| Eğer sen ve babam izin verecek olursa bahçenin üzerindeki terasa bir yatak atacağım. | Open Subtitles | إذا وافقت أنت و أبي سأضع سريراً في الشرفة فوق الحديقة |
| Bu arada ben hep böyle gelirim, terasa tırmanırım. | Open Subtitles | بالمناسبة,آتي دائماً هكذا متسلقاً الشرفة |
| Eminim terasa, sekiz, on masa sığar. | Open Subtitles | أنا متأكد أن الشرفة تسع ثمانية طاولات كلّ طاولة لعشرة أشخاص |
| terasa gelen mavi alakarga Eddie'yi rahatsız ediyor | Open Subtitles | هناك هذا زريابِ الأزرق الشريرِ على الشرفةِ التي تَستمرُّ بإثارته. |
| Şimdi beni dinle, arkadaşın bütün çikolataları alıp terasa çıktı ve bunun çaresine bakmanı istiyorum. | Open Subtitles | لذلك اسمع , صديقتك حالتها ترثى لها على الشرفة وأريدك أن تعتني بالأمر |
| İç çamaşırlarını kendi yıkıyor sonra terasa asıyor. | Open Subtitles | وغسل ملابسه الداخليه بنفسه ثم تركها تجف على الشرفة |
| terasa sürekli esnemeye çıkıp, yolun karşısındaki sapığa ziyafet çeken ben değilim. | Open Subtitles | لستُ أنا الذي يخرج إلى الشرفة لأتمدّد، ''لأنّ ''المنحرف على الطرف الآخر يحتاج للنظر أيضاً. |
| Lydia terasa çıkmayı seviyor. | Open Subtitles | ليديا تحب الجلوس فى . الشرفة أيضاً |
| Lydia terasa çıkmayı seviyor. | Open Subtitles | ليديا تحب الجلوس فى . الشرفة أيضاً |
| Bir ev İlanı terasa yerleştirirmeliyiz. | Open Subtitles | هذا هو المبنى يا سيدي حاجز على الشرفة |
| terasa kadar seninle yarışacağım. | Open Subtitles | سوف أسابقك إلى الشرفة الامامية |
| terasa çıktım ve denizin karaya vurduğunu gördüm. | Open Subtitles | خرجت إلى الشرفة. ورأيتُ البحر يأتي على اليابسة! |
| Hava almaya terasa çıktı. | Open Subtitles | لقد ذهبت إلى الشرفة لتستنشق بعض الهواء. |
| Ben seninle şimdi konuşmak istiyorum. terasa gel. | Open Subtitles | أريد أن أتحدث إليك الآن تعال على الشرفة |
| Bunun anlami Khempal terasa kendi basina yurudu demek canli halde... | Open Subtitles | هذا يعني ان (كيمبال) مشى بنفسه الى الشرفة على قيد الحياة |
| Ve kendime geldiğimde Bayan Mina giyinmiş ve terasa çıkmıştı. | Open Subtitles | و عندما اختفى, الآنسة (مينا) كانت أرتدت ملابسها و خرجت إلى الشرفة |
| Buketi yakalamak için bütün bekar bayanları terasa davet ediyoruz. - Görüşürüz. | Open Subtitles | كُلّ السيدات العازبات إلى الشرفةِ لترمي العروس باقة الورد |
| Siz terasa çıkın isterseniz. Ben hemen geliyorum. | Open Subtitles | لمَ لا تذهبين للشرفة وسأوافيك على الفور |
| Tarihteki en güçlü ve saygı değer Bir Numara olan "Soluk Gülümseyen terasa'yı" öldüren kadın. | Open Subtitles | المحاربة التي قتلت المحارب الذي عرف كأقوى عضو في المنظمة على مر التاريخ "تيريزا - ذات الإبتسامة الرقيقة |
| terasa, benim tanıdığım amcan bu tarz bir ev almaz. | Open Subtitles | كما تعرفين , (تيريسا), أنا أعرف عمك, ولا يمكنني أبدا أن أراه يشتري منزلا مثل هذا. |
| Azize terasa'nın yazılarında, üzerinde düşündükçe daha isabetli olduğunu gördüğüm, bir çok bilgi var. | Open Subtitles | هناك سطر نثري من كتابات الأم (تريزا ) يبدو ملائما أكثر فأكثر كلما أمعنت التفكير فيه |