| Enkaz halde ama taklitçi hakkında konuşmak isteyen tek kurban o. | Open Subtitles | وهيَ مُحطمة نفسياً، ولكنها هيَ الضحية الوحيدة للمُقَلِدّ التى ستتحدث إليّ. |
| Ama o yaz öğleden sonra ölen tek kurban Lawrence değildi. | Open Subtitles | ولكن لورنس لم يكن الضحية الوحيدة الذي مات في تلك الظهيرة الصيفية. |
| Baş dedektif onun tek kurban olmadığını söylüyor. | Open Subtitles | المخبر الرئيسي يقول أنه ليس الضحية الوحيدة |
| - tek kurban ama onu boğup bıçaklamış. | Open Subtitles | ضحية واحدة فقط، لكنه قام بخنقها ثم طعنها. |
| Ama buradaki tek kurban o değil. | Open Subtitles | ولكنها ليست الضحية الوحيده هنا. |
| Ailesine kavuşamayan tek kurban. | Open Subtitles | الوحيدة التي لم تعرف عائلتها عنها شيئاً |
| Dinlenirken bulduğumuz tek kurban o. | Open Subtitles | إنها الضحية الوحيدة التي وجدناها في إرتياح |
| Ben de öyle. Buradaki tek kurban sen değilsin. | Open Subtitles | ولا أنا أيضاً، أنت لست الضحية الوحيدة هنا. |
| Zodiac'ı maskesiz görüp de kurtulan tek kurban o çünkü. | Open Subtitles | حسنا، هو الضحية الوحيدة الباقي على قيد الحياة الذي رأى الزودياك بدون قناع لا، اقصد لماذا تسألني انا؟ |
| Şiddet kullanılarak öldürüldüğünü bildiğimiz tek kurban. | Open Subtitles | الضحية الوحيدة التي نحن متأكدين من وفاته نتيجة العُنف |
| Buradaki tek kurban ben değilim. Kalmayı seçen bendim. | Open Subtitles | أنا لست الضحية الوحيدة هنا أنا اتخذت قرار البقاء |
| Dr. Berneman, Tara, bu adamı gören ve yaşayan tek kurban. | Open Subtitles | د.بيرنمان,تارا هي الضحية الوحيدة التي رأت ذلك الرجل و نجت |
| O yüzden teşhis edilen tek kurban oydu demek. | Open Subtitles | لذلك كانت الضحية الوحيدة التي تم التعرف عليها |
| Görünüşe göre o tek kurban değildi. | Open Subtitles | يبدو أنها لم تكن الضحية الوحيدة. |
| - Öldürmediği tek kurban kim? - Jane. | Open Subtitles | -من كانت الضحية الوحيدة التى لم يقتلها ؟ |
| Yanında götürdüğü tek kurban da o. | Open Subtitles | وهي الضحية الوحيدة التي اخذها معه |
| Yani Lewis insan tarafından ısırılmayan tek kurban olduğu için şüpheli önce ona bulaştıracak bir hayvan kullanmış olmalı. | Open Subtitles | و بما ان " لويس " كان الضحية الوحيدة التى لم يعضها انسان فلابد ان الجانى استخدم حيوان لأصابته اولا |
| Sanırım üçü açık alanda yeterince ısı üretememiş. tek kurban da üçüne birden yetmez tabii. | Open Subtitles | أعتقد أنهم لم يُنتجوا حرارة كافية و ضحية واحدة لن تكفيهم |
| Sadece tek kurban mı var? | Open Subtitles | ضحية واحدة فقط؟ |
| Şey, buradaki tek kurban Georgie değil. | Open Subtitles | حسناً . جورجي ليست الضحية الوحيده هنا - ماذا تعني بهذا؟ |
| Evine gidemeyen tek kurban. | Open Subtitles | الوحيدة التي لم تعد إلى منزلها |