| Ve o noktada, aslında beynimde bir havai fişek patladı. | TED | وفي تلك اللحظة، في الواقع، الألعاب النارية انفجرت في ذهني. |
| Hayır, benim yaptığım yemekten yedi ve tesadüf eseri, midesi patladı. | Open Subtitles | لا, لقد كان يأكل طعام صنعته أنا و بالصدفة انفجرت معدته |
| O kadar güldüm ki burnumdaki bir kan damarı patladı. | Open Subtitles | ضحكت بشدة إلى أن انفجر وعاء دموي بأنفي، أنا بخير |
| Bu nedenle de havada patladı. Her iki şekilde de, bunlar, 20 megatonluk dev patlamalardı. | TED | لذا انفجر في الهواء. في الحالتين، هناك إنفجارات هائلة، بقوة ٢٠ ميغاتون. |
| Geri besleme yüzünden bugün jeneratörlerden biri patladı. | Open Subtitles | اليوم إنفجر أحد مولداتنا بسبب تغذية مرتدة |
| Challenger bir ateş topu şeklinde patladı ve parçaları Atlantik Okyanusuna düştü... | Open Subtitles | التشالنجر إنفجرت وتحولت إلى كرة من اللهب والقطع نزلت إلى المحيط الاطلسي |
| Benimle oynama, çünkü yanıt istiyorum. Bir nükleer bomba patladı. | Open Subtitles | لا تعاملينني هكذا ، أريد أجوبة لقد انفجرت قنبلة ننوية |
| Ama oraya gittiğimde bir araba patladı o da ölmüştü. | Open Subtitles | وعندما وصلت هناك انفجرت سيارة مفخخة وكان هو قد مات |
| Çin'de Kral'ın mezarını kazdığım zaman, kanalizasyon patladı ve ben neredeyse ölüyordum. | Open Subtitles | عندما حفرت قبر الملك في الصين, المجارير السفلية انفجرت و كدت اموت. |
| Irak'ta sıhhiyedeyken, el yapımı bir bomba patladı, üç kişi öldü. | Open Subtitles | عندما كنت مسعفًا في العراق انفجرت عبوة ناسفة قتلت ثلاثة أشخاص |
| Olanları Big Bang'in erken dönemlerine kadar geriye doğru izlememiz mümkün, ama ne patladı ve neden patladı hala bilmiyoruz. | TED | وبإمكاننا أن نتقفى الآثار إلى المراحل المبكرة للانفجار العظيم، ولكننا ما زلنا لا نعرف ما الذي انفجر ولم انفجر |
| Lastiğim patladı. Yedek lastik arkada. | Open Subtitles | لقد انفجر لدي الإطار اعتقد أن الإحتياطي بالخلف |
| Dört yıl önce Alma-Ata'da denedik. patladı. | Open Subtitles | منذ اربعة سنوات, حاولناه فى الما أتا وقد انفجر |
| Kız yardım beklerken aracın aniden hava yastığı patladı | Open Subtitles | كانت تنتظر النجدة في السيارة عندما إنفجر فجأة الكيس الهوائي |
| Evet. Notlarımı gördüğünde başı fırıI fırıI döndü ve patladı. | Open Subtitles | نعم ، لقد رأت هذه الدرجات ورأسها دار حول نفسه ثم إنفجر |
| Geldiği anda, bir anda zihnimde patladı, ve kalbimde çarptı, farklı bir şey, | TED | في اللحظة التي أتت فيها لقد إنفجرت الفكرة في رأسي ودقت بعنف على قلبي، شئ مختلف، |
| Biri patladı, sekizi seninle. Geriye bir tane kalıyor. | Open Subtitles | واحدة إنفجرت وثمانية هنا هذا يترك واحدة غير محسوبة |
| 2009 yılında Pakistan genelinde 500 tane bomba patladı. | TED | عام 2009، كان هناك 500 قنبلة أنفجرت عبر باكستان. |
| Bir saat falan önce su borusu patladı. Nereye gidiyorsunuz? | Open Subtitles | إنفجار لخط المياه الرئيسى منذ ساعة إلى أين تتجه ؟ |
| - Lastik patladı. Lütfen otobüse. | Open Subtitles | لقد أنفجر الأطار رجاءً، أنتظرى فى الحافلةِ. |
| Bomba bir patladı mı, seçeneklerim çok çok çabuk daralacak. | Open Subtitles | ولكن انفجار القنبلة قد حد من اختياراتى كثيرا |
| Atom bombası tarih boyunca yalnızca iki kere kalabalık şehirlerde patladı. | Open Subtitles | القنابل النووية لم تنفجر الا مرتين فقط في المدن المأهولة |
| Yaklaşık beş dakika sonra da gemi isabet aldı ve patladı. | Open Subtitles | و بـعـد حـوالـى خـمـس دقـائـق سـمـعـت أول الطوربيدات يصطدم بأحد البوارج و ينفجر فيها |
| Arabamın lastiği patladı. | Open Subtitles | كان عندي بعض المشكل بسيارتي. إطار مثقوب. |
| çünkü sert bir tutumu vardı bir diğer sebepse taş ocağında bir kaza oldu ve yüzünde dinamit patladı. | Open Subtitles | وبسبب إسلوبه الصلب وأيضاً ، بسبب لقد تعرض لحادثه في مقلع حجري و ديناميت تفجر على وجهه |
| Sana 6 bin papele patladı ve üstüne üstlük bir şey de öğrenemedik. | Open Subtitles | لقد كلفك الامر ستة الاف دولار و ليس لدينا اى شىء |
| Çünkü bana 6.000 dolara patladı ve bana özel yapıldı. | Open Subtitles | لأنه كلفني 6 آلاف دولار و قد صُنع خصيصاً لي |
| 1995 yılında, yakındaki Montserrat adası patladı. | Open Subtitles | في 1995، الجزيرة القريبة من مونتسرات إنفجرتْ. |