| Bunu Miranda'ya sormalısın. | Open Subtitles | لذلك من الافضل ان تتحدثى مع ميرندا عن تلك الاشياء |
| Miranda Doug'la ilgili bir şey hatırlamıyor musun? | Open Subtitles | ميرندا ألا تتذكرين أي شيء عن دوج أي شيء على الاطلاق؟ لا تقل لي أن هناك شيء ما حدث لدوج. |
| Shelley, Chloe'nin Miranda'yı korkuttuğunu söyledi onu ayırdım. | Open Subtitles | شيلي تقول أن كلو كانت تهدد ميرندا لذا عزلتها عن الآخرين اليوم. |
| Şah, şahit demek, ML de Miranda Lopez. | Open Subtitles | ويت " تعني شاهد " " وإم إل = " ميريندا لوبيز |
| Bak, Miranda, seni korkutmak istemem fakat ortalıkta ikinci bir katil varsa ümitsizce izini yok etmek isteyecektir şu anda. | Open Subtitles | حسنا ميرندا أنا لا أريد إخافتك و لكن إذا كان هناك قاتل آخر بالفعل سوف يحاول تعقب أثرك. |
| Miranda Tyler, Susan Price, Laura Costello. | Open Subtitles | ميرندا تايلور , سوزان بريس , لورا كوستيلو |
| Güce bir basamak daha tırmanmak için Miranda'nın hayatını takas etmek? | Open Subtitles | للتضحية بحياة ميرندا للوصول إلى درجة أخرى في سلم السلطة؟ |
| Miranda, çalıntı mücevherlerden eski silahlı küçük donanma teknelerine kadar her şeyi sattığını gördüm. | Open Subtitles | ميرندا لقد رأيتك تقومين ببيع كل شئ من مجوهرات مسروقه لزوارق البحريه القديمه |
| Miranda'ya oğlu ile buluşacağımızı söyledik bu yüzden çıkmalıyız bence. | Open Subtitles | أخبرنا ميرندا بأننا سنقابلها قريبًا، فأظن بأنه يتوجب علينا الذهاب أليس كذلك؟ |
| Herşey yolunda gidecek Ve, Miranda,eğer sen inanmazsan o da sana inanmayacaktır. | Open Subtitles | "كل شيء سيكون بخير" و"ميرندا".. لن تُصدقك إذا لم تُصدقي أنتِ الأمر. |
| - Hemen bakıyorum. - Miranda ! Hey, seni göremedim. | Open Subtitles | . حالاً - . ميرندا ,هاى أنا لم أرك - |
| Miranda, çok güç bir durum bu. | Open Subtitles | ميرندا هذا وضع غير ملائم على الأطلاق. |
| Onu yerden toplamak zorunda kaldım, Miranda, parça parça! | Open Subtitles | لقد كان عليّ أن احمله من الارض يا ميرندا على هيئة قطع! |
| Miranda, buna bir son vermelisin. Beni anlıyor musun? | Open Subtitles | ميرندا توقفي عن هذا هل تفهميني ؟ |
| Miranda Lopez'in öldürüldüğü geceden. | Open Subtitles | " مختلف عن ليلة قتل " ميرندا لوبيز لا أفهم |
| Miranda Frank seninle aynı sığınaktaydı. | Open Subtitles | ميريندا فرانك" كانت معك في جلسة" علاجك الروحاني |
| Sen her şeyi itiraf etmeden yol alamayız çünkü hala Miranda Frank'i koruyorsun. | Open Subtitles | لا يُمكننا المضي قُدماً إلا بعد أن تخبرنا بكل شئ "لأنك ما زلتَ تحمي "ميريندا فرانك |
| Sana yardım etme ihtimali olan kişi o Miranda. | Open Subtitles | أن يكون قادر على مساعدتك . ميراند |
| Miranda! | Open Subtitles | ميرآندا |
| Charlotte daha iyi hissetmeye başlarken, Miranda daha kötü hissetmeye başlıyordu. | Open Subtitles | والتي شارلوت ليشعر على نحو أفضل، التي ميراندا أن تشعر سوءا. |
| Miranda kendini her kadının hayali olan bir durumda buldu gerçekten harika bir ilk buluşma yaşıyordu. | Open Subtitles | كان ميراندا في الوضع كل امرأة أحلام: أنها كانت على موعد أول كبير حقا. |
| Miranda ve ben tanrıçamızla uğraşırken, Baird, Charlotte'un içindeki erkeği çıkarmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | بينما ميراندا وأنا عملت بها آلهة الداخلية لدينا، بيرد كان يعمل الذكر من شارلوت. |
| Çok güçlüydün, Miranda! | Open Subtitles | كنت قوية جداً ... مييرندا |
| Miranda hiçbir şey için rol yapmak zorunda kalmadı. | Open Subtitles | ميراندا ديدن أبوس]؛ ر يكون إلى أي شيء وهمية. |
| Ya Miranda hakları? | Open Subtitles | "ماذا عن حقوق الـ "مراندا |
| İyice sarın, Miranda. Dışarısı buz gibi. Burası da öyle. | Open Subtitles | يجب ان تلتحفى جيدا يا ميراندا ,انها برد هنا وهناك |
| Gecenin üçünde biri Miranda'yı rahatsız ediyordu. | Open Subtitles | والساعة 3: 00 صباحا ميراندا تم الحصول على أي شيء ولكن تتفاقم. |
| Panik-atak saldırısı üzerine bir de Miranda bazı kabul edilemez haberler aldı. | Open Subtitles | لإضافة إهانة للذعر هجوم... ... ميراندا قد حصلت للتو بعض الأخبار المقلقة. |