| Gerçi artık bu Romanyalı olayı sayesinde Max'in katilini bulmamıza ramak kaldı. | Open Subtitles | و لكننا الان نطارد دليل الروماني أعتقد أنها مسألة وقت قبل أن نجد قاتل ماكس |
| Biz kesinlikle Romanyalı birkaç idareci kızla ofisimizde bir şeyler yapabiliriz. | Open Subtitles | نحن تحديداً سنقوم بفعل هذا مع إثنانِ من الفتيات المديرات بالحي الروماني بمكتبنا |
| O Romanyalı. Onun eşi Macaristanlıydı. | Open Subtitles | ،لا، هو روماني ولكن زوحته إريجي كانت هنغارية |
| Yer açmak için bir Romanyalı kadın ve çocuğu filikadan çıkarılmış. | Open Subtitles | وقد أجبروا إمرأة رومانية وطفلها مغادرة زورق الانقاذ ليفسحوا لها مجالًا. |
| Evet. Seni baban Alman değil Romanyalı idi. Ayrıca fakirdi. | Open Subtitles | نعم وكان والدك من رومانيا وليس ألمانياً وكان فقيراً ولم يكن مقبولاً |
| Bundan sonra, online olan çeşitli şahıslar, Romence konuşamayan Romanyalı Bilişim suçlusu gibi, ısrarla bu sızma haberlerini basına gönderdi. | TED | بعد ذلك شخصيات مختلفة على الإنترنت مثل مرتكب جرائم الإنترنت الروماني المزعوم الذي لا يتكلم الرومانية، تمرير أخبار بشكل هُجُوميّ من هذه التسريبات للصحفيين. |
| Kurtz, şu Romanyalı Popescu özel şöförü ona çarpıyor ve o esnada özel doktoru da oradan geçmekte. | Open Subtitles | (كورتز)، هذا الروماني (بوبيسكو) يصدمه سائقه الخاص طبيبه الخاص يمر من هناك بالصدفة |
| Romanyalı aşığın. | Open Subtitles | الروماني العاشق لك. |
| Ayrıca Sam ile senin Romanyalı bir bombacıyı konuşturmanız gerektiğini de biliyorum, o yüzden sonra görüşürüz. | Open Subtitles | و أنا أعلم أنك انت و سام لديكم صانع قنابل روماني لتخضعونه سوف نتحدث معكم لا حقا |
| - Bir Romanyalı demişti. - Caid de Cite mi? | Open Subtitles | قال إنه رجل روماني |
| Tadross'a göre Romanyalı olabilirlermiş. | Open Subtitles | قد يكون " تادرو ستيس " روماني |
| Hem de burada uluslararası bir futbol maçı sırasında, Romanyalı gangsterleri öldürmek için | Open Subtitles | و لكن ها أنت هنا يقتل عصابة رومانية في مباراة كرة قدم |
| Sense burada, ulusal bir futbol maçında, Romanyalı gangsterleri öldürüyorsun. | Open Subtitles | و لكن ها أنت هنا يقتل عصابة رومانية في مباراة كرة قدم |
| Nadia Romanyalı. Lida Taffert Polonyalı. | Open Subtitles | ناديا رومانية الجنسية ليدا تافرت بولندية الجنسية |
| Annem sadece bir kere yazdı ve evi satıp bir Romanyalı bir kamyoncuyla kaçmış. | Open Subtitles | راسلتني والدتي مرة واحدة فقط. وذلك لتخبرني أنها باعت المنزل لتعيش مع سائق من رومانيا. |
| Frankie'nin öz annesi Nadia'ymış Romanyalı depresyon geçmişi var ve intihar etmesiyle bitiyor. | Open Subtitles | إسم والدة فرانكي ناديا إنها من رومانيا لديها تاريخ مع الإكتئاب |
| Romanyalı bir katilin bunu tek başına yapmasına imkân yok. | Open Subtitles | حسناً ،، مستحيلٌ أن لصاً رومانياً فعلَ هذا بمفردهِ |
| Ailesinin Romanyalı bir sirk grubu olduğunu ve yangında öldüklerini sanıyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أن عائلته كانت فى السيرك الرومانى وماتوا فى حريق مروَّع |
| - Müthiş. Pernille Madsen, Vesterbro'daki Romanyalı kızlar için ne diyeceksiniz? | Open Subtitles | ماتعليقك على البنات الرومانيات يا بيرنيل؟ |
| Romanya mafyasının seks ticareti patronu. Yani bunu Romanyalılar yapmış olabilir mi? Bana sorarsan bu Romanyalı gangsteri Steven Frost tuttu. | Open Subtitles | الرئيس السادس للمافيا الرومانية للتهريب حسنا الرومانيون فعلوا ذلك اعتقد أن ستيفن فروست قام بتوظيف العصابة الرومانية |
| Oradaki kız Romanyalı madencileri Şilili madenciler kadar sevmedi. | Open Subtitles | تلك الفتاة تفضّل عمال المناجم الشيليين عن الرومانيين |
| Romanyalı soylulardır. | Open Subtitles | هم النبلاء الرومانيون الذين يساعدوا السلطان |
| Sarhoş bir Romanyalı ya da lanet bir holigan seni aşağıladığında, devleti de aşağılamış oluyor Ve sen onu tutuklaman gerekiyor. | Open Subtitles | عندما يهينك رومانى مخمور أو أحد حليقى الرؤؤس فانه يهين الدوله ويجب أن تعتقله |
| Aksanın değişik. Romanyalı mısın? Ukraynalıyım. | Open Subtitles | هل لهجتك , رومانيه ؟ |