| Alkollü araç kullanma cezasından yırtmak için hâlâ Nişanlın olduğunu iddia ediyor. | Open Subtitles | حسناً، من أجل أن تلغي التهمة فهي لا تزال تزعم أنها خطيبتك |
| Bu ne kadar da aşağılık, rezil bir konuşma tarzı böyle. Nişanlın o senin. | Open Subtitles | أنها لطريقة وضيعة ورخيصة للتحدث عن خطيبتك |
| Sen, onun kaydına göre, biliyorsun senin Nişanlın uyuşturucu bir öyküsü vardı. | Open Subtitles | أتعلم, انه بالنظر لسجلاته وانجازاته, خطيبك كان لديه ماضي في تعاطي المخدرات. |
| İronik çünkü Nişanlın sahtekarlıktan iki yıllık cezasını çekiyor ve sen ne dersen de herkes haberin olduğunu biliyor. | Open Subtitles | أنه ساذج لأن خطيبك لأن خطيبك بالسجن لمدة سنتين لأنه محتال ولا يهم ماذا تقولين, الجميع هنا يعلم بذلك |
| Neden sen ve Nişanlın sürekli kardeşin... hakkında konuşma ihtiyacı duyuyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا عليكِ أنتِ و خطيبكِ أن تتحدثا عن شقيقكِ طوال الوقت؟ |
| Hayır, görüyorsun işte, Nişanlın olduğunda yapmaman gereken şey bu. | Open Subtitles | لا,هذا ما يجب فعله عندما يكون عندك خطيبة |
| Nişanlın kucağıma oturabilir. | Open Subtitles | بإمكان خطيبتك أن تأتي . و تجلس على ركبتيّ ، هيا |
| Denny! Eski Nişanlın, veda etmeden gitti. | Open Subtitles | هاي ديني, خطيبتك السابقة لقد ذهبت لتأخذ نزهة. |
| Hadi ama Marshall, hala Nişanlın olduğunu mu düşünüyorsun? | Open Subtitles | هيا يا مارشال .. بجد هل تظن انها مازالت خطيبتك ؟ |
| Her zamanki gibi güzel Nişanlın haklı. Haydi dostum. | Open Subtitles | يا صديقي ، إن مع خطيبتك الجميلة الحق هيّا |
| Nişanlın benden birşey çaldı ve ben de onu geri istiyorum. | Open Subtitles | سوف تقوم بعمليّة استرداد بسيطة خطيبتك قامت بسرقة شيئ يخصني وأريد إسترداده |
| Peki, hamile bir Nişanlın olmanın dışında, o kafanın içinden neler geçiyor acaba? | Open Subtitles | بجانب خطيبتك الحامل ما الذى يدور فى رأسك |
| Eski Nişanlın ile de öğle yemeğine katlanabilirim. | Open Subtitles | فيمكننى قضاء وقت الظهيرة مع خطيبك السابق |
| Nişanlın hiç görünmüyor. | Open Subtitles | أعني، اللة يعلم لم لا يأتي خطيبك ربما هذا هو |
| Çünkü parti pezevenginiz Nişanlın tarafından tutuldu. | Open Subtitles | لأنك تذاكر الحفلة تم حجزها بالفعل من خطيبك |
| Mecburiyete inanmam. Ayrıca Nişanlın bana bir iyilik yaptı. | Open Subtitles | لا آومن بالإلزام بالإضافة إلى أن خطيبك قدم لي خدمة |
| Çok kötü durumdaydı ama Nişanlın yaşamak istiyordu. | Open Subtitles | لقد كان في حالة سيئة لكن خطيبك كان يريد أن يعيش رأيت ذلك في عينيه |
| İblis senin evine seni almak için girdiğinde Nişanlın başaramadı. | Open Subtitles | ، عندما اقتحم الكائن الشيطاني منزلكِ لأخذكِ لم ينجُ خطيبكِ |
| Nişanlın seni aldatsaydı bilmek ister miydin? | Open Subtitles | إن كان خطيبكِ يخونك ألا تريدين بأن تعرفي؟ |
| O sırada yeni bir Nişanlın vardı. | Open Subtitles | ولتُساعده كي يلوذ بالفرار خلال مواجهات الشرطة كانت لديك خطيبة جديدة في ذلك الوقت حياة كاملة تنتظرك |
| Nişanlın var mı? | Open Subtitles | هل لديكِ خطيب ؟ |
| Senin Nişanlın ne yapıyor peki? | Open Subtitles | ماذا يعمل الخطيب القديم؟ يبيع الماس اللعين؟ |
| Sen ve Nişanlın , Ben ve kızarkadaşımla yemeğe çıkıyoruz. Sosyalleştik mi ne dersin? | Open Subtitles | انت وخطيبتك ستستقبلونني انا وحبيبتي على العشاء هل نحن متحضرين ام ماذا؟ |
| Bütün gece buradaydı. Nişanlın getirdi. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا طوال اللّيل خطيبتكَ أحضرته |
| Eminim Nişanlın da daha güneşli bir damadı takdirle karşılardı. | Open Subtitles | أنا متأكدةٌ أن خطيبتُك تفضل العريس المرح |
| - Evde hamile Nişanlın olduğunu biliyor mu? | Open Subtitles | - هل تعلم أن .لديك خطيبه حامل في المنزل |
| - Evet, Nişanlın. Hâlâ sarhoş da. - Ben onun nişanlısı değilim. | Open Subtitles | أجل هو كذلك, لاتزال ثملة - لستُ خطيبها - |
| Beni dinle Herb. - Nişanlın çok sinirli. | Open Subtitles | انتبه لي يا (هيرب) خطيتبك غاضبة |
| Güzel bir evin, kariyerin ve Nişanlın var. | Open Subtitles | لديك منزل جميل هنا وسيرة أجمل وخطيبة جميلة |
| Sevgilin ve anladığım kadarıyla olası Nişanlın. | Open Subtitles | حبيبك وخطيبك المحتمل ، من ما أفهمه |