| Şunu bil ki, keşfettiğin evlilik teklifi planım zor bir plandı. | Open Subtitles | عليك أن تعلم أن خطة عرض الزواج التي وجدتيها مجرد مسودة |
| O polisten kurtulmak için iyi bir plandı. | Open Subtitles | خطة جيدة للتخلص من ذلك الشرطي، اليس كذلك؟ |
| Bu Albay ve Kinsey'den kurtulmak için mükemmel bir plandı. | Open Subtitles | كانت خطة ذكيه الإطاحة بكينزي والكولونيل بنفس الوقت |
| İtiraf etmelisin, düzenli bir plandı. Aynı çocukluğundaki gibi yaptı. | Open Subtitles | يجب عليك الإعتراف بأنها خطة رائعة تماماً كما كان و هو فتى |
| Yanında yüzüğün bir kopyasını getirmişti. Bu düşüncesizce bir hareket değildi. Düşünülmüş bir plandı. | Open Subtitles | لقد أخذ نسخه من الخاتم معه إنها ليست فعله متهوره، إنها خطه |
| İyi bir plandı. | Open Subtitles | إنّها خطّة جيّدة, أقصد ربّما في المرة المقبلة ستفكّر مرّتين.. |
| Tüm saygımla, başından beri çok hırslı bir plandı. | Open Subtitles | مع كل الإحترام الواجب ، إنها كانت دائماً خطة طموحة منذو البداية |
| İyi bir plandı ama... Dönmesi için yanlış adamı seçtin. | Open Subtitles | وكانت خطة جيدة لكنك اخترت الشخص الخطأ لكى يعود |
| Birilerinin Şeriat hakkında bu kadar bilgisi olmasaydı iyi plandı. | Open Subtitles | كانت ستكون خطة محكمة إن لم يكن هناك استقبالاَ واسعاَ للمعرفة بالشريعة |
| Arkadaşlarımla yaptığımız salakça bir plandı çünkü Billy'nin seni ne kadar sevdiğini biliyoruz. | Open Subtitles | كان مجرد خطة البكم بلدي وضع رفاقا وأنا معا لأننا نعرف كيف كثيرا بيلي يحبك. |
| evet,oldukça iyi bir plandı, Ama uyuşturucuyu boyanın içinden nasıl ayıracağını düşünemedi. | Open Subtitles | لقد كانت خطة جيدة ، ولكنه لم يكن يتوقع إختلاط الكوكايين مع المنتجات |
| Babamın cüzdanını çalıp sonra ona geri vermek seni kahraman yapacak sağlam bir plandı. | Open Subtitles | إن سرقة محفظة أبي ثم إعادتها إليه لتكون بطلا كانت خطة حصينة |
| Beni kendi istediği şekle sokmak için kafasında kurguladığı lanet bir plandı bu. | Open Subtitles | كان كل ذلك جزءاً من خطة ملتوية لها. لتجعلنى كما كانت، وقد نجحت فى ذلك. |
| Şehrin altyapısına tasarladığım bir yedek plandı. | Open Subtitles | بل هو خطة احتياطية أنا مصمم في البنية التحتية للمدينة. |
| Seninle öğle yemeğinde oturmak, ablana yakınlaşmak için yaptığım ince bir plandı. | Open Subtitles | كان جلوسي معك على الغداء جزءاً من خطة وضعت بعناية للإقتراب من أختك |
| Sabah hazırladığım plan gerçekleştirmesi imkansız bir plandı. | Open Subtitles | وضعت خطة للعبة صباح هذا اليوم والتي من المستحيل تتبعها |
| Evet, boka saran basit bir plandı. Vaziyete uyum sağladım. | Open Subtitles | نعم، خطة بسيطة تحولت إلى مأزق وأنا عدلتها |
| Birincisini çıkartma ihtimaline karşı yedek plandı. | Open Subtitles | انظر ، إنها خطة بديلة في حالة ما إذا شعرت بوجوب تخلصها من الجهاز الأول |
| Eğer ruslar yamuk yapmasalardı harika bir plandı. | Open Subtitles | لقد كانت خطة جيدة، إذا كان الروس لم يذهب المارقة. |
| İşe yarar plandı. Bir işe yaradı mı? | Open Subtitles | -لقد كانت خطه جيده ، انها تعمل |
| Dediğim gibi, basit bir plandı. | Open Subtitles | كما قلت انها خطه بسيطه |
| İtiraf etmeliyim ki iyi plandı. Kıskançlığımı koz olarak kullandın. Ama plan kusurluydu. | Open Subtitles | يجب أن أعترف أنّها كانت خطّة جيّدة إستخدام غيرتي ضدّي |