| Balta, keski ya da pala; keskin, iyi tanımlanmış kesikler yapar. | Open Subtitles | فأس أو خنجر أو منجل ذو طرف حاد سيوضح أمر الجروح |
| Kontrolünü tamamen kaybetmiş biri tarafından katledilmiş, ama bileklerinde kendini daha önce kestiği yerlerin üstünde titiz ve daha derin kesikler var. | Open Subtitles | لقد ذبحت من قبل شخص فاقد تماما للسيطرة ومع ذلك على رسغيها هناك جروح محددة فوق الجروح التي تسببها لنفسها ولكن اعمق |
| Raporlarda, göğüslerindeki yara ve derin kesikler nedeniyle tedavi gördüğün yazıyor. | Open Subtitles | التقرير يقول، انه كان هناك علاج لكدمات و جروح فى صدرك |
| Organdan uzak ve organın bağlanma noktasına yakın doğrultuda olan kesikler testere hareketiyle oluşmuş. | Open Subtitles | اتجاهية الشقوق تشير حركة في اتجاهات كل من القاصي والداني اقتراح نشر. |
| İki nokta arasında ya da üçgenin içinde dümdüz ve temiz kesikler yapabilirsin. | TED | بإمكانك القطع على هيئة خطوط مُستقيمة بين أي نقطتين في المثلث أو داخله. |
| - Ve kesikler saldırganın bir tür silah kullandığını gösteriyor. | Open Subtitles | وتشير الجروح أنّ المعتدي كان يحمل سلاحا من نوع ما. |
| Ve daha az attığımız kesikler ile hastalarımız daha iyi iyileşecektir. | Open Subtitles | و كلما قلت الجروح التي نقوم بها سيشفى مريضنا بشكل أفضل |
| Eklemlerinde düz kesikler var, bir camı ya da vitrini kırmış gibi. | Open Subtitles | الجروح على براجمه مُستقيمة، ربّما من كسر زجاجة نافذة أو صندوق عرضٍ، |
| kesikler düz, uzun, derin. Diğerleri gibi. | Open Subtitles | الجروح مستقيمة و طويلة و عميقة مثل الجروح الآخري تماماً. |
| Ellerindeki ve bileklerindeki kesikler kendini savunduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | ولقد حاول الدفاع عن نفسه مما يفسر الجروح الموجودة بيداه و سواعده |
| Bir dakika. Cipteki kan, elindeki kesikler, Jay Leno monologları! | Open Subtitles | مهلاً، دم في جواد غير مروض الجروح على يديه |
| Yıllar boyu ufak kesikler, sonra da sekreterle son darbe. | Open Subtitles | جروح صغيرة على مر سنوات، ثم طعنة أخيرة، بتلك السكرتيرة |
| Bir kelime olabilir, ama rasgele kesikler de olabilir. | Open Subtitles | هي يمكن أن تكون كلمة، أو هو يمكن أن فقط يكون جروح عشوائية. |
| Druitt cerrah eğitimi olan bir öğretmendi,... bununla beraber Bayan Tavares'te ki kesikler fazlasıyla acemicedir. | Open Subtitles | درويت كان أستاذ للتدريب الجراحي بينما جروح الانسه تقارس تبدوا فظه |
| Tüm bu kesikler kusursuz şekilde aynı açılar ile aşağı doğru hareket etmişler. | Open Subtitles | كل هذه الشقوق يظهر حصولها بأسلوب تنازلي بنفس الزاوية بدقة |
| Ortaya çıkan sonuç; sol koldaki kesikler ile göğüsteki kesiklerin... arasındaki boşluklar birbirine eşit. | Open Subtitles | يبدوا لو كان هناك مساحات بين الشقوق على الذراع اليمنى فسوف تساوي بين الجروح في منطقة الصدر |
| O kesikler yediği dayaklar esnasında olmuş olamaz mı? | Open Subtitles | أليس من الممكن أن القطع على يده من الضرب. |
| Üst sağ çeyrekte ve sol kalçada kesikler. | Open Subtitles | تمزقات للالعلوي رباعي الأيمن والفخذ الأيسر. |
| Laparoskopi, bu şekilde yapılan bir ameliyattır. Uzun ekipmanlarla, küçük kesikler içinden yapılan bir ameliyat. | TED | المناظير تفعل هذا النوع من الجراحة. جراحة بمعدات طويلة باستعمال شقوق صغيرة |
| Parmak uçlarındaki bu kesikler ne? | Open Subtitles | ما هي هذه التخفيضات في متناول يدك؟ |
| Yumuşak dokuyu çıkarırken, iskelet yapısının solunda oluşan kesikler.... | Open Subtitles | آثار التقطيع على الهيكل العظمي متراكبة على هيكل النسيج الناعم |
| Ayrıca vücutlarında çeşitli kesikler var. | Open Subtitles | ذلك ليس دقيقا كما انه لديهم العديد من التمزقات في جسديهما |
| Yüzündeki çizikler ve elindeki kesikler için. | Open Subtitles | بسبب تلك الخدوش على وجهك و تلك الندبات على يديك. |
| Elliott'un fotoğrafını çektiğim elindeki çürükler ve kesikler, kurbanımızdaki yaralarla örtüşüyor. | Open Subtitles | كدمات وجروح من هذه الصورة أخذت من يد إليوت، تماشيها مع الجروح وجدنا في مركز فيينا الدولي لدينا. |