| Bu teorik terörist telefonunu patlatma durumunda iyi ve tamam. | TED | كل هذا جيد ومفيد من الناحية النظرية لتفجير هاتف الإرهابي. |
| Stanford Üniversitesi'nde teorik fizik alanındaki en yüksek doktora puanını almışsınız. | Open Subtitles | لديكِ إمتياز مع مرتبة الشرف في الفيزياء النظرية من جامعة ستانفورد |
| demek. Bunu size teorik olarak anlatmaktansa sanırım bir örnek ile göstereceğim. | TED | وبدلا من الحديث عن ذلك نظرياً ، أظنني فقط سوف أريكم مثالاً. |
| Ben teorik fizikçiyim. Ama bu düğmeye bastığımda neler olacağını göreceğim. | TED | أنا عالم نظري. لكني سأختبر ماذا يحدث إن قمت بالضغط على هذا الزر. |
| teorik Fizikçi olan Lee Smolin zamanın gizemini çözmeye çalışıyor. | Open Subtitles | لي سمولينغ هو عالم فيزياء نظرية يحاول حلَّ غموض الزمن |
| Bu bir şeyin ne kadar küçük olabileceği hakkında teorik bir limit. | Open Subtitles | إنها الحد النظري لمدى الصغر الذي يمكن أن يكون عليه أي شيء |
| teorik olarak evet ama bunu yapmak oldukça uzun yıllar sürer.. | Open Subtitles | نظريا ، نعم و لكن سيأخذ ذلك سنين لحقن كل واحد |
| Bunu üzerinde çalıştığım bâzı yeni teorik denklemleri kullanarak yaptım. | Open Subtitles | إني بنيته باستخدام بعض المعادلات النظرية الحديثة التي كنت أستحدثها، |
| Altı dil konuşuyorsun. Yüksek derece matematiğin ve teorik fiziğin var! | Open Subtitles | أنت تتحدث 6 لغات، ومستواك عالِ في الرياضيات و الفيزياء النظرية |
| Böylece doktorlar ameliyatlara devam ederken ve vücudumu tekrar bir araya getirirken, teorik derslerime çalışmaya devam ettim ve sonra neticede | TED | و بينما استمر الأطباء في اجراء العمليات و يعيدون ترميم جسدي ثانية، استمريت في دراساتي النظرية ، و أخيراً |
| Bu nedenle, teorik fizikçilerin büyük çoğunluğu Higgs bozonunun, hikayenin tamamı olmadığına inanmaktadır. | TED | و لهذا السبب, معظم علماء الفيزياء النظرية يعتقدون أن جسيم هيقز بوزون لا يمكن أن يكون هو القصة الكاملة. |
| Bir fenomenin nasıl çalıştığından çok, teorik fizikçiler daima bir fenomenin neden çalıştığı şekilde çalıştığıyla ilgilenirler. | TED | اكثر من كيفية عمل ظاهرة ما, علماء الفيزياء النظرية داثما مهتمون لماذا تعمل ظاهرة ما بالطريقة التي تعمل بها. |
| Cambridge'e gittim ve orada, teorik fiziğe aşık oldum. | TED | و ذهبت إلى كامبريدج . و هنالك وقعت بحب الفيزياء النظرية |
| Çocuğun hayali arkadaşları vardı, ...ki teorik olarak sayıları benimkinden bir hayli fazlaydı. | Open Subtitles | كان لديه أصدقاء وهميين الذين كانوا نظرياً, أكثر بـ6 إلى 10 مما لدي |
| O yüzden teorik olarak ses ötesi dalgaları kullanarak moleküler yapılarını bozabiliriz. | Open Subtitles | إذاً، نظرياً من خلال إستخدام الموجات الصوتية نستطيع أن نُحطم هيكل جسيماتهم. |
| teorik olarak, tezgahta kimse yokken insanlar parayı görür, | Open Subtitles | نظرياً, الناس ترا مال على المنضده ولا احد بالجوار |
| ve bunun bir örneğini sizinle paylaşacağım şimdi, teknolijinin neden üstel bir düzende geliştiğini açıklayan teorik bir sebep var. | TED | وسوف أعرض عليكم عينة صغيرة من ذلك، ولكن هناك في الحقيقة سبب نظري لسبب تطور التكنولوجيا على نحو أسي. |
| teorik olarak konuştuğumuzu düşünürsek ya adam fotoğrafçıda çalışıyorsa? | Open Subtitles | حسناً, منذ أن نتحدث بشكل نظري ماذا حدث إن كان يعمل في محل للتصوير؟ |
| teorik altyapıyı öngörmemizi sağlayan tek şey bu. | TED | و إنها الشئ الوحيد الذي توقعوا فيه صنع نظرية. |
| Ancak teorik çerçeveyi anlıyorum Catherine ve hayal gücüne hayranlık duyuyorum. | Open Subtitles | لكنني أفهم الإطار النظري للتجربة يا كاثرين و معجب من الخيال |
| Uzmanların teorik olarak doğru gelen ya da iyi gözüken tavsiyeleri vermeleri yeterli değil. | TED | هذا ليس كافياً للنصيحة، أوللمحترفين في إعطاء النصائح الصحيحة نظريا أو لحسن النية. |
| Yani teorik olarak evet, bir şirkete karşı ayaklanabilirsiniz. Tıpkı teoride bir diktatörlüğe ayaklanabileceğiniz gibi. | TED | لذا نظريًا، نعم يمكنك الانتفاض ضد شركة، كما يمكنك نظريًا الانتفاض ضد ديكتاتورية. |
| Burada teorik fiziği geliştirmek için değil ülkemizi savunmak için bulunuyoruz. | Open Subtitles | نحن لسنا هنا لنعجّل النظريات الفيزيائية,نحن هنا لندافع عن هذه البلاد |
| teorik çalışmaları bırakıp pratik yapma zamanı geldi artık. | Open Subtitles | قد حان الوقت للأنتقال من النظريه الى التطبيق |
| - Emin değilim. Çok teorik bir şey ama çözmek üzereyim. | Open Subtitles | اسمع، لستُ واثقاً، إنه نظريّ جداً لكنني على وشكِ حلّه |
| Topladığımız parçalar ışığında teorik olarak yapıyorum. | Open Subtitles | أقوم ببنائه ،بناءه نظريّاً على أساس جسيمات القنبلة التي قمنا بجمعها |
| Söylememi mazur görürse, biraz teorik ve fantastik metotlar. | Open Subtitles | فانها لها نظريات بسيطة ورائعة ولكنه لدية المقومات |
| teorik elementi Paladyum bir yedek işlev görüyor. | Open Subtitles | العنصـر النظريّ سيقوم بخدمة القوس الصدريّ |
| Pekâlâ, paten fiziğinden teorik fiziğe. | TED | ننتقل من فيزياء التزحلق إلى فيزياء النظريّة. |
| Çok teorik bir düşünce, çok tehlikeli ! | Open Subtitles | لقد كانت كلها إفتراضات و خطرة جدا ... أنا أعنى |