| Görünüşe bakılırsa o günlükte epey önemli şeyler var çünkü 20 dakika önce biri gelip onu almak istedi. | Open Subtitles | من الواضح أن هذا الدفتر كان مثير جداً، لأن هناك رجل جاء إلى هنا منذ 20 دقيقة يسأل عنه. |
| Ama bir şekilde, şimdi daha az alanım var çünkü dairemin ortasında kocaman bi duvar var. | Open Subtitles | وبطريقة ما أصبح لدي مساحة أصغر لأن هناك جدار عملاق في وسط شقتي |
| İstediğin kadar vaktim var, ...çünkü bu dünyadaki tüm zamanlar benim artık. | Open Subtitles | يمكنك التحدث معي مقدر ما تريد لأن لدي كل الوقت في العالم. |
| Kahve kupalarıma ihtiyacım yok, seninkiler var çünkü. | Open Subtitles | لاأريد أكواب القهوة الخاصة بي لأن لدي أكوابك |
| Ama gündüz daha çok oluruz, nerdeyse 100 hastamız var çünkü | Open Subtitles | ولكن الكثير يأتوا في الصباح لأن لدينا تقريباً 100 مريض هنا |
| Biz vanquish ve başa çıkmak için bir kabus bir iblis var çünkü. | Open Subtitles | لأنه لدينا شرير لنقضي عليه و كابوس لنتعامل معه |
| - Baksaniza, acelemiz mi var? Çünkü ben bir içkiye hayir demem. | Open Subtitles | هل نحن في عجلة من أمرنا لأننا أود أن أذهب لتناول الشراب |
| İyi ki tefekküre dalıp varoluşsal problemlerle uğraşacak vaktin var çünkü benim öyle bir vaktim yok. | Open Subtitles | لا, أنا سعيدة لأن لديك وقت لتأمل الكون والتفكير بمشاكل وجودية لانه ليس لدي ذلك بالكاد لدي وقت لأفكر |
| Bununla beraber, bu konuyla ilgili güzel haberler de var, çünkü salgını geriye çevirmek mümkün ve salgını geriye çevirmek için yapılacak sadece üç şey var ve bunlardan birincisi, bulaşmanın önünü kesmektir. | TED | وهناك خبر جيد عن هذا الموضوع، رغم ذلك، لأن هناك طريقة لعكس الأوبئة، وهناك ثلاثة أشياء فقط تتم فعلها لعكس الأوبئة، والأولى من ذلك هي وقف الانتقال. |
| Bu tarz şeylerde belli kurallar var çünkü. | Open Subtitles | لأن هناك قواعد حول هذا الموضوع |
| Yaşama döndürmem gereken birisi var çünkü. | Open Subtitles | لأن هناك شخص ما أريد ان استعيده |
| Ondan daha da kilolu adamlar var çünkü. | Open Subtitles | لأن هناك رجل أكثر بدانة |
| Ben kesinlikle seviyorum iki küçük kızım var çünkü, | Open Subtitles | لأن لدي اثنين من الفتيات الصغيرات أن الحب الأول على الإطلاق، |
| Sana haberlerim, değilsiniz var çünkü. | Open Subtitles | . لأن لدي أخبار لك ، أنت لست والدي |
| Daha var çünkü! | Open Subtitles | لأن لدي المزيد. |
| - Bulmadın. - Kalacak bir yerim var çünkü. | Open Subtitles | ـ لم تفعلي ـ لأن لدينا مكان جيد لنعيش فيه |
| Çünkü tartışmamız gereken bazı konular var çünkü bu odada bazı münasebetsiz şerefsizler var. | Open Subtitles | جيد، لأن لدينا اموراً هامه علينا مناقشتها، لأن هنالك واشياً بهذه الغرفة. |
| Bir sorun da olmaz. Yeteri kadar zamanımız var çünkü. | Open Subtitles | والأمر سيكون بخير لأن لدينا وقت. |
| - Aslında var çünkü toplanmamız gerekir. Aslında biraz da geç kaldık. | Open Subtitles | أمانع في الواقع لأنه لدينا اجتماع و لقد تأخرنا قليلاً |
| Şimdi eve hızlı almak lazım biz uğraşmak için kendi bir sümüklü iblis var çünkü. | Open Subtitles | الآن يجب أن نعود إلى المنزل بسرعة لأنه لدينا مشعوذ لنتعامل معه |
| Pekala, artık rakibin var, çünkü biz de kendi videomuzu çekiyoruz. | Open Subtitles | هنا حيث نصور أجل, لديك منافسة الآن لأننا نصور شريطنا الخاص |
| Güzellik uykumuza ihtiyacımız var çünkü bir sürü değerli şey almamız lazım. | Open Subtitles | نحتاج جميلتنا للنوم حسننا لأننا يجب أن نحصل على الكثير من الأشياء |
| Ona bir ezilme var, çünkü Onu Kyle arayabilirsiniz. | Open Subtitles | (يمكنك أن تناديه (كايل لأن لديك إعجاب تجاهه |