| Yüzümde iz kalacak. yüzümün bir yarısında iz kalacak. | Open Subtitles | سيكون وجهى مشوها كل هذا الجانب من وجهى مشوه |
| yüzümün sonsuza dek artık ihtiyacımız olmayan büyük bir patlamayla bağlantılı kalmasını istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريدُ أن يختلطُ وجهى بإنفجار للأبد ونحنُ لا نحتاجه فى الأصل بعد الأن |
| Selfie çubuğunu getir. yüzümün küçük görünmesini istiyorum. Sende 1 metre boyunda bir çubuk yok muydu? | Open Subtitles | أذهب و احضر عصا السيلفى و سوف يصبح وجهى أصغر أليس لديك واحدة و التى تبلغ مترا أو ما شابه؟ |
| Bu da yüzümün bir modelini çıkartmamızı sağladı, ki bu harika bir şey. | TED | ساعدنا هذا على بناء نموذج لوجهي وهو بصراحة رائع جدًا. |
| Bu, yüzümün bir modelini yapmamızı sağladı. | TED | مكننا هذا من بناء نموذج لوجهي يبدو مثلي تمامًا. |
| Kan dolaşımını ve mimiklerimle birlikte yüzümün nasıl değiştiğini bile yakaladık. | TED | لدرجة أننا التقطنا سيلان الدم وكيف يتغير وجهي عند قيامي بالتعبيرات. |
| yüzümün sevimliliğine bakarsan bu konunun hiç umurumda olmadığını görürsün. | Open Subtitles | بمثل وسامة وجههي... أنا لا أعطي إهتماماً كثيراً كما ترى |
| yüzümün bu yanını daha fazla çekersen harika olur. | Open Subtitles | وإن أمكنكِ أن تحابى هذه الجهة من وجهى سوف أقدر لكِ هذا |
| Şu anda okumada sorun var ve 5 yıl içinde yüzümün önündeki elimi görme imkanım kalmayacak. | Open Subtitles | الان لدى مشكلة فى القراءة وخلال 5 سنوات لن استطيع رؤية يدى وهى امام وجهى |
| Ardından yüzümün ve arkamın yandığını farkettim. | Open Subtitles | ثم أدركت أن وجهى قد أحترق وكذلك ظهرى |
| yüzümün, göğsümün ve sırtımın kaşınması lazım. | Open Subtitles | احتاج ان يحكوا جسمى. وجهى ,صدرى وظهرى. |
| Öğrendiğimde yüzümün alacağı şekli görmeye mi geldin? | Open Subtitles | لكى ترى وجهى عندما أعلم؟ ترين إذا نضب؟ |
| Benim yüzümün imparatorluk mührüne daha uygun olduğunu söylerdi. | Open Subtitles | لقد قالت أن وجهى يصلح لختم إمبراطورى |
| yüzümün renginden vücudumun sıcak olduğunu görebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكن أن ترى من لون وجهى بأن جسمى دافىء |
| yüzümün bir sürü görselini çıkarttık ve hareket eden nokta bulutları da yüzümün şekillerini yansıttı. | TED | صنعنا كماً هائلاً من الصور لوجهي والنقاط المتحركة التي تشكّل وجهي. |
| Kardeşim, yüzümün resmini çekiyorum. Kesinlikle şaşkınlık ifadesi yok, kardeşim. | Open Subtitles | يا أخي , لقد التقطت للتو صورة لوجهي و بالتأكيد هذا ليس وجهي عندما اكون مشوشاً |
| Yine yüzümün kusursuz simetrisinden bahsedecek olursan ben de elime tabancamı çekerim. | Open Subtitles | إبدأ الحديث عن التماثل التام لوجهي مرّة أخرى وسأسحب سلاحي الجانبي |
| Bu babam. Yumruğunu yüzümün sağ tarafından çekerken. | Open Subtitles | هذا أبي يسحب قبضته" "من الجانب الأيمن لوجهي |
| Zarlara tesekkür et. yüzümün yüzde kaçini tras etmem gerektigini onlar söyledi. | Open Subtitles | فهما من أخبراني ما هي النسبة من شعر وجهي التي علي حلاقتها |
| Aktörlükten, dansçılığa yaptığım bu geçişte ayaklarım, yüzümün yerini alacak. | Open Subtitles | لأنني سأنتقل من ممثل الى راقص, قدمي هيا وجهي الجديد. |