| Ben her şeyi unutmak istiyorum, ama sen bana hatırlatıyorsun. | Open Subtitles | أردت نسيان كل شيء و أنت ذكرتني بكل ما حدث |
| Sanırım Oliver'in beş yıl boyunca medeniyetten uzakta olduğunu unutmak bir hayli kolay. | Open Subtitles | أعتقد انه من السهل نسيان هذا، ولكنه عاش بعيدًا عن التحضر لخمسة أعوام |
| unutmak zorundayım. Çünkü şöyle ki... Şöyle ki, sen Emily'le evlisin. | Open Subtitles | حسنا، يجب أن أنسى لأننى السبب هو أن متزوج من اميلى |
| unutmak böyle bir şey işte! Anımsadığını sanırsın ama anımsamamışsındır. | Open Subtitles | تعلم، هذا هو النسيان تظن نفسك تتذكر ولكن لم تفعل |
| Ama politikadan komedi olmadan bahsedersen... bu insanları unutmak demektir. | Open Subtitles | الأمر مثل كونك تُريد المعاشرة و تنسى إصطحاب امرأة معك. |
| Onu unutmak için mi, çapkınlara ve eğlence düşkünlerine takılıyorsunuz? | Open Subtitles | لهذا السبب تغيرت وذهبت لشواطىء المرح ومحاولة نسيانه |
| Dinle, Sadece Vegas'a gitmek istiyorum ve Jordan'ı unutmak istiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | اسمع، أريد فقط للوصول الى لاس و أريد أن ننسى الأردن، حسنا؟ |
| Yani aslında tümüyle unutmak istedikleri rezaletlere onları bulaştırmış olduğum için özür diledim. | Open Subtitles | بيتهم، وأنتم تعلمون بشكل أساسي توريطهم في تصرفات قذرة من الصعب عليهم نسيانها |
| O zavallı kadını hatırlıyorum. Tek isteğim o kadının var olduğunu bile unutmak. | Open Subtitles | إنّما أتذكّر تلك المرأة المثيرة للشفقة، بينما لا أودّ إلّا نسيان وجودها قطّ. |
| Çünkü nefes almayı unutmak çok zorlu bir iş olabilir. | Open Subtitles | لأن نسيان كيفية التنفس قد يكون مصاحبا لاستخدام هذا الدواء |
| Ve anlıyorum, o kadının çok boyutlu olduğunu unutmak kolaydı, ve bir zamanlar parçalanmamış bir ruhu olduğunu. | TED | و لقد فهمتها: كان من السهل نسيان أن تلك المرأة كانت ذات أبعاد كانت تتمتع بالروح و غير مكسورة الخاطر. |
| Sürem dolunca evime gideceğim ve bu yemeği unutmak için epey çaba sarfedeceğim. | Open Subtitles | وحالما ننتهي سأعود إلى المنزل وأحاول فورًا أن أنسى أن هذا حدث أصلاً |
| Ve her şeyden kurtulmak, seni ve Başpiskopos Rushman'ı unutmak istiyorum. | Open Subtitles | و أن أغسل يداى , وأن أنسى أمرك وأمر القس "رشمان" |
| Tanrım! Bu anı unutmak istemiyorum. | Open Subtitles | يا إلهي، أنا لا أريد أن أنسى هذه اللحظة. |
| Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir. | TED | كما تعلمون فإن النسيان في بعض الأحيان مهم جدا لتبقى مثاليًا |
| Senin gibi bir adamın, unutmak isteyip de unutamadığı birçok kötü hatırası vardır. | Open Subtitles | رجل مثلك لديه ذكريات أشنع بكثير من أن يطويها النسيان. |
| Avukatla evlenerek hayatını değiştirmiş mütevazı sirk palyaçosunu unutmak istemiş. | Open Subtitles | قامت بالترقي تزوجت من محام تريد ان تنسى المهرج الوضيع |
| İnsanlar yalnızca bir şey unutmak istedikleri zaman kendini içkiye verirler! | Open Subtitles | الناس دائما ً تُغرق نفسها في الكحول .. اذا كان لديهم شيئا ً يحاولون نسيانه |
| Sonra dua diğer günler vardır var unutmak dua yaşam için merhamet yok. | Open Subtitles | ثم هناك أيام أخرى عندما تصلون الدعاء أن ننسى هناك لا رحمة للمعيشة. |
| Beynin unutmak için ne kadar uğraşsan da detayları hatırlıyor. | Open Subtitles | دماغك يتذكر تفاصيلا بغض النظر عن مدى محاولتك بجد نسيانها |
| İnsan yalnızca kötü şeyleri unutmak ister, ve uydurma iyi şeylere inanır. | Open Subtitles | الرجل فقط يريد أن ينسى الأشياء السيئة و يؤمن فقط بالأشياء الجيدة |
| unutmak için fazladan heteroseksüel ilişki lazım. | Open Subtitles | لذلك سأحتاج الى علاقة مثيرة الليلة لا تنسي ذلك لقد فهمت , حسنا سأعقد معك اتفاق |
| Posta kutunda bunları bulduğunda unutmak zor oluyor. | Open Subtitles | هذا صعب علي لأنسى ذلك , بينما صندوقك الخاص ملىء بهذه الأشياء |
| Yaptığım şeyi unutmak ve yeniden uyuyabilmek için biraz zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لذا سيلزمني بضعة من الوقت لنسيان ما فعلته عندها يمكنني النوم ثانيةً |
| Beni endişelendiren şey şu: unutmak yerine tepki göstermeleri. | Open Subtitles | ما يقلقني هو هذا التعبير انسى أن تكون معنا أو ضدنا |
| Zamanın nasıl geçtiğini unutmak için havadan sudan bahsediyoruz. Hayır. | Open Subtitles | اننا نقضي الوقت في تلك الايام لننسى كم وقت فات |
| Bu kadar kısa sürede, unutmak ve değişmek nasıl mümkün olabilir? | Open Subtitles | ومع ذلك فكيف الأمور تأخذ وقتاً بسيطاً لتنسى و تتغير؟ |
| Şirket gezisinde sarhoş olmanı ve bir buz heykelini devirmeni unutmak zor. | Open Subtitles | من الصعب نسيانك وأنت ثملة في منتجع الشركة وتطرقين على ثلج النحت |