| Ama bu adam benimle konuşana kadar, anca tahmin yürütebiliriz. | Open Subtitles | لكنه لا يسعنا سوى التخمين حتى يتحدث هذا الرجل معي |
| Cameron onu konuşana kadar göz altında tutmaya çalışıyor. | Open Subtitles | كاميرون يحاول إبقاءها في الحجز حتى تتحدث |
| Sen konuşana kadar iyiydi Perkins, işine bak sen. | Open Subtitles | يرجى منك الإنتظار حتى نتحدث معك ، إمض إلى ما أنت بصدد فعله |
| Benimle yeniden konuşana kadar onu içeri almayacağım. | Open Subtitles | حسناً، اسمع لن أدعها تدخل حتى تتكلم معي مرة أخرى |
| Avukatımla konuşana kadar söyleyecek başka bir şeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدىَ شئ أقوله حتى أتحدث مع المُحامى خاصتى |
| Düşünüyordum, tamam mı? Bugün onunla konuşana kadar öyleydi. Birini öldürmesi imkansız. | Open Subtitles | كنت أظن ذلك, حسناً حتى تحدثت معها اليوم, انها لم تقتل أحداً |
| O diğer tarafa geçiş yapamıyor seninle konuşana kadar. | Open Subtitles | لا يمكنه العبور إلى عالم الأموات حتى يتحدث معكِ |
| Bayan, dedektif sizinle konuşana kadar içerde kalmanız istendi. | Open Subtitles | آنسة , لقد طلبنا منك البقاء بالداخل حتى يتحدث معك المحقق |
| Telefonlarına cevap vermiyormuşsun, konuşana kadar gitmeyecekmiş. | Open Subtitles | ويقول بأنك لاتردين على رسائله أو اتصالاته وأنه لن يغادر حتى يتحدث إليك. |
| Söylemeyi dilediğim pek çok şey var ancak önce siz konuşana kadar beklemenin daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | هناك الكثير مما أود على نفسي أن تقوله ولكن أعتقد من الأفضل .الإنتظار حتى تتحدث أنت أولاً |
| Avukatıyla konuşana kadar kimseye bir şey söylememesini. Güzel. | Open Subtitles | ألا تتحدث لأى شخص حتى تتحدث الى محامى |
| Barones kızla konuşana kadar işkence edilmemesini istiyor. | Open Subtitles | -تريد النبيله ألا يصيب الفتاة أذى حتى تتحدث معها. |
| Doktorla konuşana kadar sevişmemeliyiz bence. | Open Subtitles | لا أعتقد علينا أن جعل الحب حتى نتحدث إلى الطبيب |
| Onunla konuşana kadar emin olamayız tabi ama bu çok iyi olabilir. | Open Subtitles | نحن لن نعرف على وجه اليقين حتى نتحدث إليه، ولكن هذا يمكن شيء جيد جدا. |
| Biz yeniden konuşana kadar ne olursa olsun kimse ile paylaşma. | Open Subtitles | لا تشاركيها مع أحد تحت أي ظرف حتى نتحدث سوياً. |
| Bilgin varsa, konuşana kadar yaşarsın. Hadi ama! | Open Subtitles | لو تمتلك معلومات , سوف تعيش حتى تتكلم. |
| Ben de konuşana kadar pataklarım onu. | Open Subtitles | أنا سأَضربها حتى تتكلم. |
| Ben onlarla konuşana kadar, kimseyle konuşmamalarını söylerseniz, sevinirim. | Open Subtitles | أقدر لك إن أخبرتهم بألا يتحدثوا لأي شخص حتى أتحدث معهم |
| Annabella'yla konuşana kadar hiçbir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | لن أذهب إلى أى مكان حتى أتحدث إلى أنجيلا |
| - Üniversitede hoşlandığı kız onunla konuşana kadar yemek yeyip, uyuyamamıştı. | Open Subtitles | فى الكلية لم يستطع تناول الطعام أو النوم حتى تحدثت إليه فى النهاية الفتاة التى يعجب بها |
| Bunu konuşana kadar Makine'ye gitmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لن نعود للألـة حتى نتكلم حول هذا |
| Paladio Mobilya'ymış. Aslında yapmamam gereken bir şey. Jack'le konuşana kadar bekleyebilir mi? | Open Subtitles | هذا شىء لا استطيع القيام به هل يمكنك الانتظار حتى اتحدث الى "جاك" |
| O kızla konuşana kadar bir yere gitmiyorum ulan. | Open Subtitles | لن أذهب إلى أي مكان إلى أن أتحدث إلى تلك الفتاة. |
| Ama 9,000 kişilik araştırmayı yapan laboratuardan bir araştırmacıyla konuşana kadar bir şey bulamadım. | Open Subtitles | لم أستنبطّ أي شيء حتى تكلمت... إلى الباحث بالمخبر الذي أجرى دراسة الـ9.000 شخص |
| Onunla konuşana kadar hiçbiryere gitmiyoruz. | Open Subtitles | لن نذهب إلى أيّ مكان حتى نتحدّث إليه |