| Ben bir kütüphaneciyim ve yapmaya çalıştığı şey bütün bilgi kaynaklarını onlara ulaşmak isteyen olabildiğince çok insana ulaştırmak. | TED | أنا أمين مكتبة, وما أحاول أن أفعله أن أجعل كل أعمال المعرفة بمتناول أكبر عدد ممكن من الراغبين بقراءتها |
| Donanma Komutanlığı, tedbir olarak geniş çaplı bir tahliye için büyük-küçük olabildiğince çok deniz vasıtasını toplasın. | Open Subtitles | أكبر عدد ممكن من السفن الصغيرة استعداداً لعملية إخلاء واســعة النــطاق ذلك في متناول أيدينا بالفعل , سيدي |
| Belki de bana verilen tüm fırsatlardan avantaj sağlayacak kadar zeki olmalı, olabildiğince çok para kazanarak kendimi ve yakın aile bireylerimi rahata erdirmeliyim. | TED | ربما سأكون ذكياً وأستغل الفرص المتاحة إليّ وأجني أكبر قدر ممكن من المال، كي أكون وعائلتي في راحة. |
| Buna rağmen çabucak düzinelerce tabaka ya da dallar halinde büyüyerek olabildiğince çok ışık almaya çalışırlar. | Open Subtitles | لكن باستطاعتهم تكوين عشرات الصفائح، أو الفروع سريعاً مكتظة بالبوالب لجمع أكبر قدر ممكن من الضوء. |
| olabildiğince çok polis lazım bize. | Open Subtitles | اعتقد باننا نحتاج أكبر عدد من الشرطة قدر المستطاع |
| Benim görevim, bu mesajı olabildiğince çok kişiye iletmek. | Open Subtitles | مهمتي هي إيصال تلك الرسالة إلى أكبر عدد ممكن من الناس |
| Seni olabildiğince çok kavşağı görebileceğin bir noktaya koyacağız. | Open Subtitles | نسمركزك في مكان تستطيع منه رؤية أكبر عدد ممكن من تقاطعات الطرق |
| Görevimiz, olabildiğince çok çocuk kurtarmak. | Open Subtitles | المهمة هي إنقاذ أكبر عدد ممكن من الأطفال |
| Yarım mil uzunluktaki yürüyüş kumsalın iki ucundan da bazı insanlar için uzun olabilir, ancak arabanız olabildiğince çok insana ulaşır. | TED | إن سير مسافة نصف ميل قد تكون بعيدة لبعض الزبائن خاصة المتواجدين على أطراف الشاطىء , ولكن عربتك سوف تخدم أكبر عدد ممكن من الزبائن |
| Mantar, olabildiğince çok ağaçla bağlantısı olmasından ve ağaçlar arasındaki moleküllerin gidip gelmesiyle bağlantılarını arttırmasından fayda sağlıyordur. | TED | لعل الفطر يستفيد من امتلاك ارتباطات مع أكبر عدد ممكن من الأشجار المختلفة فيزيد ارتباطاته إلى أقصى حد عن طريق تنقيل الجزيئات بين الأشجار . |
| Olabildiğine çok yetenek yetiştirmek, olabildiğince çok kızı bilim ve mühendisliğe yönlendirmek, olabildiğince çok erkeği öğretmenliğe yönlendirmek. Bunlar, gelecek için yatırım. | TED | تنمية المواهب قدر الإمكان، التحاق أكبر عدد ممكن من الفتيات من أرجاء البلاد في المجالات العملية والهندسية. والتحاق أكبر عدد ممكن من الفتيان في المجال التعليمي... هؤلاء هم استثمارات مستقبلنا. |
| İyi bir kopya için olabildiğince çok bilgi lazım. | Open Subtitles | نحتاج إلى أكبر قدر ممكن من المعلومات لصنع نسخة جيدة. |
| Hell Creek projesindeki ana hedefimiz olabildiğince çok sayıda dinazor bulmaktı, ve umuyorduk ki bu dinazorların bazıları daha fazla örnek içerecekler. | TED | كان مشروع " هيل كريت " هو حراك كبير من اجل استكشاف اكبر قدر ممكن من الديناصورات على امل ان نجد في عظامها بعض من المواد التي يمكن ان تفيدنا |
| Anglo-Amerikan düşmanımız denizaltılara karşı etkili bir savunma geliştirene ve batırılan ticari gemilerin yerine yenisini koyana kadar olabildiğince çok sayıda gemi batırmalıydık. | Open Subtitles | كان علينا أن نقوم بأغراق أكبر قدر ممكن من السفن ...قبل أن يقوم أعدائنا من الأنجلو-اميركيين بتطوير دفاع فعال مضاد لعمل الغواصات... |
| Tüm olay,günün sonunda olabildiğince çok insanın bir araya toplanmasını sağlamak. | Open Subtitles | وأنا أرتب الصالة لتحوي أكبر قدر ممكن |
| Cerrahi kanadında, olabildiğince çok yatağı boşaltmaya çalışıyorum. Ah. | Open Subtitles | أحاول اخلاء أكبر عدد من الأسرة في الجناح الجراحي |
| Sürücünün ve takımının görevi, bu gücün, olabildiğince çok turda, olabildiğince fazla zemine nasıl aktarılabileceğini çözmektir. | Open Subtitles | عمل الراكب و الفريق يكمن في كيفية التحكم في هذا الكم الهائل من الطاقة لإنجاز أكبر عدد من اللفات |