| İtalya'da sanatçılarla yaşadığın doğru mu? | Open Subtitles | اهو صحيح انك عشت في ايطاليا بين الفنانين والمشردين؟ امي ايطاليه. |
| Poirot, Poirot, geri dön. Beni burada bırakamazsın, bütün bu sanatçılarla. | Open Subtitles | ولكن, بوارو, لايمكن ان تغادر هكذا فى وجود كل هذا الحشد من الفنانين |
| ltalya'da sanatçılarla yaşadığın doğru mu? | Open Subtitles | اهو صحيح انك عشت في ايطاليا بين الفنانين والمشردين؟ امي ايطاليه. |
| İnsanlarla konuşmak, tanışmak diğer sanatçılarla konuşmak! | Open Subtitles | الغاية هي ان تتكلم مع الناس , تتعرف على الناس و تتكلم الى فنانين اخرين |
| Bütün gün sanatçılarla uğraşınca dağarcığınızın vazgeçilmez kelimelerinden biri oluveriyor. | Open Subtitles | عندما تتعاملين مع فنانين طوال اليوم تصبح هذه الكلمة جزء مهم من مفرداتك. |
| Daha fazla para heba olmayacak ahlaksız sanatçılarla, ayaktakımına. | Open Subtitles | لا مزيد من إهدار المال على الفنانين المنحرفين والرعاع |
| Çok büyük sanatçılarla çalıştım ama bunun gerçek bir zirve olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | عملت مع الكثير من الفنانين العظماء ولكن أعتبر هذا أمراً إستثنائياً |
| Diğer sanatçılarla işbirliği yapmaktan hoşlandığını duydum. | Open Subtitles | سمعت أنه يحب التعاون مع الفنانين الآخرين |
| Güzel sarı elbiseler giyip partilere gideceğiz ve ünlü müzisyen, ressam ve sanatçılarla tanışacağız. | Open Subtitles | سنذهب للحفلات و السهرات و سنرقص مع الموسيقيين, و الشعراء و الفنانين |
| Bilgin olsun, daha önce doktor, avukat ve sanatçılarla çıktığım oldu. | Open Subtitles | لعلمك، واعدت أطباء ومحامين واثنين من الفنانين |
| Ve Cumartesi günü sanatçılarla tanışıp kazananı seçecekleri yerde bir davet veriyorlar. | Open Subtitles | وهم قد ستعمل حفل استقبال يوم السبت حيث أنها ستعمل تلبية الفنانين واختيار الفائز. |
| Mektup yazıp kahve getiren insanlar var bir de sanatçılarla çalışan insanlar var. | Open Subtitles | هناك أناس يكتبون رسائل ويحضرون القهوة وهناك أناس يعملون مع الفنانين |
| Daha fazla para heba olmayacak ahlaksız sanatçılarla, ayaktakımına. | Open Subtitles | لا مزيد من إهدار المال على الفنانين المنحرفين والرعاع |
| Keyfinize bakın dolaşın, sanatçılarla konuşun. | Open Subtitles | إذًا نعم، استمتعوا بالمكان امشوا حول المكان وتحدثوا مع الفنانين |
| Yıllar içinde öğrendiğim birkaç şeyi sizinle ve yeni süper kahramanlar veya yeni süper kahraman macerası yazmak isteyen, Hindistanlı sanatçılarla ve yazarlarla paylaşmayı çok isterim. | TED | أود فعلًا أن أشارككم شيئًا تعلمته على مدى السنوات ونقلته إلى الفنانين والكتاب في الهند والذين يريدون صنع شخصيات خارقة جديدة ومغامرات جديدة لشخصية خارقة. |
| Yaptığım tün bu projeler özellikle zenci sanatçılarla ilgili ve genellikle de kültür ve kendimizle ilgili düşünce tarzımızı değiştirmemizle alakalı. | TED | مشروعي بشكل عام عن الفن خصوصاً عن الفنانين السود عموماً حول الطريقة التي يمكن للفن أن يغير الناحية التي نفكر بها عن الثقافة و عن أنفسنا. |
| Kendisini Avrupalı bir birey olarak görüyordu düşünürler ve sanatçılarla ahenk içerisinde trajik, romantik ve özgür düşünceli hayat görüşünü ifade edebilmiş hissediyordu. | Open Subtitles | رأت نفسها ذات روح أوروبية متناغمة مع الفنانين و المفكرين الذين شعرت أنهم عبروا عن طريقة تفكيرها الماساوية الدرامية الحرة في الحياة |
| Geçiş yapan sanatçılarla ilgili bir makale-- | Open Subtitles | إنه يكتب قصة عن الفنانين ...الذين غيروا مجال عملهم |
| Kalıcı olacak gerçek sanatçılarla anlaşma yapacağız. | Open Subtitles | ونوقع مع فنانين حقيقين، مع التزام طويل الأمد |
| ''Minto: Live'' yerli Sydney halkını, uluslararası sanatçılarla diyalog içine soktu ve Sydney'nin çeşitliğini kendi kurallarıyla kutladılar. | TED | "مينتو: لايف" سمح بتفاعل سكان المناطق المغمورة في سيدني مع فنانين عالميين، كما احتفي بتنوع السكان على طريقته الخاصة |
| Bu ailenin sanatçılarla çok övünebileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | للأسف ليس لدى هذه العائلة فنانين |