| Tarih, ölü sayısı, konumlarının koordinatları. Enlem ve boylam olarak. | Open Subtitles | التاريخ، عدد الوفيات و الإحداثيات الجغرافية خطوط الطول و العرض |
| Tardis'i çaldığında, tüm yapabileceğim koordinatları sağlamlaştırmaktı. | Open Subtitles | عندما كان يسرق التارديس لم أستطع فعل شئ سوى أن إفساد الإحداثيات |
| Bunlar yolculuğun ilk bölümünün koordinatları Kaptan. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | هذه هي الإحداثيات للمحطة الأولى، يا كابتن. |
| Arabasının GPS'nin son koordinatları bugün beni senin kulübene götürdü. | Open Subtitles | فآخر إحداثيات نظام الملاحة بسيارتها قادتني إلى موقع كوخك اليوم. |
| Çok kesin bir şey olmasını istiyorduk, diğer yandan GPS koordinatları, enlem ve boylam aşırı karmaşıktı. | TED | وأدركنا حينها أننا أردنا شيئًا بالغ الدقة، لكن إحداثيات الملاحة المعتمدة على خطوط الطول والعرض معقدة أكثر من اللازم. |
| Hernereye gidiyorsanız, koordinatları buradan ayarlayabiliriz. | Open Subtitles | اينما كنتم ستذهبوا، يمكننا إعادة تحديد الاحداثيات من هنا |
| koordinatları navigasyon sistemime ekle ve gelince yumurtam rafadan olsun. | Open Subtitles | حمل تلك الأحداثيات إلى جهاز ملاحتي وأبقي بيضي جاهز |
| Yeni koordinatları ayarladım ve gemiyi rotaya soktum. | Open Subtitles | لذا وضعت الإحداثيات الجديدة وغيرت المسار |
| Bu koordinatları daha önce hiç çevirmedik.Umarım ne yaptığını biliyorsundur. | Open Subtitles | لم نتصل أبداً بهذه الإحداثيات , أتمنى أن تكونى على عِلم بما تفعليه |
| Hiper uzay jeneratörüne koordinatları giriyorum. | Open Subtitles | أنا أدخل الإحداثيات في مولد الفضاء الفوقي |
| Tam koordinatları belirleyemedim. | Open Subtitles | أنا غير قادر على تحديد الإحداثيات بالضبط |
| Gezegenin koordinatları sefer bilgisayarınıza yüklendi. | Open Subtitles | الإحداثيات إلى الكوكب تم إدخالها إلى حاسبكم الملاحي |
| - koordinatları almayı unutma, enlem ve boylam olarak. | Open Subtitles | لا تنسي رسم جميع الإحداثيات الطولية والعرضية |
| koordinatları vericiye koyup gezegenime sinyal gönderdim. | Open Subtitles | أضع هذه الإحداثيات في جهاز إرسالي وأرسل بها إشارة لكوكبي |
| Bana koordinatları ver ve Sam bu tekneden gitsin. | Open Subtitles | أنت تعطيني الإحداثيات الآن وسام يمشي خارج هذا القارب. |
| Bulundukları bölge, harita koordinatları: 8-7-3, 1-4-4. | Open Subtitles | الموقع الحالي، إحداثيات الخارطة 8 ـ 7 ـ 3 ـ 1 ـ 4 ـ 4 |
| Bulundukları bölge, harita koordinatları: 8-7-3, 1-4-4. | Open Subtitles | الموقع الحالي، إحداثيات الخارطة 8 ـ 7 ـ 3 ـ 1 ـ 4 ـ 4 |
| Terörist destek hareketi için... koordinatları tarayın. | Open Subtitles | إحداثيات المسح الضوئي لأي نشاط إرهابي مـدعـومـ |
| Yapamıyoruz, efendim. Bilgisayara girmiş. koordinatları almış. | Open Subtitles | لا استطيع سيدي , نالت من الكومبيوتر ومن نظم الاحداثيات |
| Jarvis, bana koordinatları söyle ve çeteye haber ver. | Open Subtitles | جارفيس , أحصل لي على الأحداثيات وأتصل بالعصابة |
| Atlama koordinatları doğrulandı, Teğmen. | Open Subtitles | مارلين: احداثيات قفزةِ مُحَقَّق، مُساعد. |
| Son kullananın girdiği koordinatları bulabilirim. | Open Subtitles | ربما يمكنني استرجاع الإحداثيّات ونرى من استخدمه آخر مرّة استرجعتها |
| GPS koordinatları yoktu ve tek bildiğimiz şey onun kumlu buzulun orda bir yerlerde olduğuydu. | TED | لم تكن هناك إحداثيّات بنظام تحديد المواقع للمكان، و كلّ ما كنّا نعرفه هو أنّه في مكان ما خارج جليد ساندي. |
| Haritanda bu tesisin koordinatları işaretliydi. Nereden buldun? | Open Subtitles | كان بحوزتك أحداثيات هذه المنشأة المدونة على خارطتك، من أين حصلت على هذه الأحدثيات؟ |
| koordinatları verirsin. Üzerinde durursun ve yol boyunca, güneş sisteminin sarsıntılarıyla sürüklenirsin. | Open Subtitles | وكل ما عليكِ أن تغذيه بالإحداثيات المطلوبة . وتركبي الموجة إلى خارج المجرة |
| Sana doğru koordinatları verdiğimi düşünmüyorsun değil mi? | Open Subtitles | انتَتعتقداننىسوف أعطيك... الإحدثيات الحقيقية, اليس كذلك؟ |