| Sen benim tek umut vardır. Aşksız sonsuza yaşamak lanetli duyuyorum. | Open Subtitles | . أنت أملي الوحيد ، أنا ملعون لأعيش للأبدية بدون حب |
| Ağzından çıkan sözler kutsanmış sanki, Alonzo, seninkinden çıkanlar ise lanetli. | Open Subtitles | ، ما يخرج من فمه مبارك و ما يخرج من فمك أنت يا ألونزو ملعون |
| Sabahleyin şans getirsinler diye giymiştim ama şimdi lanetli olduklarına ikna oldum. | Open Subtitles | لبستهم هذا الصباح من أجل الحظ الجيد والآن أنا مقتنعة أنها ملعونة |
| Yıllar önce ölmüş bir kızın lanetli videoyla nasıl alakası olabilir? | Open Subtitles | و ما شأن فتاة ماتت قبل قرون مضت بالفيديو الملعون ؟ |
| Bu lanetli delikten kurtulmak anlamına geliyor. | Open Subtitles | انا متحمسا للهروب من تلك الفتحة الملعونة |
| Bu şeyi al. Ama dikkat et-- lanetli belalara sebep olabilir. | Open Subtitles | خذ هذا الغرض ، لكن احذر إنها تحمل لعنة رهيبة |
| Çoğu insan bu kısma gelmez çünkü lanetli olduğunu düşünüyorlar. | Open Subtitles | كثير من الناس لا يأتون الى الجناح القديم لإنه مسكون |
| Neredeyse otel lanetli diyeceğim. | Open Subtitles | يبدو كما لو أن هذا الفندق ملعوناً أو ما شابه |
| lanetli mi bilmiyorum, ama birileri bu projenin sürmesini istemiyor. | Open Subtitles | اني لا اعلم ان هذا المكان ملعون ام لا, لكن شيء ما لا يريد المواصلة مشروع البناء |
| lanetli adam, büyüledin onu kara kucağına girmesini sağladın. | Open Subtitles | , انت ملعون , فقد قمت باغوائها .. للهروب من منزلها . إلى صدرك الأسود الدهني |
| Bedeviler ve Tuaregler Hamunaptra'nın lanetli olduğuna inanırlar. | Open Subtitles | البدوي والطوارق يعتقد بأنّ هامونابترا ملعون. |
| Afrika lanetli ve kaderine terk edilmiş gibi davrandık. | TED | تصرفنا بطرق تُظهر أفريقيا على أنها ملعونة ومحكوم عليها بالفشل. |
| Kurban vermediğimiz için artık bu yolculuğun lanetli olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | الآن أؤمن بأن هذه الرحلة ملعونة من اللحظة التي لم نقدم بها قرباناً |
| Adem, karının sözünü dinlediğin ve ağaçtan yediğin için toprak senin yüzünden lanetli oldu ve ondan, ömrünün her günü zahmetle yiyeceksin ve sana diken ve çalı bitirecek. | Open Subtitles | آدم لأنك سمعت لقول امرأتك وأكلت من الشجرة ملعونة الارض بسببك بالتعب تأكل منها كل ايام حياتك |
| Alibeq, ustabaşını öldürdüğünde babam bu lanetli adamın avlanıp yok edilmesine karar verdi. | Open Subtitles | عندما قتل اليبيك رئيس عمالنا أبي قرر ساعتها ان يتعقب ذلك التركي الملعون ويوقفه بشكل نهائي. |
| lanetli bir hayalmiş demek gördüğümüz. benim düşüncelerimse kuruntularmış | Open Subtitles | والا سيكون الشبح الملعون الذي رأيناه هو ولي تخيلاتنا |
| lanetli evler hakkında da bazı kitaplar yazılmıştır... | Open Subtitles | هناك العديد من الكتب على المنازل الملعونة |
| Hayat bana karşı hep zalimdi. Şu lanetli bacağıma bakın; | Open Subtitles | لقد تعاملت معي الحياة بقسوة ... خذ رجلي الملعونة هذه |
| "lanetli olmalı. Tapınağın tanrısı onları cezalandırdı." | Open Subtitles | انها ربما تكون لعنة الاله المعبد كان فقط يعاقبهم |
| Bu ev lanetli değil, ele geçirilmiş. | Open Subtitles | هذا المنزل غير مسكون بالأشباح إنه منزل أرواح |
| Sahip olduğum bu şey hep lanetli değil. | Open Subtitles | مسرح الأحداث لديّ لا يكون دائماً ملعوناً |
| Annem... lanetli olduğumu söylüyor. Böyle imgeler görmek Tanrı'ya hakarettir. | Open Subtitles | أمي قالت أنني ملعونه و رؤيتي للأشياء أهانة إلى اللورد |
| Küçükken lanetli bir eve girdiğinde bunun gerçek olup olmadığını bilemezdin, öyle değil mi? | Open Subtitles | عندما كنت صغيرة كنت تذهبين لمنازل مسكونة لم تعلمي إن كانت حقيقية أم لا صحيح ؟ |
| Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar. | TED | سكان القرية اعتقدوا أنها أصيبت بلعنة; لم يعرفوا ما الذي سيفعلوه بها. |
| lanetli Cadı kafeste ne saklıyor olabilir ki? Maymunları mı? | Open Subtitles | ما الذي كانت تحتفظ به الساحرة الماكرة في القفص، قردة؟ |
| lanetli ev, hayaletleri içinde barındırır ölmüş insanların ruhlarını. | Open Subtitles | المنزل المسكون هو منزل فيه أشباح وأرواح الناس هى التى توفيت |
| Birazdan bütün lanetli ruhları buradan Cehennem'e götürmek üzere bir otobüs gelecek. | Open Subtitles | الحافلة ستسحب قريبا جميع النفوس الملعونه من هذا المكان وصولا الى الجحيم، |
| Merak etme, lanetli öğrenciler kimseye saldırmıyor veya zarar vermiyorlar. | TED | لا تقلق من مهاجمة الطالبين الملعونين أو إيذاء الأخرين بطريقة أو بأخرى |
| Buranın bütün Japonya'daki en lanetli ev olduğu söylenir. | Open Subtitles | يقولون إنه واحد من أكثر المنازل المسكونة في اليابان كلها |