| Onları korumasız halde gönderemezsiniz. Elimden çok fazla şey gelmez. | Open Subtitles | لا يمكنك إنزالهم دون حماية هكذا، لا يمكنني فعل الكثير |
| Hayır, özür dilerim. Seni korumasız terk edemez. | Open Subtitles | لا ، أعتذر ، لا يمكنني أن أتركك دون حماية |
| Bence köyleri korumasız bırakmak tehlikeli. Bizimkiler haklı. | Open Subtitles | أعتقد أن الأمر خطر بما يكفى أن تترك القرية بلا حماية |
| Bir gece yarısı, isyancılar asma dallarından yapılma sarmaşıklarla uçurumdan aşağı indiler ve Glaber'in korumasız karargâhını iki yandan kuşattılar | TED | في جوف الليل، قام المتمردون بالنزول عن المنحدرعلى حبال مصنوعة من الكروم، وأحاطوا معسكر غلابر المتروك دون حراسة. |
| Kimse anomalinin bir saat korumasız kalmasına aldırış etmeyecekse... | Open Subtitles | إن لم يمانع أحد بترك الهالة دون حراسة لساعة إضافية |
| Kirli su koruma altındaki toprakları yeterince mahvedince artık korumasız olacaklar. | Open Subtitles | عندما الماء الملوث يدمر الارض المحمية بشكل رسمي ستصبح غير محمية |
| - Ve bu nefretin yüzünden... kardeşlerini korumasız bir şekilde sokaklara mı attın? | Open Subtitles | - و من اجل الكره تقودين اخاكي و اختك بلا حمايه في الشوارع |
| korumasız bir yerde öylesine sırtüstü yatıp bekleyeceğimi mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | هل تظنيني سأستلقي على ظهري في مكان غير محمي ؟ |
| İkinizi korumasız bir şekilde göndermekten fevkalade rahatsızım. | Open Subtitles | أنا غير مرتاح لفكرة ذهابكما هكذا من دون حماية |
| 37 milyon Amerikalı yıkıcı bir hastalığa karşı korumasız. | Open Subtitles | 37مليون أمريكي بدون حماية ضد المرض الهائل |
| Hipersürücüyü korumasız bırakacağımı düşünmediniz ya? | Open Subtitles | هل اعتقدت حقا انى سأترك الطيار الآلى بدون حماية |
| Onları dımdızlak korumasız gönderemezsiniz. Benim de yapabileceğim şeylerin sınırı var. | Open Subtitles | لا يمكنك إنزالهم دون حماية هكذا، لا يمكنني فعل الكثير |
| Hangisi daha iyi, onları korumasız bir şekilde yalnız bırakmak mı? | Open Subtitles | أمن الأفضل أن أتركهم وحدهم إذاً، دون حماية... وحينها سيكونا بأمان؟ |
| Ancak o Doctor Fate'in mistik kudretinin kaynağı olan Kaderin Miğferi'nin korucusu ve böyle bir gücü korumasız bırakmak akıllıca değil. | Open Subtitles | إنّه مَنْ يرعى خوذة القدر فهذا هو سرُ قوته الخفيّ فليس من الحكمة ترك مثل هذه القوة دون حماية |
| Belki de halkımızın büyük zenginliği artık korumasız. | Open Subtitles | ربّما تكون ثروات شعبنا الضّخمة دون أيّ حراسة الآن |
| - Çin erzak gemisi korumasız olarak sularımıza geliyor. | Open Subtitles | سفينة الإمدادات الصينية متجهه إلينا بدون حراسة. |
| Bir şekilde içeri girmiştir. Girişi korumasız bıraktılar. | Open Subtitles | دخل بطريقة ما لقد تركوا الفتحة دون حراسة |
| Bir dakika, tüm o vegan yiyecekler korumasız bir şekilde... öğretmenler odasında duruyor. | Open Subtitles | مهلًا، كل تلك المخبوزات النباتية جالسة هناك وحسب غير محمية في استراحة المعلمين. |
| Rotamızı korumasız sulara çevirdiğini biliyor musun? Evet. | Open Subtitles | هل تعلم أنك قد أقحمتنا إلى مياه غير محمية ومجهولة |
| korumasız şebekelerin üstünden internet bağlantısıyla çalışıyor. | Open Subtitles | تعمل عن طريق الدخول للحسابات المحلية الغير محمية |
| Tamam mı? Mezarlığa korumasız gitmene izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | أنا لن أدعك تذهبين لتلك المقبره بدون أي حمايه |
| korumasız bir ortamda 500 bidon asit prüsiğiniz var. | Open Subtitles | لديك 500 علبة هايدرسيانيك في مكان غير محمي |
| İşte adaları muhteşem birer gizlenme alanı kılan bu mahremiyet, aynı zamanda onları korumasız da kılar. | Open Subtitles | لقد قالوا ، الخصوصية هي التي تجعل الجزيرة مخابئ رائعة و أيضا يجعلهم غير محصنين |
| Fransızlar köprüyü korumasız bırakma gafletinde bulunmuştu. | Open Subtitles | فى وجوده سليماً أصبح يمكن عبور النهر سيراً على الأقدام ليس هذا فقط بل أن الفرنسيين أيضاً تركوا الجسر تقريباً بلا حراسه |