| Ve hendeği o kadar derin kazmalıyız ki... su bütün çevresine dolabilsin ve biz de içinde yüzebilelim. | Open Subtitles | حسنا .نحن نحفر حفرة عميقة فعلا والماء سوف يغمر كل الطريق حولنا ويمكننا نسبح فيها |
| Duvarın, çökme tehlikesi olmayan bölümlerini kazmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحفر فى المكان حيث لا يوجد خطورة من انهيار الجدار |
| Beyler, bu sefer çok özel bir yönde kazmalıyız. | Open Subtitles | أيها السادة، هذه المرّة لابد أن نحفر في اتجاهات دقيقة. |
| Söylemeye dilim varmıyor ama çocuğun mezarını kazmalıyız. | Open Subtitles | حسنا , أكره أن أقول ذلك , لكنني اعتقد نحن من المفترض ان نحفر قبر ذلك الطفل |
| - Daha derini kazmalıyız. | Open Subtitles | - نعم. - نحتاج للحفر أكثر عمقا. |
| Bilmiyorum ama buraya kadar geldik. kazmalıyız. | Open Subtitles | لا أدري و لكن قطعنا مسافة طويلة ينبغي أن نحفر |
| "Belki de şurayı kazmalıyız." diyecek hali yoktu. | Open Subtitles | لم يكن بإستطاعته قول، "ربما علينا أن نحفر هناك" |
| Yalnızca kenarını bulup, onun altını kazmalıyız. | Open Subtitles | نحتاج الوصول للحافة و نحفر تحتها |
| Tünel kazmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحفر نفقاً للخروج من هنا |
| kazmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحفر ونهرب من هنا |
| Mezar kazmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحفر قبره |
| Niçin burayı kazmalıyız? | Open Subtitles | لماذا يجب أن نحفر هناك؟ |
| Haritaya bakılırsa, orayı kazmalıyız. | Open Subtitles | طبقا للخريطة يجب أن نحفر... . هناك |
| - Hadi daha derin kazmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نحفر أعمق, هيا |
| Yerden tünel kazmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نحفر خندقاً في الأرض |
| Tamam, burası. Duvarın çökmemesi için burayı kazmalıyız. | Open Subtitles | حسنا, نحفر هنا |