| Rolü senin üzerinde denedim ama bu çok yanlıştı. ve özür diliyorum. | Open Subtitles | كنت في حالة آلية دفاعية معك وهذا خطأ مشين وأعتذر |
| - Kabul ediyor ve özür diliyorum ama Kraliyet Ordusu'ndan misafirlerimiz geldiğinden beri sosyal ziyaretlere zaman ayıramadım neredeyse. | Open Subtitles | أوافقك وأعتذر ولكن منذ وصول ضيوفنا من الجيش الملكى أصبح لدى القليل من الوقت لإلقاء خطب عامة |
| Hazinenin krallığında, talihsizliklere ve kan dökülmesine neden olduğunu biliyorum ve özür diliyorum. | Open Subtitles | أعرف أن الكنز قدجلبلمملكتك... سوء الحظ وإراقة الدماء ... وأعتذر بسبب هذا |
| Bazı şeyler söyledim, biliyorum. ve özür diliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنّني قلتُ بعض الأشياء، وأنا أعتذر. |
| Bayan kesinlikle haklısınız ve özür diliyorum. | Open Subtitles | سيدتى ,أنت بالتأكيد على حق وأنا أعتذر |
| Evet, hatalıydım ve özür diliyorum. | Open Subtitles | صحيح ، وكنت خاطئة بذلك وأعتذر لك |
| Çünkü hatalıydım ve özür diliyorum. | Open Subtitles | كنت مخطئ، وأعتذر |
| Hatalıydım ve özür diliyorum. | Open Subtitles | لأنّي ذهبتُ إلى (ماثيوز) دون علمكَ، كان تصرّفاً خاطئاً، وأعتذر عنه |
| Hatalıydım ve özür diliyorum. | Open Subtitles | لأنّي ذهبتُ إلى (ماثيوز) دون علمكَ، كان تصرّفاً خاطئاً، وأعتذر عنه |
| ve özür diliyorum. | Open Subtitles | وأعتذر عن ذلك. |
| Seni hayal kırıklığına uğrattım ve özür diliyorum. | Open Subtitles | لقد خذلتك وأنا أعتذر |