| Böylece yaşlı ve garip biri olduğumu düşünmezler. | Open Subtitles | لكي لا يعتقد الناس بأنني عجوز و غريب. |
| Ve bir de şu bir işim var deyip giden gizemli ve garip kadın var. | Open Subtitles | ....... و ها هى المرأة الاخرى التى التى بشكل غامض و غريب |
| Seni çılgın ve garip bir ucube olduğunu düşündüğüm için de kusura bakma. | Open Subtitles | وانا اسفة انني اعتقدت انك مسخ مجنون وغريب |
| Hem tatlı, hem acı ve garip, | Open Subtitles | حلو ومرّ وغريب يجدك تستطيع التغيير |
| Sonunda oraya, aşağıya indim, bu eski, paslanmış dairesel şey, gerçekten çok ürkütücü ve garip olan iki yatak vardı. | TED | وبالأخير لما نزلت له, كان حجرة دائرية يملؤها الصدأ, وسريرين, وأشياء مقرفة وغريبة. |
| Tamamen güzel ve garip bir rüyaydı. | Open Subtitles | لقد كان ذلك كله حلماً جميلاً وغريباً فحسب |
| Şimdiyse acınası ve garip gözükeceğim ve acınası ve garip gözükmek istemiyorum. | Open Subtitles | أما الآن أبدو مثيراً للشفقة و غريباً و أنا لا أريد أن أبدو مثيراً للشفقة و غريباً |
| Çok tesadüfi ve garip. | Open Subtitles | أنه أمراً عشوائياً جداً و غريب |
| Uzun boylu, esmer ve garip. | Open Subtitles | طويل، مظلم.. و غريب |
| Çok tatlısın... ve garip. | Open Subtitles | هذا لطيف .. و غريب |
| Biraz nadir ve garip. | Open Subtitles | هذا نوعا ما نادر و غريب |
| #Çok göz kamaştırıcı ve garip değil mi ? | Open Subtitles | ♪ ملحوظ جدا و غريب ، صحيح ؟ ♪ |
| Çok yanlış ve garip bir şey ortaya çıktı, sonra bundan tamamen vazgeçtim ve bir gölge oldum, ortada yoktum bile. | Open Subtitles | وظهرت بشكل غبي وغريب. لذا، منذ ذلك الحين توقفت تماماً، وبدأت بالتصرف وكأنني مجرد ظِل... وكأنني لم أكن متواجداً. |
| Taşındığın bu yer çok küçük ve garip bir yerdir. | Open Subtitles | الذي أنتقلت إليه مكان صغير وغريب |
| İnanılmaz ve garip biliyor musun? | Open Subtitles | غير قابل للتصديق . وغريب ، لأن |
| Çünkü yaptıkları müzik acıklı, depresif ve garip. | Open Subtitles | مليون مرة وأنت لم تستمع لهم ولو لمرة لأن موسيقتهم حزينة وكئيبة وغريبة |
| Artık her neysen hayatımın en korkunç ve garip gecesini geçirdim, tamam mı bu yüzden bu konuyu normal insanlar gibi konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | ايا كان لكنني انا فقط تقريباً مررت بأكثر ليلة مخيفة وغريبة في حياتي ، حسنا لذلك لو سمحت هل يمكن ان نتحدث بخصوص هذا مثل الناس الطبيعيين؟ |
| ve garip. Fakat bir ipucuydu, gerçek bir ipucu. | Open Subtitles | وغريبة لكنها كانت دليلا دليل حقيقي |
| Tamamen güzel ve garip bir rüyaydı. | Open Subtitles | لقد كان ذلك كله حلماً جميلاً وغريباً فحسب |
| Sorarsak işler rahatsız edici ve garip bir hâl alır. | Open Subtitles | إذا نحن سألناها, سوف نجعل الأمر . محرجاً وغريباً |
| Böylece yaşlı ve garip biri olduğumu düşünmezler. | Open Subtitles | لكي لا يعتقد الناس بأنني أبدو عجوزاً و غريباً |
| ve garip olan şu ki... ikisi arasında Chuck daha insani kalıyor. | Open Subtitles | والشيء الغريب ان شاك بدا اكثر انسانيه |