| Yaninda tasidigi silahi metronun tuvaletinde unutan polis de öyle. | Open Subtitles | وكذلك الشرطي الذي ترك سلاحه الجانبي، في حمام قطار الأنفاق |
| Evet, okula giderken bineceği metronun bir kereye mahsus ücretini karşılayabilir. | Open Subtitles | أجل، قد يسدد ثمن تذكرة قطار الأنفاق إلى الكلية مرة واحدة. |
| Çünkü dinlemiyorsan, bir gelinlik giyerim ve bir metronun önüne atlarım! | Open Subtitles | لأنك إذا لم تفعل، سأرتدي لباس زفاف وسألقي بنفسي أمام قطار الأنفاق |
| Merkezdekiler, bunun metronun imajını bozacağından endişeleniyor. | Open Subtitles | الإدارة يتسائلون كيف سيبدو المترو أمام الناس؟ |
| Ama burayı asla terk edemem. Tepemde metronun gürültüsü olmadan, uyuyamıyorum bile. | Open Subtitles | لا أستطيع النّوم حتّى بدون سماع ضجّة المترو. |
| Kimse böyle sıradan görünüşlü bir adamı, metronun kalabalığında, | Open Subtitles | لا يمكن لأحد تمييز شخص عادي المظهر من بين حشود مترو الأنفاق |
| metronun kameraları bozulmuş, o yüzden emin olmanın yolu yok. | Open Subtitles | حسناً، كانت كاميرات مترو الأنفاق مُعطلة، لذا لا تُوجد طريقة للتأكّد من ذلك. |
| metronun yerin üstünde gittiği birkaç yer var yalnızca. | Open Subtitles | أسمع الميترو. يمر فوق الأرض في بعض الأماكن فقط، |
| Bence... Şu baban gibi sevdiğin adam kendini metronun altına atan. | Open Subtitles | اعتقد أن الرجل الذي تحبه كأبيك والقي بنفسه على قضبان قطار الأنفاق |
| Gerçek bir New Yorklu metronun daha hızlı olduğunu bilirdi. | Open Subtitles | النيوركية الحقة تعرف أن قطار الأنفاق أسرع |
| metronun yeraltında olması çok delice değil mi? | Open Subtitles | وأنت ثملة أيضا أليس جنونيا أن قطار الأنفاق تحت الأرض؟ |
| metronun neye benzediğini bilirim. | Open Subtitles | أعرف كيف يكون صوت قطار الأنفاق. |
| metronun neye benzediğini bilirim. | Open Subtitles | أعرف كيف يكون صوت قطار الأنفاق. |
| metronun çok yoğun olacağını düşünerek bir taksi tutayım dedim. | Open Subtitles | لذلك ركبت في قطار الأنفاق (وأتجهت إلى (جراند سنترال {\cHE712B4}( المدينة المركزية ) وبعدها إستئجرت الأجرة إلى هنا |
| İş çıkışı metronun orada onunla buluştuk. | Open Subtitles | لذا إلتقيتُ بها بعد العمل في محطة المترو. |
| metronun içine de dışına da ekipler yerleştirmeliyiz. Mümkün olan her yere. | Open Subtitles | سوف نحتاج أن نضع رجال مكتب التحقيقات الخاصة داخل وخارج المترو وفى كل مكان ممكن |
| metronun güvenlik kayıtlarında, şüphelimiz metro kartını geçiriyor. | Open Subtitles | في فيديو الكاميرا الأمنيّة بالمترو، رأيتُ المُشتبه به يُمرّر بطاقة المترو. |
| Genç bir kadın metronun önüne itildi. | Open Subtitles | حيث تم دفع امرأة شابة أمام قطار مترو الأنفاق. |
| Yani Times Square Metro İstasyonu'nda karşılaşmıştık, yağmur yağıyordu ve bana metronun Cannal Sokağı'nda durup durmadığını sormuştun. | Open Subtitles | في محطة مترو الأنفاق ، و لقد كانت تمطر "و سألتيني إذا كان القطار يمر على شارع "كانال |
| Ben daha metronun parasını karşılayamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع تحمل حساب مترو الأنفاق |
| metronun girişinde bir kartonun içinde yaşıyordum. | Open Subtitles | كنت أعيش في صندوق قرب الميترو. |