| Daha bugün tanıştık ama beni uzun süredir sevdiğini söylüyorsun. | Open Subtitles | تقابلنا اليوم ورغم ذلك تقول أنك احببتنى منذ فترة طويلة |
| Atları sevdiğini söylüyorsun ama gerçek bir ata binmeye korkuyorsun. | Open Subtitles | تقول بأنّك تحبّ الخيول لكنّك تخشي الحصول علي واحد حقيقي. |
| Ne zaman bir şey yapmak istesem.. vaktin olmadığını söylüyorsun. | Open Subtitles | كلما اردت ان افعل شيء تقول بانك لا يمكنك تحمله |
| Sen öyle söylüyorsun ama ben öyle hissetmiyorum. Bunu hissetmiyorum. | Open Subtitles | أنتِ تقولين ذلك لكني لا أشعر به لا أشعر بذلك |
| Bunun tüm hiyerogliflerden önce bir dil olduğunu kanıtladığını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | هل تقولين أن هذا برهان على تواجد كتابة قبل الكتابة الهيروغليفية؟ |
| Ama George, haftalardır bana ne kadar genç olduğunu söylüyorsun. | Open Subtitles | لكن، جورج، لأسابيع كنت قد تخبرني عن مقدار شبابك الهائل |
| Hayır, sen kendi suçunu gizlemek için benim suçumu gizlediğimi söylüyorsun. | Open Subtitles | لا, أنت تقول بأني أُغطي على نفسي لكي تُغطي على نفسك |
| Bunu sadece sana şu antika robot oyuncağı aldığı için söylüyorsun. | Open Subtitles | أنت تقول هذا فقط لأنه اشترى لك تلك اللعبة الروبوتية العتيقة |
| Bana kötünün iyiliği aradığını, iyiliğin de cevap verdiğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | هل تقول بأنَّ الشرّ قد اتصل بالخير، و الخير أَجابَهُم النداء؟ |
| Sen söyle. Mulder'ı bulmak istediğini söylüyorsun ama gerekenleri yapmıyorsun. | Open Subtitles | تقول بأنّك تريد إيجاد مولدر لكنّك لن تعمل ما يتطلب. |
| New York'un en başarılı yüz cerrahı olduğunu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | اخترع شيء ما تقول أنك أفضل جراح تجميل في نيويورك |
| Bonoların yüzde 8'e geldiğinde batacağını ve şuan 4'de olduğumuzu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | تقول أن نسبة السقوط ستصبح 8 بالمائة ونحن بالفعل في 4 بالمائة |
| Şimdi böyle söylüyorsun ama sabah kalktığında ona geri döneceksin. | Open Subtitles | انت تقول لا الآن ولكنك سوف تعود اليها في الصباح |
| İngiliz doktor, tek umrunda olan şeyin insanlarım olduğunu söylüyorsun. | Open Subtitles | أيها الطبيب الإنجليزي، أنت تقول أن كل مايهمك هو شعبي |
| Sanki bunu yapmaya en ufak yetenegi varmis gibi söylüyorsun. | Open Subtitles | أنت تقولين هذا و كأنه شيء هي قادرة على فعله |
| Anlıyorum. Oh... bence anladığını söylüyorsun ama anlamıyorsun, tam olarak değil. | Open Subtitles | أنت تقولين بأنك تتفهمين الأمر و لكنك لست كذلك, ليس تماماً |
| Bana büyümek zorunda olduğumu söylüyorsun ama hâlâ çocukmuşum gibi davranıyorsun. | Open Subtitles | تقولين لي دوماً إن علي أن أنضج لكنك تعاملينني كطفلة رضيعة |
| Sen iki hafta öncesine kadar hiç keman çalmadığını mı söylüyorsun? | Open Subtitles | هل تخبرني انك منذ اسبوعين لم تعرف كيف تعزف على الكمان |
| Ölüm Meleğini gördün ve bunu bana şimdi mi söylüyorsun? | Open Subtitles | لقد رأيت ملك الموت و أنت تخبريني بهذا الآن ؟ |
| Ve bir anda kendi istediklerini değil, onun istediklerini söylüyorsun. | Open Subtitles | وفجأة أنت لا تقولي الذي تعنيه، لكن الذي يعنيه هو. |
| Wolfram ve Hart'ın bu adamı ele geçirdiğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | ماذا، أنت تَقُولُ بأن ولفرام آندهارت قضت على هذا الرجلِ؟ |
| Son birkaç yıldır, ne yapacağımı, kiminle çıkacağımı, ne konuşacağımı sen söylüyorsun. | Open Subtitles | في خلال السنتين الماضيتين, كنتي تخبرينني ماذا أفعل, ومن أواعد, وماذا أقول |
| Sürekli bunu söylüyorsun. Dün gece böyle söylemiyordun. | Open Subtitles | أنت تواصل قول ذلك أنا اتذكر إنك كنت تردد الكلام فى الليلة الماضية |
| Gece evden ayrılırken O'na ne söylüyorsun? | Open Subtitles | ما الذي تقولينه له عندما يغادر البيت عند الليل؟ |
| Şimdi bana Fran ile evlenmenin hata olduğunu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | أنت لا تخبرنى أنك تظن إنها غلطة لتتزوج فران الآن؟ |
| Kralına kendi işine bakmasını, ne kadar da nazik bir dille söylüyorsun. | Open Subtitles | يا لها من لباقة منك بأن تخبر مليكك بأن يهتم بشأنه الخاص |
| Sen yedinci takımın sana hiçbir şey ifade etmediğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | أتقول أن كل ما مرّ به فريقنا لم يعني لك شيئاً؟ |
| Fahişe olduğumu ima eden bir adamı yere serdin ama kendin... - ...sürekli yüzüme karşı söylüyorsun. | Open Subtitles | ستقتل رجل لأنه لمح أننى مومس و أنت تقولها فى وجهى |
| Sanırım gerçeği söylüyorsun da niye yalan söylüyor gibi söylüyorsun? | Open Subtitles | أظن إنّك تقول الحقيقة، لماذا تتكلم هكذا و كأنك تكذب؟ |
| Dur bir dakika, yani sana komutanım olmanı istediğimi mi söylüyorsun? | Open Subtitles | انتظر, هل تحاول إخباري بأنني أطلب منك أن تكون قائدي ؟ |