| - Mecbur kalırsam, teçhizatları satın alırım. - Kaynak hakkında ne yapacaksın? | Open Subtitles | إذا اضطررت سأشتري علبة الأدوات وماذا ستفعل بالمصدر؟ |
| Ortağını öldürmek istemiyorum ama Mecbur kalırsam yaparım. | Open Subtitles | لا أرغب بقتل زميلك لكنني سأقتله إذا اضطررت |
| Onu bulmak zorundayım. Mecbur kalırsam onları cehennemde bile ararım. | Open Subtitles | لا يهمّ، عليّ العثور عليهم سأتعقّبهم إلى الجحيم إن اضطررت |
| Mecbur kalırsam biyopsiyi yapacağım. Fakat daha önce olmaz. | Open Subtitles | سأفحص نسيج المخ إن اضطررت لكن ليس قبل ذلك |
| Sonra saatimi bırakmamın yazık olacağını düşündüm... onu ancak, Mecbur kalırsam bırakabilirdim. | Open Subtitles | و فكرت في مدي اسفي اذا قمت بترك ساعتي و لكنني سأفعلها لو اضطررت لذلك |
| -Tatili yine yalnız geçiremezsin. Mecbur kalırsam seni sürüklerim. | Open Subtitles | ولا يمكنك قضاء الإجازات وحيداً سأسحبك لو أضطررت لذلك |
| Dinle Kate, seni vurmak istemiyorum, ama Mecbur kalırsam yaparım. | Open Subtitles | اسمعي، كايت لا أريد أن أطلق عليكي النار لكني سأفعل إذا اضطررت لذلك |
| - Gitmiyorum! - Mecbur kalırsam kıçına tekmeyi basarım! | Open Subtitles | لن أذهب- سأركل مؤخرتك إذا اضطررت إلى ذلك- |
| Seni öldürmek istemiyorum ama Mecbur kalırsam da çekinmem. | Open Subtitles | لا أرغب بقتلك، لكنني سأفعل إذا اضطررت |
| Ama Mecbur kalırsam seni öldürürüm. | Open Subtitles | سأفعل إذا اضطررت لهذا |
| O halde eyalet savcısına giderim, Mecbur kalırsam danıştay başkanından ricada bulunurum. | Open Subtitles | سأقصد النائب العام إذاً وأقدم عريضة لرئيس القضاة إن اضطررت |
| Sana veya başka kadınlara asla bu şekilde saygısızlık etmem ama cidden Mecbur kalırsam sana dokuz verirdim. | Open Subtitles | لم أكن لأقلل من احترامك بهذا الشكل, أو أية امرأة أخرى، لكن إن اضطررت لذلك، سأعطيك تسعة. |
| Eğer Mecbur kalırsam bunu kendim de yapabilirim. | Open Subtitles | سأفعل هذا بنفسي إن اضطررت إلى ذلك |
| Ve Tanrı adına, Mecbur kalırsam bu ülkeyi sıkıyönetim altına alırım. | Open Subtitles | وليساعدني الرب ، فسأضع هذا البلد تحت الحكم العرفي لو اضطررت لهذا |
| Üçünüz de söylediklerinizden daha çok şey biliyorsunuz ve Mecbur kalırsam tüm gece boyunca sizi burada tutmaktan çekinmem. | Open Subtitles | أنتم الثلاثة تعلمون أكثر مما تقولون وأنا مُستعد لأن أبقيكم هنا طوال الليل لو اضطررت لذلك |
| Üçünüz de söylediklerinizden daha çok şey biliyorsunuz ve Mecbur kalırsam tüm gece boyunca sizi burada tutmaktan çekinmem. | Open Subtitles | أنتم الثلاثة تعلمون أكثر مما تقولون وأنا مُستعد لأن أبقيكم هنا طوال الليل، لو اضطررت لذلك |
| Mecbur kalırsam savcıdan celp çıkarabilirim. | Open Subtitles | قد أجعل النائب العام يبدأ بإصدار إستدعائات لو أضطررت |
| - Ama Mecbur kalırsam seni zorla rahatlatacağım. | Open Subtitles | و لا أعرف ما سيتوجب عليّ فعله لكنني لو أضطررت سأجبرك على ان تسترخي |
| Eğer Mecbur kalırsam, bütün bir gün boyu ter döktüreceğim ona. | Open Subtitles | ساجعلها تتصبب عرقا طوال اليوم لو تحتم علي ذلك |
| Eğer Mecbur kalırsam burda bir hafta bile dururum | Open Subtitles | لا، سأنام ضد هذه الشجرة لمدة أسبوع إذا كان لدي ل. |
| Evlat, Mecbur kalırsam, seni öldürürüm. | Open Subtitles | أيها الولد , لو إضطريت لِقتلك فسأقتلك |
| Mecbur kalırsam seni öldürürüm. | Open Subtitles | . سأقتلك , إن إضطررت لهذا |
| Ama Mecbur kalırsam yaparım. | Open Subtitles | لكنّني سأفعل أن أضطررتُ |