| - Hey, Mikey, Sana inanıyorum. - Ben sana hiç inanmıyorum. | Open Subtitles | ـ هيي, ميكي, أنا أصدقك ـ أنا لا أصدقك مطلقا |
| Sana inanıyorum, Jack, fakat şu anda işbirliği yapmak zorundayız. | Open Subtitles | أنا أصدقك يا جاك , لكن بهذه اللحظه أنت مضطر للتعاون |
| Bu tür şeylere inanıp inanmadığımı bilmiyorum. Ama Sana inanıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أني أؤمن بأي من هذا ولكني أؤمن بك |
| Sana inanıyorum, ama bana ne yapabilirsiniz ki? | Open Subtitles | انا اصدقك, لكن ماذا يمكنك حقا ان تفعل لي على كل حال? |
| Sana inanıyorum. Kimi arayacağımı da biliyorum. | Open Subtitles | أنا أصدقكِ , وأعرف شخصا يمكننا الإتصال به |
| Ama teselli etmem gerekirse, Sana inanıyorum. | Open Subtitles | و لكن إذا كان هناك أي عزاء لك أنا أثق بك |
| Sana inanıyorum. İşin diğer tarafı, hala suçlusun ve kaçıyorsun. | Open Subtitles | أنا أصدقك, الصحف من الناحية الأخرى قد قامت بإدانتك |
| Gördüklerini gördüm. Neler yaşadığını biliyorum, Sana inanıyorum. | Open Subtitles | أنا أرى ما رأيتي وأعرف ما مررت به أنا أصدقك |
| Bana biraz zaman vermelisin. Sana inanıyorum. Bana inan. | Open Subtitles | أعطني بعض الوقت أنا أصدقك صدقيني تجلس وحيدا , في غرفة مظلمة |
| Bak, Sana inanıyorum ama bir istismar veya alkoliklik kaydı olmadan onların gözünde annesinin yeni sevgilisinden hoşlanmamış bir çift çocuk gibi olacaksınız. | Open Subtitles | انظري ، أنا أصدقك بدون سجل للإيذاء أو الأدمان على الكحول |
| Sana inanıyorum ama para üstünü nasıl vereceğim? | Open Subtitles | اسمع، أنا أصدقك ولكن كيف أخرج الباقي من الدجاجة؟ |
| -Şaşıracaksın Franz,ama bu sefer Sana inanıyorum. | Open Subtitles | ... قدتكونمفاجئةلكيا فرانز ولكن أنا أصدقك |
| Sen kendine inanmayacak kadar salak olsan da ben Sana inanıyorum. | Open Subtitles | أنا أؤمن بك و أنت غبي جداً حتى تؤمن بنفسك |
| Bu yüzden Sana inanıyorum, bu yüzden seni yıllardır destekliyorum. | Open Subtitles | لهذا السبب أنا أؤمن بك ودعمتك طوال هذه السنين |
| Sana inanıyorum. Ama sen tüm kötüleri biliyor iyileri bilmiyorsun. | Open Subtitles | انا اصدقك لكن انت لا ترى الا الشيء السيء |
| Sana inanıyorum. | Open Subtitles | أنا أصدقكِ لقد رأيت بنفسي ما يُمكنكِ فعله |
| Sana inanıyorum, bunu yapabileceğine inanıyorum! | Open Subtitles | أنصت إلي، أنا أثق بك أثق أنه يمكنكَ فعل هذا |
| Yardımı olur mu bilmem ama ben de Sana inanıyorum. | Open Subtitles | حسنٌ .. إن كان هذا سيخفف عنكِ فإنني أؤمن بكِ أيضاً |
| Özür dilemene gerek yok. Sana inanıyorum. | Open Subtitles | ليس عليكَ الإعتذار , أنا أصدّقك |
| Sana inanıyorum, sevgilim ama itiraf etmelisin ki, bu sadece Hayalet'in yapabileceği türden bir işe benziyor. | Open Subtitles | إنني أصدقك.. عزيزي. لكن يجب أن تعترف أن هذا العمل يبدو مثل نوع العمل الذي كان يقوم به الشبح. |
| - Sana inanıyorum Haas. | Open Subtitles | وأعتقد أنكم , هوز! |
| Sana inanıyorum Lewis. Senin nasıl eğitimlerini gördüm. | TED | و انا اؤمن بك لويس لقد رايت الطريقة التي كنت تتدرب بها. |
| Sana inanıyorum adamım. | Open Subtitles | أنّي أصدّقك، أصدّقكَ يا رجل وتعلم أيضاً بأنّ هذه القطعة، |
| Sevgilim, Sana inanıyorum. Gelmeye hazırlanıyorum. | Open Subtitles | عزيزتي، أنا أصدّقكِ سآتي إليكِ |
| Biliyorum çünkü sen benim kardeşimsin ve Sana inanıyorum. | Open Subtitles | انا أعرف لأني اخوك و انا اثق بك |
| Sana inanıyorum. Sen başlattın demedim. Ama her şeyi mahvetme. | Open Subtitles | أنا اصدقك , لم أقل أنك فعلت ذلك فقط لاتفسد الأمور |