| Onun ölmesini, gerçekten ölmesini istiyorsanız, benim ücretim 500,000$, ve bunun için maskeyi, bıçağı ve bütün kahrolası şeyleri elde edeceksiniz. | Open Subtitles | لذا, لو أردته ميتا ميت حقيقى أجرى هو 50000 دولار ومن أجل هذا تحصل على القناع المنجل, وكل شىء لعين كامل |
| Ayrıca son kez söylüyorum, maskeyi şaka olsun diye takmıştım. | Open Subtitles | ـ بجانب ان المرة الأخيرة ، قد وضعت القناع كمزحة. |
| Onu görmek istiyorsan şu maskeyi takıp daha hasta görün. | Open Subtitles | إذا كنت تود رؤيتة ضع هذا القناع ومثل بأنك مريض |
| Biri benden önce gidip maskeyi almış ama kısa sürede Kore'ye gelecek. | Open Subtitles | هناك شخص ذهب وحصل على القناع الزجاجي قبلي ولكنه سيكون بكوريا قريباً |
| O maskeyi çok görmek istediğiniz için, birden kendimi kaybettim. | Open Subtitles | فقدت عقلي فجأة لأنكِ أردتي بشدة أن ترى القناع الزجاجي |
| Bu maskeyi size takana kadar yerinizde kalmanız gerekiyor efendim. | Open Subtitles | سيدي يجب أن تبقى ساكناً بينما نضع القناع على وجهك |
| maskeyi çıkarmanın tek yolununun Ceremonia de Desgracia olduğunu öğrendim. | Open Subtitles | واكتشفت ان الطريقه الوحيده لازالة القناع كانت عبر طقوس الابتلاء |
| Daha korkutucu kılmak için bu maskeyi kullandılar. | Open Subtitles | لقد استخدموا هذا القناع ليجعلوا الأمر أكثر إرهاباً |
| maskeyi senin gerçek yüzün farzetmek asla kabul etmeyeceğim bir şey. | Open Subtitles | ..ولكن لا يمكنني تقبّل تظاهرك بأن القناع هو وجهك الحقيقي |
| Sanırım maskeyi kesmemeliyiz. | Open Subtitles | أعتقد أننا لا ينبغي أن نقطع القناع ونحفظ به لوقت لاحق |
| Artık maskeyi çıkarabilirsin Tack. | Open Subtitles | أنت يُمْكِنُ أَنْ تُزيلَ القناع الآن، تاك. |
| Artık maskeyi çıkarabilirsin Tack. | Open Subtitles | أنت يُمْكِنُ أَنْ تُزيلَ القناع الآن، تاك. |
| Bu maskeyi babam bana İsim Günüm'nde verdi... ve ben de bu geleneği sizinle devam ettireceğim. | Open Subtitles | أعطانى والدى هذا القناع فى يوم تسميتي وسأكمل هذه العادة معكم |
| maskeyi taktığımda... herşeyi yapabilirim. | Open Subtitles | عندما أضع ذلك القناع على أستطيع عمل أي شيء |
| Rose, şu maskeyi çıkar. Derine dokunur. | Open Subtitles | روز، أزيلى هذا القناع عن وجهك سوف يسد مساماتك |
| Bu maskeyi o kadar uzun zaman taktım ki, onsuz kendimi güvende hissetmiyorum. | Open Subtitles | لقد ارتديت هذا القناع لفتره طويله و لا اشعر بالامان بدونه |
| O maskeyi muhtemelen kel kafasını gizlemek için takıyordur. | Open Subtitles | من المحتمل أنه يرتدى القناع لإخفاء صلعته وملامحه القبيحة |
| O maskeyi muhtemelen kel kafasını gizlemek için takıyordur. | Open Subtitles | من المحتمل أنه يرتدى القناع لإخفاء صلعته وملامحه القبيحة |
| - Evet. Ama o maskeyi gururla takacak çok insan var. | Open Subtitles | لكن هناك الكثيرون على استعداد أن يرتدوا قناع زورو بكل فخر |
| Bu da maskesini çıkardı ve korkmadığını söyledi. "Bu lanet maskeyi takmak zorunda değilim" dedi. | Open Subtitles | وضعونا جميعاً في مكتب لفترة و قام هذا الرجل بنزع قناعه و بدأ يتحدث و كأنه ليس خائفاً |
| Çıkardığım zaman, maskeyi yüzüne tutmanı istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أريدكِ أن تمسكي بالقناع عندما أخلعه، مفهوم؟ |
| Bu maskeyi yüzümde oluşturmamış olsaydım, ezilirdim. | Open Subtitles | لو لم أصنع هذه الأقنعة تحت جلدي لكنت قد انتهيت |
| "Eğer aynalı maskeyi kullanırsam, bazı şeyler altüst olacak." | Open Subtitles | ان استعمالى للقناع اللامع سوف يزعج بعض الاشخاص قليلاً |
| bir maskeyi kadırıp, sadece bizim onların yanında olduğumuzu söylüyorlardı. | Open Subtitles | يحملونَ قناعاً و يقولون: أَننا نَحنُ الوحيدين الذين وقفنا إلى جانبهم. |
| O kadar da önemli değil ama birlikte olduğumuz sürece, bu maskeyi takmaya devam edecek misin? | Open Subtitles | ..... ليس لذلك أهمية كبيرة، ولكن هل سترتدي قناعك طوال حياتنا معاً؟ |
| S.keyim böyle işi. maskeyi çıkardım diye vuracaklarsa vursunlar. Hepimizi öldürtmek mi istiyorsun? | Open Subtitles | تباً لهذا إسمعوا إذا كانوا سيقتلوني لأنني نزعت قناعي فليفعلوا |
| Hastanın yüzüne maskeyi güvenli bir şekilde yerleştirirsiniz... sonra hastanın derin nefes almasını sağlarsınız. | Open Subtitles | تَضِعُ القناعَ بشكل آمن حول وجهِ المريضِ... وبعد ذلك احعلهم يَتنفّسونَ بعمق. |
| Bu maskeyi ölümlüler arasında kargaşa yaratmak amacıyla, binlerce yıl önce yapıp toprağa fırlatmıştı. | Open Subtitles | و ألقاه إلى الأرض من آلاف السنين لإحداث الفوضى بين اليشر و طبقا للأسطورة |
| Galerinin açılışı için mutlaka cam maskeyi alacağımı söyledim. | Open Subtitles | أخبرتها أنني سأحصل عليه بدون فشل وسأعرضه بالمعرض |
| Takmamız gereken iki maskeyi, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتتذكر ما أخبرت به عن القناعين الذين نرتديهم؟ |