| İşimin birilerinin kıçını kollamak değil, transgenic'leri yakalamak olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | حسناً .. لقد إعتقدت أن عملي هو القبض على المتحوّرين .. لا التغطية على أخطاء الآخرين |
| Sonuç olarak, bu transgenic'lerle ne yaptığın umrumda değil. | Open Subtitles | الشيء المهم الآن هو أنني لن أكون مهتماً بما ستفعله مع هؤلاء المتحوّرين |
| transgenic'lerden biriyle ilgili bir olay yaşandı. | Open Subtitles | لقد تعّرضنا لحادثة إقتحام من أحد المتحوّرين |
| transgenic Merkezi, burnunun ucundaymış. | Open Subtitles | كل ما في الأمر .. أن مركز المتحوّرين كان هنا تحت أنفك |
| Yedeklediğimiz bütün veriler bir çantaya doldurabilirim, kapıyı kilitlerim, binayı ateşe verir, ve senin transgenic kıçına elveda derim. | Open Subtitles | فقط سأضع كل البيانات المتكدّسة إلى حقيبتي أغلق الباب لتبدأ المعركة وقبلي مؤخرتك المعدّلة وراثياً وألقى عليها الوداع |
| Eğer tanrı, transgenic'lerin aramızda dolaşmasını isteseydi İncil'de onlardan bahsetmez miydi? | Open Subtitles | اذا كان الآله أراد أن يكون هؤلاء المتحوّرون بيننا الا تظن إنّه كان سيشير اليها في الكتاب المقدّس؟ |
| Hangilerimizin transgenic olduğunu bilmiyorlar. | Open Subtitles | إنهم لن يعلموا من هم المتحوّرين ومن ليسوا هم |
| Ama onu öldürürsen, insanların bugünle ilgili hatırlayacağı tek şey transgenic'lerin soğukkanlılıkla bir insanı öldürmesi olacak ve bizi avlamayı asla bırakmayacaklar. | Open Subtitles | ولكنكإذاقتلتهالآن.. فالشيءالوحيد الذيسيتّذكرهالناساليوم.. هو أن بعض المتحوّرين قتلوا إنسان بدم بارد .. |
| farelere, sahipsiz kedilere ve bazı evsiz insanlara ev sahipliği yaptı, ve gelen bilgilere göre, bazıları insandan çok farklı olan çok sayıda transgenic'e. | Open Subtitles | طرف المدينة ليس خالياً تماماً إنهمرتعالفئران،قطط الأزقّة،والقليلمنالمُشرّدينالبشر.. وأيضاً وبحسب العديد من التقارير يوجد فيها العديد من المتحوّرين وراثياً البعض منهم مختلف عن البشر |
| Yasak alandaki barikatın içinde birkaç yüz transgenic var, polis ve ulusal muhafızlar, tedirgin bir şekilde çevreyi gözlüyorlar, anlaşılan her iki taraf da diğerinin harekete geçmesini bekliyor. | Open Subtitles | وبينما المئات من المتحوّرين بقوا متمترسين داخل المنطقة المُحاصرة رجال الشرطة والحرس الوطني تراجعوا بإرتباك وهم يراقبون محيط المنطقة كلا الطرفين فيما يبدو بإنتظـار ماذا سيفعل الطرف الآخر |
| Galiba transgenic'lerin var olduğu fikriyle o kadar çok yaşadım ki, artık buna alıştım. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} اعتقد إنني عشت مع فكرة وجود المتحوّرين فترة طويلة جداً {\pos(192,220)} يبدوا إنني اعتدت عليهم |
| Diğer transgenic'lerle ben ilgilenirim, 452 ile de ilgileneceğim. | Open Subtitles | سأهتم بأمر المتحوّرين الآخرين .. وسأهتم بأمر (4 5 2) |
| Yerel halk, içeride transgenic olduğu uyarısı yapmak için bunun gibi X işaretlerini ateşe vermeye başladı. | Open Subtitles | المواطنون المحلّيون بدأوا بعمل نموذج حرف "إكس" ملتهب كهذا الذي في الخلف خارج السياج كتحذير من وجود المتحوّرين بالداخل .. |
| White'a ve adamlarına ben de güvenmiyorum, transgenic avcıları, New World Weekly'den ipuçları elde edebilir. | Open Subtitles | إسمعي .. أنا أشك بجدّية أن "الأبيض" وجماعته المرحة صائدي المتحوّرين يحصلون عن معلوماتهم السرية من مجلة (العالم الجديد) الإسبوعية |
| Yaklaşık bir saat önce, bilinmeyen sayıda silahlı transgenic ve transhuman'lar bu binanın içine, Jam Pony kurye ofisinde barikat kurdular | Open Subtitles | لقد مضى حتى الآن أقل من ساعة منذ أن إقتحم عدد من المتحوّرين وراثياً والمتحوّرين بشرياً هذا المبنى مبنى خدمة مكتب بريد (جام بوني) |
| transgenic bilimi ve, sinirsel köprü teknolojisi, bir araya gelirse yeni prototipler üretirler. | Open Subtitles | يمكنهم النجاح ، إذا إستخدموا أحدث العلوم الجينية التي توصلت لها دولتهم مع تكنولوجيا الزراعة العصبية إذا وضعوا أيديهم على نموذج معدل وراثياً |
| Bu transgenic'ler, bilimsel toplumun yaptığı... | Open Subtitles | هؤلاءِ المتحوّرون هم فقرة في قائمة من التجاوزات اللا أخلاقية |