| Sandalyeler: Geri dönüştürüldü ve geri dönüşümlü. | TED | الكراسي: ناتجة من إعادة تدوير وممكن إعادة تدويرها. |
| Hani bilirsiniz, florasan lambalar, sonu gelmeyen koridorlar ve sıralanmış rahatsız sandalyeler. | TED | تعرفون مصابيح الفلوريسنت هذه والدهاليز التي لا تنتهي وهذه الأسطر من الكراسي غير المريحة. |
| Hayır... Bekleme odasındaki sandalyeler çok alçak. | Open Subtitles | لا , الكراسي في غرفة انتظاره كانت منخفضة كثيراً |
| Köşede bir kafe ve önünde sandalyeler olduğunu biliyordum, bu yüzden yola daha yakın olmak için sola doğru kaydım. | TED | كنت أعرف بوجود مقهى عند تلك الزاوية ولديهم بمقدمة المقهى كراسي لذا عدلت سيري إلى اليسار لأقترب من الشارع . |
| Balkonlar aşağı iner, orkestra sahnenin arkasında seyirciyi önüne alıp bir meyil oluşturur sandalyeler ortaya çıkar. | TED | تنزل الشرفات, ويمكنكم رؤية مكان للفرقة الموسيقية يظهر في نهاية المسرح بشكل جبهي, وتظهر المقاعد. |
| sandalyeler, yesil isik sandalye, yesil isik, yesil isin nerden geliyor? | Open Subtitles | هناك مقاعد وضوء أخضر مقاعد وضوء أخضر من أين يأتى الضوء |
| Ve sonra sandalyeler hareket etti, her şey acayipti heyecan verici olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | ثم بدأت الكراسي تتحرك بشكل عجيب وقد إعتقدت ساعتها أن هذا شئ مثير, كما تعلمين |
| Masalar, sandalyeler, dolaplar yapıyor. | Open Subtitles | انه يصنع الطاولات, الكراسي, الأبواب, المنازل.. |
| Evet. Buraya sağlam sandalyeler gerek dostum. | Open Subtitles | يجب عليكم أن تحضروا بعض الكراسي المحترمة هنا يا رجل |
| Çöpler burada, sandalyeler yerlerinde. | Open Subtitles | الفضلات ما زالت هنا .. و الكراسي على الارض |
| Onun yerine, kabul etmelisiniz ki, çevremizdeki maddi dünya bile sandalyeler, masalar, odalar, halı, kamera da dahil tüm bunlar, bilincin olası hareketlerinden başka bir şey değil. | Open Subtitles | و بدلاً عنه عليك أن تستكشف.. بأنه حتى العالم المادي من حولنا.. الكراسي , الطاولات , الغرف الأغطية, و حتى الكاميرا.. |
| sandalyeler kuma batmasın diye altlarına çuval bezi sermişlerdi. | Open Subtitles | وقد طرحوا خيش القنب كي لا تغرق الكراسي في الرمل |
| Demek istediğim, değişik sandalyeler | Open Subtitles | اعني ، كل هذه الأنواع المختلفه من الكراسي |
| Bu bardaki sandalyeler rezerve edilebiliyor mu? | Open Subtitles | معذرة، أيمكنك أن تحجز الكراسي في هذا البار؟ |
| Kırılan bilgisayarlar, pencereden atılan sandalyeler, kırık deney tüpleri. | Open Subtitles | الحاسبات المَكْسُورة، كراسي خلال النوافذِ، حطّمَ الكؤوسَ. |
| Yeni sandalyeler almaktan bahsediyordum ama döşemeyle uyumlu sandalyeler bulamadım. | Open Subtitles | كنت أنوي شراء كراسي جديدة ولكني لم أستطع أيجاد أي منهم علي هذا الغرار الطاولات والآرضية |
| Yeni sandalyeler almaktan bahsediyordum ama döşemeyle uyumlu sandalyeler bulamadım. | Open Subtitles | كنت أنوي شراء كراسي جديدة ولكني لم أستطع أيجاد أي منهم علي هذا الغرار الطاولات والآرضية |
| Hastanedeki sandalyeler gri miydi, mavi miydi? | Open Subtitles | تلك المقاعد التى كانت بالمستشفى رمادية أم زرقاء؟ |
| Bunlar güzel sandalyeler. Eminim 'Tüylü' de güzel bir kedidir. | Open Subtitles | هذه مقاعد لطيفة وأنا متأكد أن فلفي قطة لطيفة |
| Broadway trafiğinin aktığı yerlerde şimdi masalar ve sandalyeler var. | TED | حيث كانت حركة المرور في برودواي تدور، هناك الآن الطاولات والكراسي. |
| sandalyeler feci. İçinde uyumaya çalıştığım yatak feci. | Open Subtitles | الكراسى ,السرير الشنيع الذى احاول النوم عليه. |
| Hoş bir şeyler söyle. Bu sandalyeler gerçektende tam müzelik. | Open Subtitles | قل له شيئاً لطيفاً في الواقع هذان المقعدان ينتميان للمتحف |
| Polis, zenciler, sandalyeler. Bu hapistir! | Open Subtitles | شرطة تلاحق رجل أسود وكراسي للمعوقين،هذا إلى السجن |
| Ucuz sandalyeler satan bir yer biliyorum | Open Subtitles | أعرف مكان يضع تخفيض على كراسى الحدائق |
| Balo gecesinin Kyle'la mükemmel geçmesini istiyorum ama tek düşünebildiğim masalar, sandalyeler ve geri ödenmeyen depozitler. | Open Subtitles | ما اريده من الحفلة ان تكون رائعة مع كايل . . وكل ما استطيع التفكير به إستئجار طاولة وكرسي وعدم التفكير |