| Şey, öğretmenlerin nasıl her zaman eğer aptalın biri yaramazlık yapmayı kesmezse otobüsü döndürmekle blöf yaptığını bilirsin ya? | Open Subtitles | حسنا , تعرفين حين يخادعنا المدرّسون بقولهم انهم سيعودون أدراجهم بالحافلة اذا لم يتوقف أحمق ما عن العبث ؟ |
| Tanrı şahidim olsun, eğer o şey ağlamayı kesmezse, onu bir çuvala koyup, eşek sudan gelinceye kadar döverim. | Open Subtitles | أقسم إن لم يتوقف ذلك الشيء عن البكاء سأضعه داخل كيس و أرميه عند حظيرة |
| Yemin ederim ki horlamayı kesmezse onu vuracağım. | Open Subtitles | أقسم إن لم يكف عن الغطيط لأقتلنه |
| Horlamayı kesmezse yemin ederim onu vuracağım. | Open Subtitles | أقسم إن لم يكف عن الغطيط لأقتلنه |
| - Yüce Tanrım! Bunu yapmayı kesmezse altını bağlayacağım. | Open Subtitles | يا إلهي, يجب عليها أن تتوقف عن ذلك بنفسها أو بحفاظتها |
| Eğer konuşmayı kesmezse onun cesediyle kendimi boğacağım. | Open Subtitles | حسناً، إن لم تتوقّف عن الكلام فسأخنق نفسي مع جثتها |
| Sesini kesmezse John Ellis saatini bozacak. | Open Subtitles | جون إليس) سيحطم ساعته إذا لم يتوقف) |
| Bize yalan söylemeyi kesmezse daha da uzun. | Open Subtitles | بل أطول، إن لم تتوقّف عن الكذب علينا |