtitles | ولكن على عكس الأخرون عندما كبرت لم أفقد تلك الخاصية |
| Savaşı arabanın arka koltuğunda ölmek için kaybetmedim. | Open Subtitles | لم أخسر الحرب لأموت في المقعد الخلفي لسيارة |
| Para kaybetmedim gerçekte, çaldım. Karısı ile yattıktan sonra. | Open Subtitles | لم أخسر المال حقاً ، لقد سرقته هذابعدأن عاشرتزوجته. |
| Ben sevdiğim insanı kaybetmedim. | Open Subtitles | لم افقد الانسان الذى احبه, لدى ثلاث اصدقاء جدد |
| Hiç savaş oyunu kaybetmedim, ve şimdi kaybetmeye başlamayacağım. | Open Subtitles | انا لم اخسر اى حرب وانا على وشك البدء الان |
| Çok yetenekli bir taktikçi ama daha tek taş bile kaybetmedim. | Open Subtitles | انه ماهر بالتكتيكات وخبير جدا لكني حتى الآن لم أفقد قطعة واحدة |
| Ama şapkamı kaybetmedim. Sadece tabancamı kaybettim ama tekrar buldum. | Open Subtitles | أنا لم أفقد عقلى فقدت مسدسى,لكننى استعدته |
| Geçirdigimiz onca zor zamandan sonra ben de sana olan inancimi kaybetmedim. | Open Subtitles | وحتى رغم مُررونا بأوقات عصيبة، لم أفقد الثقة فينا |
| - Eğer bu doğruysa, ben neden kontrolümü kaybetmedim? | Open Subtitles | لو أن هذا صحيح، لماذا لم أفقد أنا سيطرتي؟ |
| Bazı güzel kısaltmalar yaptım ve ihtiyacım olan hiçbirşeyi kaybetmedim. | Open Subtitles | ألغيت بعض الأمور ولم أفقد شيئاً ضرورياً. |
| Doğru. İlk kez kaybetmedim. - Bu arada sen ne yaptın? | Open Subtitles | هذا صحيح ، لم أخسر ولو لمرّة ماذا كنت تفعل أنت بالتحديد ؟ |
| Sadece maç hakkındaki iddiayı kaybetmedim, bütün yan iddiaları da kaybettim. | Open Subtitles | أنا لم أخسر اللعبة فقط َفقدت كل رهان أعتمد عليه |
| Bu zamana kadar hiç dava kaybetmedim ve karşıma hep zorlu avukatlar çıktı. | Open Subtitles | لم أخسر قضيّة أبداً, ونادراً ما أواجه محامي خصم.. ممن يبدون أدنى قدر من التحدّي.. |
| 100'den fazla sokaklarda kavga yaptım ve hiç kaybetmedim. | Open Subtitles | ولقد ربحت أكثر من مئة قتال في الشارع ولم أخسر في ذلك قط |
| 18 yıllık savaş hayatımda hiç kaybetmedim. | Open Subtitles | بعد ثمانية عشرة عاماً من الحروب لم أخسر أبداً |
| Hayır, kahrolası aklımı kaybetmedim. Arkadaşımı kaybettim... çok iyi bir arkadaşımı... bir sürü kahrolası Türk yüzünden, tamam mı? | Open Subtitles | لا، لم افقد عقلي لقد فقدت أحد افضل رجالي بسبب هؤلاء الأتراك |
| Hayır, Lux'ı kaybetmedim. Sadece onu bulamıyorum. | Open Subtitles | لا , لم افقد لوكس انا فقط لا استطيع ايجادها |
| Vietnam'da bacağımı kaybetmedim, böylece gençlere sandviçlerini götürebilirim. | Open Subtitles | انا لم اخسر ساق في حرب فيتنام لكي ادم واقدم الطعام لمجموعه من المراهقين |
| Bir kere olsun kontrolü kaybetmedim. | Open Subtitles | لم اعتقد أبداً مرة واحدة كما تعلم ، أن أفقدها |
| O günden itibaren anneni anlamaya çalışmakla zaman kaybetmedim. | Open Subtitles | قررت من تلك اللحظة ألا أضيع الوقت على فهم والدتك |
| Hoo, bi saniye! Onu kaybetmedim. | Open Subtitles | انتظري لحظة أنا لم أضيعه |
| kaybetmedim. Onu görüyorum. | Open Subtitles | أنا لم أفقده اني أراه في الأمام |
| Seni kaybetmek, hayatımın en kötü günüydü ama seni kaybetmedim. | Open Subtitles | لقد كان أسوء يوم في حياتي، فقدانك، لكني لم أفقدك. |
| Onu ben kaybetmedim. Benden alındı. | Open Subtitles | لم أخسرها لكنها سلبت مني |
| kaybetmedim. Sadece bulamıyorum. | Open Subtitles | لم أضيعة فقط لا أستطيع إيجادة |
| İşte son. Yani seni Chuck'a kaybetmedim. Chuck "fikrine" karşı kaybettim. | Open Subtitles | اذاً , انا لم أخسركِ لتكوني (تشاك ) , بل خسرتك لفكرة كونك مع (تشاك) |
| Velayet davasında kaybetmedim. | Open Subtitles | أنا لم أخسره فى معركه الوصايه عليه |
| Ben... Kalbini aramaya geldim. Onu bilerek kaybetmedim. | Open Subtitles | اتيت لإيجاد قلبك , لم افقده متعمده هيي , يا غبيه مــ.. |
| Hayır, onları kaybetmedim. | Open Subtitles | -كلا، لم أضيعهم |