| Yani bilmiyorum uzman miyim -- ya da herhangi birinin bu konuda uzman olabilecegini. | TED | لذلك فأنا لا أعتقد أنني خبيرة ، أو أن هناك من يمتلك الخبرة، قمت بالتأكيد بالعديد من الأبحاث. |
| Blogcuyum. Hep tek bir konuda uzman olacağımı söylerdim, kendi hakkımda uzmanlaştım, o yüzden bunun hakkında yazıyorum. | TED | أنا مدونّة. لطالما قررت أن أكون خبيرة في أمر ما، والأمر التي أنا خبيرة به هو هذه الإنسانة، ولذا أكتب عنها. |
| Merak etme. O bu konuda uzman. Bombayı durduracak. | Open Subtitles | لا تقلقي، إنه خبير في الأغلال، سينتزعها عنك |
| Merak etme. O bu konuda uzman. Bombayı durduracak. | Open Subtitles | لا تقلقي، إنه خبير في الأغلال، سينتزعها عنك |
| Eğer konu taciz hukukuysa, ben bu konuda uzman sayılırım. | Open Subtitles | . يتعلق الأمر بقانون المضايقةَ الجنسيةَ فأنا أعتبر خبيرا ً في تلقي الدروس |
| Bu konuda uzman değilim, fakat istenildiği gibi sonuçlanmadıysa belki de olması gerekmediği için olmamıştır. | Open Subtitles | انا لست خبيرا بهذا ، لكن إذا جرت الأمور بهذه الطريقة فهذا لا يعني انه يجب ان تكون هكذا |
| Her konuda uzman değilim ama dişlerin döküldüğü zaman böyle bir şey olmaz? | Open Subtitles | لستُ خبيراً في كلّ شيء، لكن أليس هذا ما يحدث عندما تُكسر أسنانك؟ |
| Bu konuda uzman bir arkadaşım var... | Open Subtitles | {\pos(192,230)}.. لدي صديق متخصص بذلك |
| Bu konuda uzman sayılmam ama böyle şeyler oluyor tabii. | Open Subtitles | عجبًا، لستُ خبيرًا في هذه العواطف. ولكن بالتأكيد هذه الأشياء تحدث. |
| Gerçekten mi, siz de hiç dallamalık okuluna gitmediniz, ama bu konuda uzman gibi görünüyorsunuz. | Open Subtitles | لكن ثقي بي، هذا لايجعلك خبيرة حقاً؟ فأنت لم تذهب لمدرسة الأوغاد |
| Affedersiniz, benim bu konuda uzman olmadığımı mı söylüyorsunuz? | Open Subtitles | معذرة. لكن هل تقولين أنني لست خبيرة ميدانية؟ |
| Evet, ama bu konuda uzman olmadığıma göre..., ...belki de kişisel eğilimime daha çok dikkat etmelisiniz. | Open Subtitles | حسنا، بما أنني لست خبيرة ميدانية ربما ترغبون في أن أُركٍّز على تدخلي الشخصي. |
| Annen bu konuda uzman sayılırdı. | Open Subtitles | كانت والدتك خبيرة في هذا الصدد |
| Bu konuda uzman olmalısınız. | Open Subtitles | لا بد أنك خبيرة. |
| Geçen sene o kadar feci bir sivilce çıktı ki bu konuda uzman oldum. | Open Subtitles | كان لدي حب شباب سيء السنة الماضية لذلك اصبحت نوعاً ما خبير في الامر |
| O öyle düşünüyordu, hanımefendi ama ben bu konuda uzman olduğumu söyleyemeyeceğim. | Open Subtitles | حسناً، لقد بدا انها تعتقد ذلك، سيدتي لكني حقاً ذلك خبير في تلك الأشياء |
| Birçok konuda uzman sayılırım ama aşk bunlardan biri değil. | Open Subtitles | لست خبيرا ً في كثير من الأشياء، لكن الحب ليس واحدا ً منهم |
| Ben bu konuda uzman değilim. | Open Subtitles | أنا لست خبيرا. |
| Bak, benim bu konuda uzman olmadığım kesin ama biri kendisi söylemeden senin hakkında neler hissettiği konusunda emin olamazsın. | Open Subtitles | اسمع، أنا لست خبيراً ولكني أعلم أنك لن تتأكد من مشاعر شخص ما تجاهك حتى يخبرك ذلك الشخص بنفسه |
| Şimdi, Minnie'nin yahnisini altı aydır yemiyorum, bu konuda uzman değilim fakat bu kesinlikle Minnie'nin yahnisi. | Open Subtitles | الآن أنا لم أكل لحم ماينز منذ ستة شهور لذلك لست خبيراً و لكني متأكد من أنه لحم مايني |
| Adamın Burkhalter'ı bu konuda uzman yapan da nedir? | Open Subtitles | ما الذي يجعل رجلك بيركهالتر) خبيرًا في هذه الأمور؟ ) |