| İki adım öteye bile gidemezsin. Her yerde seni arıyorlar. | Open Subtitles | لا يمكنك الخروج فى وضح النهار , انهم يبحثون عنك فى كل مكان |
| seni arıyorlar, sevgili arkadaşım. | Open Subtitles | إنهم يبحثون عنك يا صديقي العزيز، لكننا سنلتقي مجددا |
| Yaptığın seçimleri anlamıyorum. Lanet olası polisler seni arıyorlar. | Open Subtitles | انا لا افهم اختياراتك.رجال الشرطة يبحثون عنك |
| Tek başına da gidemezsin. Kurt adamlar seni arıyorlar. | Open Subtitles | لا يجب عليك الذهاب لوحدك، هؤلاء المستذئبين يبحثون عنكِ |
| -Diğer hatta seni arıyorlar. -Lütfen oturun, Bay Hale. Ben arkada olacağım. | Open Subtitles | هناك مكالمة لك من فضلك اجلس سيد هيل سوف اعود مباشرة ايرينا مورافسكا |
| Onlara böyle bir şeyin olamayacağını söyledim, ama şu anda seni arıyorlar. | Open Subtitles | لقد أخبرتهم لن يكون هناك طريقة لابد و انك متورط بشئ من هذا القبيل ولكنهم يبحثون عنك حالياً |
| Merkezden takım elbiseliler geldi, seni arıyorlar. | Open Subtitles | رؤوساء من المكتب الرئيسي قدموا يبحثون عنك |
| Bak, buradalar ve seni arıyorlar. - Aileni de kaçırdılar. | Open Subtitles | لقد وصلوا وهم يبحثون عنك الآن لقد إختطفوا عائلتك |
| Madem seni arıyorlar, o halde burada bulunmamalısın. | Open Subtitles | إذن لا يجب حتى أن تكون هنا إن كانوا يبحثون عنك. |
| Senin öldüğünü ilan eden adamlar, tekrar seni arıyorlar. | Open Subtitles | بشأن الرجال اذا, ماذا قرروا اذا؟ انهم يبحثون عنك من جديد |
| Duke ve gangsterleri bitişikteki odada seni arıyorlar. | Open Subtitles | دوك ورجاله في الغرفة المجاورة يبحثون عنك , علينا المغادرة |
| N'aber? Üç tane iriyarı Amerikan polisi geldi. seni arıyorlar. | Open Subtitles | لقد سجّل ثلاثة رجال شُرطة أمريكيين دُخولهم للفندق، وكانوا يبحثون عنك. |
| seni arıyorlar, nerede çalıştığını biliyorlarsa, evini de bilirler. | Open Subtitles | -قلتي أنهم يبحثون عنكِ إذا كانوا يعرفون أين تعملين |
| Polis ve federal görevliler seni arıyorlar. - Gelmemeliydin. | Open Subtitles | كاتي، الشرطة و الشريفون يبحثون عنكِ |
| Sürpriz, seni arıyorlar. | Open Subtitles | مفاجأة, مكالمة لك |
| seni arıyorlar. | Open Subtitles | rlm; مكالمة لك. |
| Bütün hastahanede seni arıyorlar. Uzun sürdü. | Open Subtitles | تفتيش المستشفى اخذ وقتاً الكثير من الناس تبحث عنك |
| seni arıyorlar. | Open Subtitles | شخص يريدك. |
| Seni arıyorlardır. Hep seni arıyorlar. | Open Subtitles | إنه لك, دائما لك |
| Bak, içeride 2 kişi, seni arıyorlar. | Open Subtitles | . أنظر هناك شخصين يبحثان عنك - |
| seni arıyorlar. | Open Subtitles | يبحثون عنكَ في كلّ مكان |
| seni arıyorlar. | Open Subtitles | مكالمه لك |
| seni arıyorlar Müfettiş. | Open Subtitles | لديك مكالمة هاتفية , أيها المفتش |
| -Öldürülmeden önce seni arıyorlar | Open Subtitles | لماذا يتصل بك الناس قبل أن يقتلوا مباشرة؟ |
| Tabii, bir saniye. seni arıyorlar. | Open Subtitles | نعم، انتظر لحظة، إنه من أجلك |