| Sanırım taksicinin lastik değiştirmesine yardım ediyor ya da benzeri bir iyilik yapıyordur. | Open Subtitles | هو يساعد من المحتمل تغيير سائق سيارة الأجرة أي شقّة أو عمل جيد آخر. |
| -Katil taksicinin işi, değil mi? | Open Subtitles | هذه جريمة نفذها سائق سيارة الأجرة القاتل , أليس كذلك ؟ |
| - Tamamdır. Bu arada taksicinin yerini tespit ettik. | Open Subtitles | لكِ ذلك، في غضون ذلك، لقد حدّدنا موقع سائق سيّارة الأجرة. |
| Tahmin ediyorum taksicinin gerçek ismi bu değildir. | Open Subtitles | أعتقد أنّ هذا ليس اسم سائق سيّارة الأجرة الحقيقي. |
| Herkes bu lanet olası taksicinin ne zaman burada olacağını soruyor. | Open Subtitles | الجميع يودون معرفة وقت وصول سائق التاكسي ذلك؟ |
| Şey, ikincisi. İlkini ben kaçırmıştım ama o da taksicinin hatasıydı. | Open Subtitles | أمّا القطار الأوّل فقد فوّته لكن هذا خطأ سائق سيارة أجرة |
| Ben, Chameides olayını, katil taksicinin işi sanıyordum. | Open Subtitles | لقد ظننتُ بأنّ (كمايدِس) كان ضحيّة سائق سيارة الأجرة القاتل |
| Reed'in kaynağı katil taksicinin ta kendisiymiş. | Open Subtitles | مصدر (ريد) هو سائق سيارة الأجرة القاتل |
| Shaw, taksicinin telefonu. | Open Subtitles | (شو)، هاتف سائق سيّارة الأجرة. |
| Anlaşılan taksicinin bozuğu yokmuş. | Open Subtitles | يبدو أن سائق التاكسي لم يملك أيت فكّة, لذلك... |
| taksicinin kızı arkadaşımdı. | Open Subtitles | إبنة سائق التاكسي كانت صديقتي... |
| Çete halinde bir taksiciye saldıranların DNA'ları ve taksicinin giysileri. | Open Subtitles | DNA الفردية من هجوم الغوغاء على سائق سيارة أجرة ... والملابس وسائقة تاكسي أجرة ل. |