| Sağ tarafta bir ultrasonik güç çevirici görüyorsunuz. | TED | على الجانب الأيمن، تشاهدون محوّل الموجات فوق الصوتية. |
| Diğer tarafta bir çiftlik olmalı. Çok sert değil. | Open Subtitles | يجب ان يكون هناك مزرعة على الجانب الاخر انها ليست قوية |
| Hayır, o tarafta bir düzenbazlığa karışmış, devlet karşıtı bir şeye. | Open Subtitles | كلا، تعرض للخيانة على الجانب الآخر أمر مخالف للحكومة أو ما شابه |
| Öbür tarafta bir yol var, büyük otoyol tarafında. - Orada sorun. | Open Subtitles | هناك واحداً في الجانب الآخر من الطريق الرئيسي. |
| Devam etmeliyiz, diğer tarafta bir çıkış var. | Open Subtitles | علينا أن نـتابـع المسير، يوجد مخرج في الجانب الآخر |
| Öteki tarafta bir çukur var. Peşimden gelin. | Open Subtitles | هناك مصرف في الجانب الاخر اتبعوني عبره |
| O yüzden dinle, sağ tarafta bir açık var. | Open Subtitles | لذا الآن ، إستمع إلىّ ، يوجد مركز خالي على الجانب الأيمن |
| Diğer tarafta bir tekne görebilecek miyim bakacağım. Sen iyi misin? | Open Subtitles | سأذهب للبحث عن القوارب على الجانب الآخر أهلا |
| Diğer tarafta bir tünel olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | يقول أن هناك نفقاً على الجانب الآخر. |
| Öteki tarafta bir tane daha var. | Open Subtitles | ولكنك عندك واحدة على الجانب الاخر |
| Diğer tarafta bir gezegen buldum. | Open Subtitles | ولقد وجدت الكوكب على الجانب الأخر |
| Çünkü diğer tarafta bir grup Alman buranın her santimini gören makineli tüfeklerle bekliyor. | Open Subtitles | لأنّهُ على الجانب الآخر ، هُناك الألمان... الذين يستهدفون جميع الأماكن بـأسلحتهم الثقيلة. |
| Diğer tarafta bir şey yok. | Open Subtitles | انظر , لا يوجد شيء على الجانب الآخر. |
| Şurada. Karşı tarafta bir sarnıç var. | Open Subtitles | هناك, على الجانب الاخر |
| Diğer tarafta bir kod var. C++ veya Java'ya benziyor. | Open Subtitles | {\pos(192,215)} هناك رمز على الجانب الآخر، يشبه (سي++) أو (جافا) للبرمجة. |
| Karşı tarafta bir yerleşim yerlerinin olduğunu herkes biliyor. | Open Subtitles | الكل يعلم أن عندهم قرية في الجانب الآخر |