| Bu şirketler müşterimiz olmaya başladı, sigorta ve kredinin birleştiğinde, ilginç şeyler olabilir. | TED | تلك المنظمات أصبحت عملائنا وحين تجمع بين القرض والتأمين أشياء شيقة يمكن حدوثها |
| Özür dilerim ama o kredinin bitmesi için daha yıllar var. | Open Subtitles | آسف ، ولكن ذلك القرض لن أنتهي من تسديده قبل سنوات |
| Oran, genellikle kredi geri ödenene kadar, kredi alanların kredi verenlere ödediği kredinin yıllık hissesidir. | TED | وهو معدل يحسب معياريًا بنسبة مئوية سنوية لقرض على أساس ما يدفعه المقترضون إلى مقرضيهم حتى ينقضي القرض بالسداد. |
| Talep ettiğiniz 6.000 Dolar kredinin yarısı bu banka tarafından karşılanacak. | Open Subtitles | قرضك ستتم إدارته من قبل هذا المصرف و اللذى سيتحمل نصف قيمته البالغة 6000 دولار |
| Ama kredinin çoğunu ilk on iki ayda ödeyeceğinize garantinizi almak zorundayız. | Open Subtitles | لكنّنـا يجب أن نملك تأمينك ... الذي سوف تُسدّده |
| Sosyal çıkar, bir kredinin faizini dolar yerine hizmet yoluyla geri ödemenin bir yoludur. | TED | الفائدة الاجتماعية هي طريقة لتسديد الفوائد على القرض من خلال الخدمات، بدلًا من الدولارات. |
| Kredi alarak bir işletme kurmak ve kredinin baskısı altında kalmak korkutucu bir şey biliyorum. | Open Subtitles | إنني أعلم بأن ابتداء المشروع بذلك القرض من البنك الذي على عاتقكِ يجعل الأمور مُخيفة |
| Yani bu herifler ortaya çıkar, biraz başlangıç sermayesi alır, fikri işletir sonra da başta aldıkları kredinin beş ya da altı katına satarlar. | Open Subtitles | لهذا قد خرج هؤلاء الرجال وحصلوا على رأسمال جديد ، ليصنعوها وسنبيعه بمقدار خمس او ستة اضعاف مقدار القرض |
| kredinin ödenmesi konusunda endişeliysen, teklif mektubumuz hazır. | Open Subtitles | انت قلق بشأن استرجاع مبلغ القرض ولدينا خطاب الضمان |
| Sonra da aldıkları kredinin 5-6 katına satarlar. | Open Subtitles | وسنبيعه بمقدار خمس او ستة اضعاف مقدار القرض |
| Janelle'e kredinin kabul edildiğini söyledin sanırım. | Open Subtitles | أخبرتي جانيل أنك حصلتي .على القرض موافق عليه بالفعل |
| Bak... eğer bankaya kredinin yüzde 70 geri ödersen... kredi ceza suçlamaları düşürülecek geriye sivil davan kalacak. | Open Subtitles | اسمع,انه يقول انك اذا اعدت سبعين بالمائه للبنك من القرض سيسقطون عنك التهم الموجه اليك ويبقى عليك فقط الحق العام |
| Aldığınız kredinin taksitlerini ödememeye devam ederseniz evinizi tehlikeye girebilir. | Open Subtitles | قد يكون منزلك في خطر إذا كنت لا يتمادى تسديدات على القرض الخاص بك يؤخذ بها. |
| Hepsi çiftçilere kredi sunuyorlardı ve sık sık kredinin sonuçlanmasından önce çiftçilere şunu söylüyorlardı: "Ama ya yağmur yağmazsa? | TED | كلهم يوفرون قروض للمزارعين، وغالبًا، قبل إنهاء إجراءات القرض المزارع يقول: "لكن، ماذا لو لم تمطر؟ |
| Banka kredinin şartlarını değiştirmeyi kabul etti. | Open Subtitles | لقد وافق المصرف على تحسين شروط القرض |
| kredinin icabına ben bakarım. Endişe etme. | Open Subtitles | وسوف تأخذ الرعاية من القرض. |
| 1969'da Minnesota mahkemesinde Jerome Daly adında bir adamın davası vardı kredinin ödenmesi koşulunu sağlamak amacıyla evinin banka tarafından elinden alınmasına karşı açtığı | Open Subtitles | وفي عام 1969 كان هناك قضية في محكمة Jerome Daly=مينيسوتا تتعلق برجل يدعى _BAR_ جيروم دالي_BAR_ الذي كان يطعن في إستيلاء البنك على منزله ، التي قدم القرض لشرائه. |
| Aguatecture'a verilmiş olan kredinin geri ödemesi, olduğunu iddia ediyorsunuz. Evet. | Open Subtitles | و أنت تدعي أن هذا هو مبلغ السداد لقرض"أجواتيكشر" |
| Bugün verdiğimiz kredinin faiz oranları değişken. | Open Subtitles | وافق المصرف على قرضك اليوم ولكن نسبة الفوائد غير ثابتة. |
| İlk 12 ayda kredinin çoğunu geri ödeyeceğinize dair garantinizi almalıyız. | Open Subtitles | لكنّنـا يجب أن نملك تأمينك ... الذي سوف تُسدّده أغلب القروض في 12 شهر |