| O köprüyü hep beni evime götüren bağlantı olarak görmüştüm. | Open Subtitles | لقد نشأت بمحاذات ذلك الجسر الذي كان الطريق الوحيد لمنزلي |
| O köprüyü geçtiğim zaman babamı vaktinde kurtarabileceğimi düşünmüştüm. | Open Subtitles | لازلتُ أظنُ أنه بإمكاني الزحف للشمال وإنقاذه في الوقت المناسب لكن فقط إن اجتزت ذلك الجسر. |
| Ayrıca o kadar güçlü olsan harıl harıl çalışıp ölümüne ter dökeceğine O köprüyü hemencecik onaramaz mıydın? | Open Subtitles | ،أيضًا، إن كنت بتلك القوة ،لكنتَ أصلحت ذلك الجسر في طرفة عين بدل العمل وبذل مجهود كبير |
| Adam işini yaptı. O köprüyü yakmanın anlamı yok. | Open Subtitles | الرجل أدى ما عليه لا داعي لحرق هذا الجسر |
| Yapmamız gereken tek şey O köprüyü geçmek, | Open Subtitles | الأن كل ما علينا فعله هو عبور هذا الجسر و ستكون لنا كي نكسبها. |
| O köprüyü havaya uçurunca ne olacak sanıyordun? | Open Subtitles | ماذا كنت تظنه سيحدث عندما قمت بتفجير ذلك الجسر ؟ |
| O duruma düşersek O köprüyü de geçeriz. | Open Subtitles | سنعبر ذلك الجسر عندما نصل إليه |
| O köprüyü tutuyorsunuz, Yüzbaşı. | Open Subtitles | حافظ على ذلك الجسر أيها النقيب هذا أمر |
| İlk fırsatta O köprüyü yakacağım. | Open Subtitles | سأحرق ذلك الجسر عندما أصل هناك |
| Biz O köprüyü 24 yıl önce kapattık. | Open Subtitles | أغلقنا ذلك الجسر قبل 24 عاماً. |
| İşte o zaman O köprüyü yeniden inşa edebilirsin. | Open Subtitles | ثم بعد ذلك، ربما تستطيع إنشاء ذلك الجسر |
| O köprüyü tamamladığımızda o ağzı kulaklarına varan mutlu insanları görünce kendimle hayatımda hiç olmadığım kadar gurur duydum. | Open Subtitles | ...عندما أكملنا ذلك الجسر ...كل أولئك الأشخاص السعيدون وابتساماتهم لم أفتخر هكذا طيلة حياتي |
| O noktaya gelince O köprüyü geçeceğiz. | Open Subtitles | سنعبر ذلك الجسر عندما نصل إليه |
| O köprüyü geçen adam. | Open Subtitles | الرجل الذي عبر ذلك الجسر |
| O köprüyü ele geçireceğiz. | Open Subtitles | نريد احتلال ذلك الجسر. |
| Sadece O köprüyü kalıcı yapacak büyüyü bulmam gerek. | Open Subtitles | لذا عليّ إيجاد تعويذة لجعل هذا الجسر دائمًا. |
| Beyler, dedikleri gibi, bir bölüm bittiğinde bir köprü belirir ve O köprüyü geçersin ve önemli şeylerden limonata yaparsın. | Open Subtitles | يا جماعة , كما يقولون , عندما ينتهي الفصل الأول يظهر الجسر , وبعدها تعبر هذا الجسر وتصنع الليمون من التل الخلدي |
| O duruma düşünce O köprüyü de geçerim. | Open Subtitles | سأعبر هذا الجسر عندما أصل إليه |
| O köprüyü vakti gelince aşarız. | Open Subtitles | سوف نعبر هذا الجسر عندما نأتي إليه |
| O köprüyü savaştan evvel inşa etmiştim. Bir fıçı barutun yarısıyla yerle bir ettim o yeri. | Open Subtitles | بَنَيتُ هذا الجسر قبل الحرب - لقد دمّرته بالكاملِ بواسطة نصف برميل صغير مِن البارود - |
| Aslında geri dönüyorum. O köprüyü havaya uçurmam gerekiyor. | Open Subtitles | أنا في الواقع عائداً لتفجير هذا الجسر |