| Seni beklemekten sıkıldılar. Bir saat önce çıktılar. | Open Subtitles | لقد سئموا الانتظار وغادروا قبل ساعة ونصف |
| - Beklemekten sıkıldılar herhalde. | Open Subtitles | .أعتقدُ بأنهم قد سئموا من الإنتظار |
| Bundan sıkıldılar mı? | Open Subtitles | هل سئموا من الأمر؟ |
| Dinle! Adamlar bu işten çok sıkıldılar! Her yerde istihbarat ajanları var! | Open Subtitles | انظر، لقد ملوا من هذا، دائرة الاستخبارات لديها عملاء في كل مكان |
| Aradan uzun yıllar geçince, bu küçük oyundan sıkıldılar beni fırlatıp attılar ve gerçek açığa çıktı. | Open Subtitles | لكن بعد عدة سنوات ملوا من لعبتهم وطردوني وتم كشفي |
| Bu savaştan sıkıldılar ve Pyr onları bir ateşkese zorluyor. | Open Subtitles | لقد تعبوا من الحرب ووتيرة غضبك تدفعهم لوقف اطلاق النار |
| Benden sıkıldılar. | Open Subtitles | لقد ملوا مني بالفعل. |
| Jasmine! Komşular taşınıyorlar. Galiba sonunda depremlerden sıkıldılar. | Open Subtitles | الجيران ينتقلون من هنا اخيرا تعبوا من كل هذه الزلالزل |
| Sanırım beklemekten sıkıldılar. Hedefleri neresi olabilir, bir fikriniz var mı? | Open Subtitles | أخمن أنهم تعبوا من الانتظار عن ماهية الهدف؟ |
| İnsanlar yapmacık kavgalardan sıkıldılar. | Open Subtitles | الناس تعبوا من العنف المصطنع |