| Evet, bazı erkeklerin yüzündeki utanca bakılırsa siz de öylesiniz. | Open Subtitles | أجل، وبالحكم من العار على وجه بعض الرجال، كذلك أنت |
| Ve eğer boşanma bir sürü utanca neden oluyorduysa, bugün, ayrılabilecekken kalmayı tercih etmek utanılacak yeni durum. | TED | واذا كان الطلاق يحمل كل العار، اليوم نختار البقاء عندما يمكننا المغادرة هذا هو العار الجديد |
| Zevkten doğruca utanca mı geçiyoruz? | Open Subtitles | هل سنَذْهبُ مباشرة مِنْ الشفقِ لجَلْب العار ؟ |
| Ama utanca karşın, aşina olduğu bir rüyayı görmeye başlayacak birisi gibi hissetti. | Open Subtitles | لكن على الرغم مِنْ الخزي شَعرتْ مثل شخص ما دُخُل في حلم مألوف الذي أَوْشَكَ أَنْ يَبْدأَ |
| Yani, bu aktarımlar sürmekte olan şiddete yabancı çıkarlarına, rüşvetçiliğe bağımlılığa, etnik çatışmalara kötü sağlığa, utanca , korkuya ve birikerek artan travmatik tecrübelere aittir. | TED | والذي كان يعيش دوماً في بيئة عنف متصاعدة و أطماع خارجية .. ورشاوي حكومية ومخدرات .. وصراعات طائفية وصحة متدنية .. والكثير من الخزي .. والخوف والتجارب المأساوية المتراكمة .. |
| Ona çok büyük utanca neden olan bir karardı eğer romanı doğru hatırlıyorsam. | Open Subtitles | وهو قرار سبب لها الكثير من الإحراج إذا كنت أتذكر الرواية بشكل صحيح |
| "utanca karşı koydu Şeytan ve iyiliğin ne kadar kötü olduğunu hissetti." | Open Subtitles | ووقف الشيطان خجلا وشعر كيف هذا شنيع |
| O gezegende kendi kendimize yaptıklarımızdan duyduğumuz utanca. | Open Subtitles | إنه عن العار لما قمنا بفعله بأنفسنا بالعودة لذلك الكوكب |
| Böyle bir hikâye insana her duyguyu hissettirebilir, öfkeden utanca, anlaşılmayan uyarılmaya çünkü konu seksle alakalı, ne kadar dehşet verici olsa da. | TED | يمكنُ لهذا النوع من القصص أن يمنح الشخص كل أنواع المشاعر، من الغضب إلى العار إلى الإثارة المشوشة لأنها تتعلقُ بالجنس، رغم أنها مروعة. |
| Harun, onları utanca sürüklediğini fark etti. | Open Subtitles | و عرف هارون أنه قد أتى بهم إلى العار |
| Harun, onları utanca sürüklediğini fark etti. | Open Subtitles | و عرف هارون أنه قد أتى بهم إلى العار |
| Ama en önemlisi utanca dayalı. | Open Subtitles | ولكن لأغلبنا .. فقد قامت على العار |
| Bu utanca dayanamazdım herhalde. | Open Subtitles | لا أعتقد أن بإمكاني تحمل العار |
| Çocuk, böyle bir utanca düşmek için ne yapmış olabilirsin? | Open Subtitles | طفلتي، مالذي فعلتيه لتستحقي هذا الخزي ؟ |
| Diğer kız kardeşlerini de bu utanca sürüklüyorlar. | Open Subtitles | وبانهن سيشملن اخواتهن في ذلك الخزي! |
| Biz hayatta kalanlar utanca, ıstıraba ve akan kana terk edildik. | Open Subtitles | لأولئك الذين بقوا على قيد الحياة , تعلق بذاكرتنا... الخزي والبؤس وإراقة دماء. الملك أنّه ميّت! |
| Belki kendinizi daha fazla utanca boğmaktan kurtarmış olursunuz. | Open Subtitles | قد تتمكنوا من تقليل المزيد من الإحراج على أنفسكم |
| Beni bu görevlere göndermenin nedeninin gün içinde ne kadar utanca katlanabileceğimi öğrenmek istemen olduğundan kuşkulanıyorum bazen. | Open Subtitles | لترى كم هو مقدار الإحراج الذي يمكنني احتماله في يوم واحد! |
| Ancak babam sende ne yetenek gördüyse bana ve şirkete getirdiğin utanca değmez. | Open Subtitles | مهما كانت القدرة ...التي رآها والدي لديك لا تستحق الإحراج الذي... تسببه لي ولشركتي |
| Gel buraya! "utanca karşı koydu Şeytan." | Open Subtitles | تعال هنا وقف الشيطان خجلا |